WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/4639 E.  ,  2024/984 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/308 Esas, 2022/475 Karar
TEMLİK EDEN DAVACI : T. İş Bankası vekili Avukat ... Akış
TEMLİK ... DAVACI : ... vekili Avukat ...
DAVALILAR : 1.... Tuz Nak. Kim. Ür. Tem. Mad. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti.
2.... vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ :
KARAR : Esastan ret
BİRLEŞEN ANKARA 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2011/117 E., 2012/213 K. SAYILI DOSYASI
DAVA TARİHİ : 22.12.2009
HÜKÜM : Dava kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2009/777 E., 2019/939 K.

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen itirazın iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davada davalı şirket yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davalar davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili asıl davaya ilişkin dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde diğer davalının kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmediğini ileri sürerek alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalıların itirazının iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... Tuz Nak. Kim. Ürt. Tem. Mad. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinde davalının müteselsil kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline, icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili asıl borçlu şirketin borcunun teminatı olmak üzere ipotekler alındığını, ipoteklerin paraya çevrilmesi yolu ile icra takiplerinin başlatıldığını, mükerrer takip yapıldığını savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde, asıl borçlu şirketin borcunun teminatı olmak üzere ipotekler alındığını, ipoteklerin paraya çevrilmesi yolu ile icra takiplerinin başlatıldığını, mükerrer takip yapıldığını savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, asıl borçlu şirket lehine verilen ipotek miktarının 400.000,00 TL olduğu, icra takip dosyalarında asıl borçlu şirketten talep edilen toplam alacağın 386.627,09 TL olduğu, davacı alacağının ipotek ile teminat altına alındığı, davacının ilamsız icra takibi ile aynı tarihte ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ve araç rehninin paraya çevrilmesi için 3 ayrı icra takibi başlattığı, ipoteklerin paraya çevrilmediği, dava konusu icra takibinin asıl borçlu şirket yönünden 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 45 ... maddesine aykırı olduğu, asıl davada davalı şirket aleyhine icra takibi başlatılamayacağı, asıl davada diğer davalı ... ile birleşen davada davalı ...'nın takip tarihi itibarıyla davacının anılan davalılardan talep edebileceği alacak miktarının tespit edildiği, sözleşme hükümleri uyarınca davacı alacağının hesaplanmasının mümkün olduğu gerekçesiyle asıl davada davalı şirket hakkında açılan davanın reddine, asıl davada davalı ... hakkında açılan davada davalının icra takibine yönelik itirazının 160.891,66 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %80 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, birleşen davada davalının genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan 160.000,00 TL asıl alacak, 8.888,89 TL işlemiş faiz, 444,44 TL BSMV olmak üzere toplam 169.333,33 TL üzerinden itirazının iptaline, kredi kartından kaynaklanan 17.746,48 TL asıl alacak, 3.968,41 TL işlemiş faiz ve 109,20 TL BSMV olmak üzere toplam 21.714,90 TL üzerinden davalı itirazının iptaline, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan asıl alacağa yıllık %80 oranında, kredi kartı harcamalarından kaynaklanan 17.746,48 TL, asıl alacağa ise ... tarafından belirlenen dönemsel faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, kredi kartı alacağı ile ilgili fazla istemin reddine, hüküm altına alınan alacak miktarları esas alınarak 191.048,23 TL'nin %40'ına karşılık gelen 76.419,29 TL (davalı ...'nın 64.356,66 TL ile sınırlı olarak sorumlu olmak kaydıyla) icra inkâr tazminatının davalılar ... ve ...'dan müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, hakkında red kararı verilen şirket yönünden, tahsilde tekerrür olmama kaydıyla icra takibi yapılabileceğini, icra takiplerinde ipotek miktarlarının mahsup edildiğini, emsal kararların da bu yönde olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, asıl dava konusu Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2009/12026 sayılı icra takip dosyası ile davacı tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 386.627,09 TL kredi alacağının tahsili talebi ile (davalı şirket yönünden 200.000,00 TL ipotek limiti düşülerek 186.627,09 TL'den sorumlu olması kaydıyla) icra takibi başlatıldığı, temlik eden davacı banka ile davalı şirket arasında 20.02.2009 tarihli, 341.000,00 TL limitli, 26.03.2007 tarihli 160.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmelerinin akdedildiği, davalı ...'nın taşınmazı üzerinde 22.04.2008 tarihinde davalı şirketin doğmuş ve doğacak borçlarını teminat altına almak üzere davacı banka lehine 150.000,00 TL limitli ipotek tesis edildiği, dava dışı ... ...'nın taşınmazı üzerinde ise 19.02.2009 tarihinde davalı şirketin doğmuş ve doğacak borçlarını teminat altına almak üzere davacı banka lehine 200.000,00 TL limitli ipotek tesis edildiği, ayrıca davalı şirketin 4 aracı üzerinde şirketin doğmuş ve doğacak borçlarını teminat altına almak üzere davacı banka lehine rehin tesis edildiği, Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2009/12028 sayılı icra takip dosyası ile toplam 386.627,09 TL alacağın tahsili talebiyle 4 adet araç rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, davacı banka tarafından asıl dava konusu icra takibi ile aynı tarihte 14.09.2009'da 386.627,09 TL alacağın tahsili talebiyle taşınır rehnin paraya çevrilmesi yoluyla Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2009/12028 sayılı icra takibini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla 200.000,00 TL alacağın tahsili talebiyle Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2009/3531 sayılı icra takibini ve 2009/3532 sayılı icra takibini başlattığı, 2004 sayılı Kanun'un 45 ... maddesinin birinci fıkrasında "Rehinle temin edilmiş olan bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoliyle takip edebilir." hükmü yer aldığı, buna göre temlik eden davacı bankanın rehinle temin edilmiş olan alacağını sadece rehnin ve/veya ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaparak tahsilini talep edebileceği, rehinle temin edilmiş alacak için ilamsız icra takibi yapılamayacağı, somut olayda davalı şirket aleyhine toplam 386.627,09 TL alacaktan 200.000,00 TL ipotek limiti düşülerek 186.627,09 TL'nin tahsili talebiyle asıl dava konusu icra takibinin başlatıldığı, davalı şirketin borçlarını teminat altına almak üzere toplam 350.000,00 TL limitli ipotek tesisi edildiği gibi davalı şirketin 4 adet aracı hakkında rehin sözleşmesi akdedildiği, rehin sözleşmesinde rehin limitleri yazılı değil ise de, rehinli araçların marka ve modelleri ile ipotek limitleri gözetildiğinde, takipte belirtilen 386.627,09 TL borcu aşacak şekilde taşınır rehni ile ipotek tesis edildiğinin anlaşıldığı, davacının rehin ve ipotek miktarını aşacak şekilde davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, asıl davada diğer davalı, birleşen davada davalı hakkında icra inkâr tazminatına karar verilmesi gerektiği belirtildikten sonra tazminat oranı olarak gerekçede %20 denildikten sonra hükümde %40 oranı üzerinden icra inkâr tazminatına hükmedilmesi anılan davalılar yönünden gerekçe hüküm çelişkisine yol açmakta ise de, istinaf itirazı asıl davada davalı şirket hakkında kurulan hükme yönelik olduğundan bu hususun eleştirilmekle yetinildiği gerekçesiyle asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiş, müvekkili şirketin harçtan muaf olduğunu belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen davalar, asıl borçlu şirket ile davacı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine kefil olan diğer davalıların, davacı tarafından alacağın tahsili için başlattığı icra takiplerine itirazlarının iptali istemine ilişkin olup uyuşmazlık rehinle teminat altına alınmış alacak için borçlu şirket hakkında ilamsız takip yapılıp yapılmayacağı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 45, 67 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

(Temlik ...) Davacı ... Yönetim A.Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ... Yönetim A.Ş.'ye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.