11. Hukuk Dairesi 2022/4622 E. , 2024/1355 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/700 Esas, 2022/769 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/711 E. - 2020/588 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının okuma yazma bilmediğini, davalıyı tanımadığını, davalıyla herhangi bir alışverişi olmadığını, davacı hakkında İstanbul 26. İcra Dairesi'nin 2016/14093 E. sayılı dosyasından kambiyo senedine dayalı icra takibi yapıldığını, takibe mesnet olarak 30.04.2015 düzenleme tarihli, 30.07.2015 vadeli, 38.000,00 euro bedelli bononun gösterildiğini, bono üzerindeki yazı ve imzaların davacıya ait olmadığını iddia ederek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, İstanbul 26. İcra Dairesi'nin 2016/14093 E. sayılı takibinin ve takip dayanağı bononun iptaline, davalının kötü niyeti ... olduğundan takip tutarının %20'sinden ... olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı vekilinin işbu davayı açarken mahkemeye sunduğu vekâletnamede, davacı ...'ün okuma-yazma bildiğini ve kendi el yazısıyla vekâletnameyi imza altına aldığının noterce tasdik edildiğini, davacının, davalının eski ortağı olan ... ...'ün annesi olduğunu, dolayısıyla ... yıllar ortaklık yapmış bu ikilinin hayatının olağan akışı gereği, birbirlerinin ailelerini tanımaları beklenen bir sonuç olduğunu savunarak davacı ...'ün açmış olduğu menfi tespit davasının ve davacının bu dava kapsamındaki %20'den ... olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine dair talebinin reddine, davacı aleyhine %20'den ... olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 29.07.2019 tarihinde alınan raporda inceleme konusu senette davacıya atfen atılı imzalar ile davacının mukayese imzaları arasında; biçimsel benzerlikler görülmekle birlikte; söz konusu imzaların basit tersimli olması nedeniyle davacının ... ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediğinin rapor edildiği, yargılama sırasında icra takibinin durmadığı bu sebeple davalının zarara uğramadığı ve davalı tarafından davacının kötü niyetinin ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı koşullarının oluşmadığı, İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/507 E. sayılı dava dosyasında davacının şikayeti üzerine ... aleyhine Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı ve 20.02.2020 tarihli karar ile ... hakkında üzerine atılı suçlardan dolayı beraatine karar verildiği bu haliye davacı tarafından iddialarının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Adli Tıp Kurumu raporu ile imzanın davacı müvekkiline ait olup olmadığı yönünde daha ileri teknik olmadığına dayandığını, ikinci gerekçesinin ise, İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/507 E. sayılı dava dosyasında, davacı ...'ün şikayeti üzerine ... aleyhine dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından yapılan yargılama sonunda beraat kararı verilmiş olması olduğunu, ancak yerleşik içtihatlara göre; sahte imza iddiasına dayalı davalarda ispat yükünün davalıda olduğunu, imzanın davacıya yani borçluya ait olduğu açık ve net ispat edilemiyor ise davacı borçlu lehine karar verilmesi gerektiğini, ancak mevcut raporlara göre, dava ve takip konusu senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olduğunun tespit edilememiş olmasına rağmen, Mahkemece verilen kararın bu kurala aykırı olduğunu, İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/ 256 E. sayılı dosyasına sunulmuş bulunan bilirkişi raporu ile takip dayanağı senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığının kesin olarak tespit edildiğini, İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesi 2019/507 E. sayılı dosyasında verilen beraat kararının istinaf edildiğini, kararın kesinleşmediğini, kesinleşmeyen kararın hükme esas alınamayacağını, davalı ..., müvekkiline karşı hile ve desise yaparak dolandırıcılık suçunu işlememiş olsa da, bu durumun müvekkilinin ...’a borcu olduğu sonucunu doğurmayacağını, davanın imza inkarına yönelik olup, ... incelenmesi gereken hususun imzanın borçluya ait olduğunun kesin olarak ispat edilmesi gerektiğini, ispat yükünün davalı yanda olduğunu ve imzanın müvekkiline ait olup olmadığının net olarak ispat edilmediğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekir iken yetersiz gerekçe ile reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kural olarak, imzası inkâr edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. Ancak senetteki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzasının borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya ait olduğu, (Yargıtay HGK’nın 2006/12-259 Esas, 2006/31 Karar sayılı kararı) mahkemece, ispat yükü ... çevrilerek davacıda olduğunun kabulüyle karar verilmesi hatalı olduğu, davalı yanın delilleri değerlendirildiğinde ise İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/507 E. sayılı dava dosyasında davacının şikayeti üzerine davalı ... aleyhine eldeki davaya konu senet sebebiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından yapılan yargılama sonucunda ... hakkında beraat kararı verildiği, bu karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiş ise de, bu hususun ... başına imzanın aidiyeti hakkında ispata yeterli olmadığı, kaldı ki, Ceza Mahkemesinde verilen beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağı, dosyaya sunulan İstanbul ... Kriminal Lâboratuvarı'na ait 13.12.2018 tarihli rapor ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi tarafından sunulan 29.07.2019 tarihli raporlarda, dava konusu senetteki imzaların davacı ... ... ürünü olup olmadığı hususunda olumlu ya da olumsuz bir kanaat bildirilemediği, ispat yükünün üzerinde olan davalının yemin deliline de dayanmadığı, dolayısıyla davalının ispat yükünü yerine getiremediği cihetle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, eldeki delillere göre davalının kötüniyeti ispatlanamadığından, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kötü niyeti ispatlanmış olan davacıda olan ispat yükünün tersine çevrilmesinin hatalı olduğunu, davacının oğlu ile müvekkilin ortak fırın işlettiğini, fırını tamamen davacının oğluna devretmek istediğini, ancak oğlunun üzerinde hiçbir mal varlığı bulunmadığından annesi davacıdan bono verilmesi halinde bu devri kabul ettiğini, bononun bu sebeple alındığını, bu hususların ceza dosyasındaki delillerle de ... olduğunu, ancak davacının bononun imzalandığı sırada davacı yanında olmadığını, bononun davacı ve oğlunun bulunduğu bir odada imzalandığını ve müvekkile verildiğini, davacının oğlunu ile davalının birlikte ticaret yapıldığı zamanda davalıya zarara uğrattığını, bu konuda aleyhine yürüyen ceza davalarında mahkûmiyetine karar verildiğini, davacının oğlunun daha önce müvekkilin imzasını taklit ederek bono düzenlediğini, davacı ve oğlunun ortak hareket ettiğini, davacının dava dilekçesinde müvekkil ile daha önce herhangi bir ilişkisi olmadığını iddia ettiğini, dosyaya 31.01.2019 tarihli dilekçe ekinde sunduğumuz kira sözleşmesi, davacı ile müvekkil arasında akdedilmiş olup davacının tamamen kötü niyetli olarak ve ... dışı beyanlar ile davayı kazanma çabasında olduğu, imzanın basit tersimli olmasından dolayı ispat yükünün terse çevrilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu edilen senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!