WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/4495 E.  ,  2024/1343 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2219 Esas, 2022/601 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/806 E., 2019/423 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 01.12.2014 tarihinden önce akdedilmiş “Protokol” başlıklı 1.076.000,00 TL bedelli bir satım sözleşmesi olduğunu, davacının bu akitten doğan edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, davalı ...’un bu sözleşmeyi tescil ve ilanı yapılmamış olan “İsli Gıda Restoran İşletmeciliği Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin yetkilisi sıfatı ile imzaladığını, protokolün yapıldığı tarihte İsli Gıda...Ltd. Şti.’nin henüz şahsiyet kazanmadığını, İsli Gıda Ltd.Şti.’nin kuruluş tarihinin protokolün akdedilmesinden çok sonra 23.12.2014 tarihinde tescil ile 26.12.2014 tarihinde ilan edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 588 inci maddesinde henüz tescil ve ilan edilmemiş olan bir “Limited Şirket” yetkilisi iddiası ile işlem yapan kişi veya kişilerin bu işlemden dolayı şahsen ve müteselsilen sorumlu olduğunu, yapılan protokole dayalı alacakların tahsili amacı ile başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek şimdilik 20.000,00 TL için itirazın iptali ile %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Kanun'un 588 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre müvekkilinin sorumlu olmayacağını, protokol uyarınca oluşan borcun kurulan şirket tarafından 3 ay içerisinde üstlenildiği, İsli Gıda ...Ltd. Şti. tarafından düzenlenen 32 adet çekin 18 adedinin davacı şirket yetkilisine teslim edildiğini ve 11 adet çekin davalı tarafından tahsil edildiğini beyanla davanın reddini, davacı hakkında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; protokol kapsamındaki taahhütün ileride kurulacak şirket adına yapıldığının açık olduğu, bunun yanında dava dışı şirketin 23.12.2014 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazandığı, davacı defterinde, dava dışı şirket adına ilk borç kaydının 31.12.2014 tarihinde yani protokol tarihinden 8 gün sonra yapıldığı, 30.01.2015 tarihinde 21.500,00 TL dava dışı şirket ödemesi olduğu gözetildiğinde kurulan şirketin borcu da üstlendiğinin ve 6102 sayılı Kanun'un 588 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan 3 aylık süre şartının da bu şekilde gerçekleştiği, neticede 6102 sayılı Kanun'un 588 inci maddesinin dördüncü fıkra hükmü gözetildiğinde davalının davacıya protokol kapsamında şahsen borçlu olmadığı, davacı tarafın takip yapması tamamen kendi lehine hukuki değerlendirmeye dayalı olup kötüniyetle takip yaptığı da ayrıca ispatlanamadığından davanın reddine, davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 04.12.2018 tarihli bilirkişi raporunun davanın konusu ile ilgili olmayacak değerlendirme ve varsayımlara dayalı olup hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı, 6102 sayılı Kanun'un öncelikle 64 üncü maddesi ve sonrasında 582, 587, 588 ve 616 ncı maddeleri ile anonim şirketlere dair düzenlemeleri bir arada değerlendirildiğinde şirketin mal varlığını doğrudan ilgilendirecek olan bir konuda genel kurulda karar alınması ve bunun deftere kaydı gerektiği, kararların geçerli olmasının yazılı ve toplantıya katılanlarca imza edilmiş olması şartına bağlı olduğu, ayrıca 6102 sayılı Kanun'un 390 ıncı maddesi gereğince de yönetim kurulunca alınan kararların da deftere kaydının yapılması ve toplantıya katılanlarca imzalanması gerek ve şart olduğu, alınan bu kararların iyi niyetli üçüncü şahıslar nezdinde de geçerli ve uygulanabilir olması için ayrıca tescil ve ilanının da yasal zorunluluk olduğu, bir an için davalının ayni sermaye katkısını limited şirkete yapmış olduğu varsayılsa bile 6102 sayılı Kanun'un 582 nci maddesi gereğince şirketin kurulmasından önce şirkete mal varlığı kazandırılması halinde ise bunun ana sözleşmeye yazılması gerektiğini, 587 nci maddenin (f) bendi gereğince ayni sermayeye dair bilgilendirmenin yine kuruluş esnasında belirtilmesi gerektiği, 588 inci maddenin üçüncü bendine göre limited şirketin tescilinden önce şirket adına işlem yapanların bu işlemlerden şahsen sorumlu oldukları, bu kuralın istisnasının ise dördüncü bent olduğu, dördüncü bentteki asli ve şekli şartların yerine getirilmemiş olmasından dolayı davalı ...'un şahsen sorumlu olması gerektiği, şirketin borçlandırıcı işlemin yapılmasından sonra tescil edilmesi ile şirkette yetkili konuma gelen ... tamamen kendini gayri yasal yoldan sorumluluktan kurtarmak adına şirketin yetkili kurullarınca alınmış, tescil ve ilan edilmiş bir karar olmamasına rağmen sırf kendi menfaatı için sorumluluktan kurtulmak amacı ile şirketin çeklerini düzenleyip teslim etmesi menfaatın ...'a ait olması sebebi ile hukuken mümkün olmadığı, yani yetkilisi olduğu şirket adına çek düzenleyip vermekle ...'un kendi sorumluluğundan kurtulamayacağı, şirketin borcu açıkça kabul etmediği, ... bu şekilde tek başına karar alsa bile 6102 sayılı Kanun'un 616 ncı maddesinin üçüncü bendinin de kıyasen uygulanarak yine yazılı bir metin ve tescil ile ilan şartı gerektiği ileri sürülerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda da değinildiği üzere icra takibine konu 306.150,90 TL üzerinden takip açan bir şirketin kendi ticari defterlerinde asıl alacak olan 10.000,00 TL nin 30 katı üzerinde bir takip yapmasının kötü niyetli olarak takip yapıldığının ve dava açıldığının en büyük göstergesi olduğundan kötü niyet tazminatı hükmü yönünden kararın kaldırılarak tazminata hükmedilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen tespit edilecek sebelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, işletme devir ve satışından kaynaklanan borçtan sorumluluğun limited şirkete ait olup olmama noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 588 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.