11. Hukuk Dairesi 2022/4360 E. , 2024/537 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/667 Esas, 2022/222Karar
DAVACI-BİRLEŞEN DAVADA
DAVALI -BİRLEŞEN DAVADA
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM :Esas Hakkında Yeniden Hüküm Kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2016/37 E., 2018/521 K.
BİRLEŞEN DAVA : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/435 E., 2016/537 K.
Taraflar arasındaki asıl davadaki alacak ile birleşen davadaki itirazın iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde;davalının maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde, müvekkili şirket lehine 23.08.2005 tarihinden geçerli olmak üzere 10 yıl süreli (23.08.2015 tarihine kadar) intifa hakkı tesis edildiğini, intifa bedelinin tamamının peşin olarak davalıya ödendiğini, intifa hakkı nedeniyle müvekkili şirketin kullanım (zilyetlik de dahil) hakkına sahip olduğu gayrimenkul üzerinde kurulu akaryakıt istasyonunun işleticiliği/bayiliği, BP marka ve logosu altında faaliyette bulunmak üzere, akdedilen bayilik sözleşmesi gereğince davalının yetkilisi olduğu dava dışı Miralay Petrol ve Petrol Ürünleri Ltd Şti’ne tevdi edildiğini, Rekabet Kurulunun düzenlemeleri ile intifa süresinin bir bölümünün geçersiz kaldığını, gerçekleşmeyen anlaşma süresine ilişkin olmak üzere peşinen sağlanan kazanımın sebepsiz zenginleşme hükümlerince göre istenebileceğinden bahisle İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/58 E. sayılı dosyasında açılan davanın ortada halen geçerli sözleşme bulunduğundan ... açılan davanın reddine karar verildiğini, bu arada davalı tarafından 08.04.2013 tarihinde dava konusu edilen alacağa ilişkin olarak 470.214,77 TL ödeme yaptığını, müvekkili tarafından kullanılmayan 18.09.2010-23.08.2015 dönemine tekabül eden güncel kısmın iadesi gerektiğini, şayet intifanın tapudan terkin edildiği tarihe kadar intifa hakkının geçerli olduğunun kabulü durumunda, davalının bu döneme ilişkin olarak elde ettiği kira bedelinden haksız zenginleştiğinden müvekkiline karşı sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişki hakları saklı kalmak kaydıyla davalının yapmış olduğu ödemenin mahsubu sonucunda, davalıdan olan belirlenecek bakiye alacağından şimdilik 480.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı/birleşen davada davacının İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/58 E. sayılı dosyasında Rekabet Kurulu'nun 12.03.2009 tarihli duyuru sonrasında, 18.09.2010 tarihinde taraflar arasındaki ilişkinin son bulması nedeniyle müvekkiline ait taşınmaz üzerinde tesis edilen 10 yıllık intifa hakkından kullanılamayan süreye tekabül eden tutarın güncellenmiş tutarı olan 947.984,37 TL'nin tahsili için dava açtığını, yargılama ile davanın müvekkili ...'dan 397,736,78 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ile tahsiline karar verildiğini, karar temyiz edilse de mahkeme kararına göre 397.736,78 TL ve 72.477,99 TL faizin temyiz neticesinde haklı çıkmaları durumunda iade talep etme hakları saklı tutularak ihtirazi kayıtla ödendiğini, kararın temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan)19. Hukuk Daire'sinin 2013/16721 E, 2014/13204 K. sayılı ilamı ile bozulduğunu, bozma sonrasında aynı mahkemece davanın reddine karar verildiğini, davalı/karşı davacıya keşide edilen 18.11.2015 tarihli noter ihtarnamesi ile ödenen 470.214,77 TL'nin iadesinin istendiğini, davalı/karşı davacının iade yapmadığını, alacağın tahsili için icra takibine girişildiğini, takibin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının intifa hakkının geçersiz kılınan süreye tekabül eden güncel değerinin tahsili için daha önceden açmış olduğu davaların ... açıldığından dolayı reddedildiğini, bu kapsamda İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/58 E. sayılı dosyasında hükmedilen alacağa karşılık olarak ihtirazi kayıt altında ödeme yapıldığını, kararın temyiz incelemesi sonucunda bozulduğunu, bu ödemenin iadesi için yapılan başvuruların semeresiz kalması üzerine icra takibine girişildiğini, takibin itiraz sonucu durduğunu, bununla ilgili olarak İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/435 E. sayılı dosyasında itirazın iptali davasının açıldığını, dolayısıyla davacının mahsup hakkının bulunmadığını, davacının intifayı 05.12.2012 tarihinde terkin ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesince; davacı/karşı davalının 08.04.2013 tarihinde, İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen dava konusu alacağa ilişkin yapmış olduğu ödemenin müvekkilinin alacağından mahsup edilerek bakiye kalan alacak için asıl davada davacı/karşı davalı aleyhine dava ikame edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki anlaşma nedeni ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun (4054 sayılı Kanun) gereği 23.08.2005 tarihli 10 yıl süreli intifa hakkının 18.09.2010 tarihine kadar grup muafiyetinden yararlanabileceği, bu tarih itibariyle intifa hakkının konusuz kaldığı ve fiilen sona erdiği, davaya konu bayilik sözleşmesinin ise kesin olarak geçersiz hale geldiği ve bu tarihten sonra tarafların rızası olmak kaydıyla 5 yılı aşmayacak şekilde ... bir bayilik sözleşmesinin yapılmadığı ya da yenilenmediği ve de bununla uyumlu olarak intifa süresinin de 5 yılı aşmayacak şekilde yenilenmediğinden intifa hakkının Rekabet yasağının süresini fiilen uzatacak şekilde kullanılamayacağı kanaatine varıldığı, davacı şirket tarafından dava konusu intifa hakkının 05.12.2012 tarihinde terkin edildiği, dava konusu intifa sözleşmesinin 23.08.2005 tarihinden 18.09.2010 tarihine kadar uygulama süresi olduğundan bu tarih itibariyle intifa hakkı sonlanmış olup, bu tarihten sonra davacının intifa hakkından söz etmenin mümkün olduğu, buna göre, dava konusu intifa süresinin kullanılmayan süresine isabet eden intifa bedelinin davacı tarafından denkleştirici adalet ilkesine göre güncelleştirilmiş olarak talep edilebileceği, bu tutarın da 1.073.527,00 TL olarak hesaplandığı, dava dilekçesinde 480.000,00 TL alacak talebinde bulunulduğundan taleple bağlı kalındığı, birleşen dosyada ise, davacı/birleşen davada davalı ... tarafından yapılan ödemenin açıklamasında "İstanbul 14.Asliye Ticaret mahkemesinin 2012/58 Esas sayılı dosyasında belirtilen alacak karşılığı Üsküdar 11.Noterliğinin 29.03.2013 tarihli ihtirazi kayıtlı ihtar gereği" şeklinde açıklama bulunduğu, bu ödemeye dayanak olan İstanbul 14.Asliye Ticaret mahkemesinin 2012/58 E. sayılı dosyasında verilen kararın temyiz incelemesi sonucunda bozulduğu ve yeniden yapılan yargılamada ... açılan davanın reddine karar verildiği, asıl davada davacı kullanılmayan intifa bedeli alacağının 1294 günlük kullanılmayan süreye karşılık gelen tutardan davalının daha önce yapmış olduğu 470.214,77 TL. lik ödemeyi ödeme tarihi itibariyle muaccel olduğunu iddia ettiği kendi alacağından mahsup etmek suretiyle 480.000,00 TL. dava açmış ise de, asıl dosyanın davacısı olan BP Petrolleri aleyhine birleşen dosyanın davacısı ... tarafından yapılan İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2015/35337 E. sayılı dosyasındaki takip tarihi 07.12.2015 olup, kendisi hakkında ... tarafından ... yapılan ödemenin iadesi talebiyle yapılan takip ve devamında açılan dava olduğu halde yine BP Petrolleri tarafından bu davanın 2016 yılında açıldığı, bu durumda kendisince yapmış olduğu mahsup işleminin birleşen dosyadaki takip konusu alacağı ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 480.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davalı/karşı davacının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 470.214,77 TL asıl alacak, 1.082,14 TL işlemiş faiz toplamı 471.296,91 TL alacak üzerinden devamına, alacak likit olduğundan, alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı-birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından 08.04.2013 tarihinde müvekkil şirkete 470,214.77 TL tutarında ödeme yapıldığını, ödeme tarihi itibarıyla intifa terkin edilmiş olduğundan, müvekkilin ödeme tarihi itibarıyla muaccel haldeki alacağından mahsup edildiğini, müvekkilin asıl davada alacaklı olduğu tespit edilmiş olmasına karşılık, mahsup hiç yokmuş gibi birleşen davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, mahsup sonrası bakiye alacağı için ise asıl davanın ikame edildiğini, birleşen davaya konu alacak likit olmayıp, yargılamayı gerektirdiğinden müvekkil aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesinde de hukuka aykırı olduğunu, asıl davada, davalı taraf dava tarihinden önce temerrüte düşmüş olmasına rağmen, dava konusu alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi de doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı-birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; intifa hakkı davacı tarafından tapudan bedelsiz olarak terkin edildiğini, kaldı ki intifa hakkının terkin edildiği tarih öncesi için hükmedilen güncelleme kararının da hukuka aykırı olduğunu, yani intifa bedelinin kullanılmayan dönemi hakkında yapılan kıstelyevm usulü ile süre hesaplamasında intifa hakkının tapudan terkin tarihinin baz alınması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'nın maliki olduğu gayrimenkul üzerinde 23.08.2005 tarihinden itibaren 10 yıl süreli 23.08.2015 tarihine kadar geçerli olmak üzere, davacı ... Petroller A.Ş. lehine 1.122.850,00 TL bedelinde intifa hakkı tesis edildiği, 05.12.2012 tarihinde ise, 947.984,00 TL bedelle intifanın terkin edilmiş olduğu, taraflar arasındaki intifa sözleşmesinin 18.09.2010 tarihine kadar Rekabet Kurumu'nun 2002/2 sayılı tebliğinde yer ... muafiyetten yararlanabildiği, bu durumda dava konusu intifa sözleşmesinin 23.08.2005 tarihinden 18.09.2010 tarihine kadar uygulama süresi olduğu, 05.12.2012 tarihi itibariyle intifanın terkin edilmiş olduğu ... olup, 05.12.2012 ile 23.08.2015 tarihleri arası dönem için kullanamadığı intifa süresine isabet eden kısmı davalıdan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebileceği, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bu dönem için denkleştirici adalet ilkesine göre güncellenmiş değerin dava tarihi itibari ile 935.590,67 TL olarak hesaplandığı, davacının intifa terkininde karşılıksız kalan kısma tekabül eden tutara karşılık 947.984,00 TL’yi göstermiş ise de, denetime elverişli raporda hesaplanan 935.590,67 TL esas alınması gerekirken davacı alacağının 1.073.527,00 TL olarak kabulünün doğru olmadığı, diğer taraftan, davalı tarafça, 08.04.2013 tarihinde dava konusu edilen alacağa ilişkin olarak ihtirazi kayıt altında 470.214,77 TL ödeme yaptığı ihtilafsız olup, davalının bu ödemesinin davacının 935.590,67 TL alacağından mahsubu sonucunda, bakiye 465.375,90 TL’ye hükmedilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesinin de doğru olmadığı, somut olayda sebepsiz zenginleşen davalının kötüniyetli olduğunu gösteren bilgi ve belgeye rastlanılmadığı gibi, intifa terkin edilmeden önce açılan ve bu nedenle ... açılan davanın reddine karar verilen İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/58 E. (bozma sonrası ... esası 2015/323) sayılı dosyasındaki dava tarihi itibariyle de davalının temerrüde düştüğünden söz edilemeyeceği, bu nedenle hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava yönünden, davanın kısmen kabulü ile 465.375,90 TL alacağın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden de davanın takas nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 18.09.2005 tarihinden önce yapılmış olan ve süresi beş yılı aşan sözleşmelerin, Rekabet Kurulu tarafından uygulanan “azami hadde indirme” ilkesi gereğince 18.09.2010 tarihine kadar Tebliğ’de yer ... muafiyetten yararlanabileceği, bu tarihten sonra muafiyet koşullarının ortadan kalkacağı, dağıtıcı ile bayi arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin ve buna bağlı olarak intifa /kira sözleşmelerinin 18.09.2010 tarihine kadar 2002/2 sayılı Tebliğ uyarınca muafiyetten yararlanabileceğini, davalı tarafın Üsküdar 11. Noterliği’nin 23.02.2010 tarih ve 23.09.2010 tarihli ihtarları ile davalı taraf Rekabet Kurumu’nun duyurusu kapsamında bayilik sözleşmesi ve intifa hakkının 18.09.2010 tarihi itibarıyla kendileri tarafından sonlandırıldığını ve kendilerince sürdürülmeyeceğini, intifanın terkini için kendilerine vekaletname verilmesini kabul etmediklerini müvekkil şirkete ihtar edildiğini, taraflarınca İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/58 E. Sayılı davada davalının maliki bulunduğu gayrimenkul üzerinde müvekkil şirket lehine tesis edilen hukuksal tasarruf hakkı için, davalıya ödenen peşin ivaz bedelinin, geçersiz kılınan süresine (18.09.2010-23.08.2015) tekabül eden kısmının, Yargıtay içtihatlarında kabul edilmiş denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanacak güncelleştirilmiş miktarı olan 947.984,37 TL’nin davalı ...’dan temerrüt (ödeme) tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsil olunarak müvekkil şirkete ödenmesinin talep edildiğini, 21.01.2013 tarihli kararla davaya konu talepleri kısmen kabul ederek 397.736,78 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsiline karar verildiğini, davalı ... tarafından 08.04.2013 tarihinde müvekkil şirkete 470.214,77 TL tutarında ödeme yapıldığını, davalının yapmış olduğu ödeme, ödeme tarihi itibarıyla intifa terkin edilmiş olduğundan, müvekkilin ödeme tarihi itibarıyla muaccel haldeki alacağından mahsup edildiğini, davalı ... tarafından müvekkile ödenen 470.214,77 TL'nin iadesi talebiyle müvekkil aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkilinin mahsup sonrası bakiye alacağı için ise asıl davayı ikame ettiğini, birleşen davaya ilişkin olarak cevap dilekçesinde de davalı-birleşen davada davacı tarafın ödediği tutarın müvekkilin alacağından mahsup edildiği açıkça ifade edildiğini, İntifa hakkının müvekkil tarafından kullanılmadığı 18.09.2010 - 23.08.2015 tarih aralığına tekabül eden güncel intifa bedelinin davalı-birleşen davada davacı tarafından müvekkil şirkete iadesi gerektiğini, 18.09.2010 tarihi itibarıyla taşınmaz davalı tarafın tasarrufunda olup, davalı taraf taşınmazı üçüncü kişiye kiralamak suretiyle bu dönem için ayrıca bir bedel sağlayarak iki kez zenginleştiğini, müvekkili tarafından, davalı tarafça sonlandırılmış olan ve tapuda sadece şeklen varlığını koruyan intifa hakkının tapudan terkini için gerekli girişimlerde bulunulmuş olup davalı taraf keşide ettiği 23.09.2010 tarihli ihtarname ile kendilerinin bu konuda hiçbir işlem yapmayacağını bu konuda kendilerine verilecek vekaleti dahi kabul etmeyeceklerini beyan ettiğini, davaya konu olayda, peşin ödenen intifa bedelinin intifa sözleşmesinin sonlandırıldığı ve müvekkil tarafından kullanılmayan 18.09.2010-23.08.2015 dönemine tekabül eden güncel kısmının iadesine karar verilmesi gerekirken davamızın kısmen kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, davalı taraf intifa terkin edilmeden evvel taşınmazın semerelerinden yararlanmaya başlamış olup, davalının asıl dava tarihinden önce temerrüde düştüğünü, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/58 E. sayılı dosyasından ikame edilen davada davalıdan talepte bulunulmuş olduğundan, davalı işbu asıl dava tarihinden önce temerrüte düştüğünü belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, davacı hakkında kıstelyevm hesabı ile yetinilmeyerek güncellenmiş tutarı üzerinden hesap edilen intifa bedelinin iadesine karar verildiğini, davacının intifa hakkı terkininden önce açtığı alacak davası usulen ... açıldığından kesin olarak ret edildiğini, davacının hukuken alacağını talep edemediği bir dönem için geriye dönük olarak güncelleme bedelinin kabulü kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkil aleyhine iade hesaplamasına ve takasa konu edilen tutarlara ilişkin olarak güncellenmiş bedele ya da uyarlamaya hukuken hükmedilmesi imkanı bulunmadığını, takas halinde dahi bu durumda müvekkil şirketin halen alacaklı olduğu ve bu nedenle de birleşen davasının da kabulü gerektiği, güncel Yargıtay Kararı uyarınca kıstelyevm hesabına göre ana para alacağının tarafımızca kabul anlamına gelmemek kaydıyla ancak 304.694,51 TL olabileceği bu kapsamda, müvekkil şirket tarafından daha önce ihtirazi kayıt ile ödenen tutarın 470.214,77 TL olduğu nazara alındığında dahi asıl davada talep edilecek davacının bir alacağı olmaması nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkil şirket tarafından daha önce davacıya ihtirazi kayıt ile ödenen tutarların davacının talep edebileceğinden fazla olması nedeniyle alacağı takas söz konusu olsa dahi müvekkil şirketin birleşen dosyada davalıdan 470.214,77 TL - 304.694,51 TL = 165.520,26 TL tutarında halen alacaklı olduğunu, müvekkilin birleşen dosyadaki alacağı, davacının esas davadaki kullanılmayan intifa bedeli talebi hususunda takasa konu edilmişse de asıl dosyanın davacısı olan BP Petrolleri aleyhine birleşen dosyanın davacısı müvekkil ... tarafından yapılan İstanbul 8. İcra müdürlüğünün 2015/35337 E. sayılı dosyasındaki takip tarihi 07.12.2015 tarihli olduğunu, davalı ... kendisi hakkında müvekkil ... tarafından ... yapılan ödemenin iadesi talebiyle yapılan takip ve devamında açılan bir dava olduğu halde yine davalı ... tarafından açılan davanın 2016 yılında açıldığını, bu nedenle davalı ...'nin kendisince yapmış olduğu mahsup işleminin birleşen dosyadaki takip konusu alacağı ortadan kaldırmayacağı açık olup bu nedenle birleşen dosyadaki davaya konu edilen ... iade yapılmış intifa bedelinin tahsiline ilişkin takipteki itirazın iptali talebimiz hukuken haklı olmakla birlikte bu nedenle birleşen davamızın icra inkar tazminatı ile birlikte takasa konu edilmeksizin tümünün kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada davalının sözleşmenin geçersiz kılındığı 18.09.2010 ile 23.08.2015 tarihleri arası dönem için sebepsiz zenginleştiğinden, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca hesaplanacak tutardan davalının yapmış olduğu ödemenin mahsubu sonucunda bakiye alacaktan şimdilik 480.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren davalıdan tahsili, birleşen dava ise, davalıya ihtirazi kayıt altında yapılan ödemenin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 117 nci maddesinin ikinci fıkrası,
2.Dairemizin 24.02.2021 tarih, 2020/4925 E., 2021/1657 K. sayılı ilamı,
3. Değerlendirme
Asıl dava bakiye intifa ivaz bedelinin sebepsiz zenginleşme uyarınca denkleştirci adalet ilkesine göre tahsili, birleşen dava ise davalıya ihtirazi kayıt altında yapılan ödemenin tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı-birleşen davada davalının talep edebileceği bakiye intifa ivaz bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre güncellenmiş değeri davalı-birleşen davada davacıya ihtirazı kayıt altında ödenen bedelden mahsup edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak intifa sözleşmesinin süresinden önce sona ermesi nedeniyle kullanılmayan süreye ilişkin davacı-birleşen davada davalıya iadesi gereken bakiye intifa ivaz bedelinin kıstelyevm yöntemiyle belirlenmesi gerekirken mahkemece alınan bilirkişi raporunda hesaplanan güncelleme değeri üzerinden hesaplama yapılarak mahsup yapılması doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı- birleşen davada davacı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı-birleşen davada davalı vekilinin tüm, davalı-birleşen davada davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde taraflara iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!