WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/4312 E.  ,  2023/3311 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/76 Esas, 2022/94 Karar
HÜKÜM : Ret

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya kredili mevduat hesabı açıldığını, davalının kredi borcunu ödemediğini, çekilen ihtara rağmen borç ödenmeyince icra takibi başlatıldığını, açılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacı bankadan kredi kullanmadığını, davalının imzaladığı bir kredi sözleşmesinin bulunmadığını, imza incelemesi yapılması gerektiğini, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatı istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece10.09.2015 tarih ve 2014/26 E.-2015/576 K. sayılı kararıyla; davacının davalıdan 23.301,83 TL alacaklı olduğu, davalının imza inkarının yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu, icra takibindeki itirazında imzaya ilişkin itirazının da bulunmadığı, masrafta yatırmadığından bu yönde inceleme yapılmadığı, alacak yargılamayı gerektirdiğinden tarafların tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 02.12.2020 tarih 2020/4618 E., 2020/5619 K. sayılı kararıyla, Mahkemece, davacının, alacağını dayandırdığı belgelerde davalıya atfen atılan imzaların ona ait olduğunun ispat külfeti altında olduğu gözden kaçırılarak, bu yönde herhangi bir araştırma yapılmayıp, son celsede ispat külfetinin davalıya ait olduğundan bahisle bu yöndeki davalı talebini reddederek işin esası hakkında karar verilmesinin doğru olmadığı, Mahkemece yapılması gereken işin; davalının, temlik eden davacı banka nezdindeki dava konusu hesabın açılması için yazılı başvurusu olup olmadığı ve bu hesapla ilgili borçlu cari hesap sözleşmesi (KMH sözleşmesi) yapıp yapmadığının araştırılıp, bu tür başvuru ve sözleşmede davalıya atfen atılan imzaların davalıya aidiyetinin araştırılarak, davalıya ait olduğunun saptanması halinde davalının borcunun kapsamı yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken imza incelemesi yapılmadan işin esasına girilmesinin doğru olmadığı, bozma neden ve şekline göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 88 ve 120 nci maddelerinin somut olaya uygulama imkanı olmadığı gözetilmeden bu maddelere dayalı hesap yapan bilirkişi raporuna itibar edilmesi ve borcun muayyen (likit) olmasına rağmen yargılama sonucu hesaplandığı gerekçesiyle icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesinin de doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 17.01.2022 tarih ve 2021/133554 sayılı sayılı yazısına ekli Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi'nin 8641 sayılı raporu ile inceleme konusu belgelerdeki 11.09.2007 tarihli Bilgi Formu ve aynı tarihli Kredi Sözleşmesindeki imzalar ile davalı ...'in dosyada mevut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğinin tespit edildiği dolayısıyla alacağı davacıya devreden HSBC Bankası ile davalı arasında herhangi bir sözleşmenin imzalanmadığı dolayısıyla davalının Mersin 7. İcra Müdürlüğünün 2011/2871 E. sayılı dosyasına esas borçtan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamı üzerine ilk derece mahkemesince alınan Adli Tıp raporuna karşı itirazda bulunduklarını, itiraz dilekçesinde raporda mukayeseye esas belge tarihlerinin 2010 ve 2021 yıllarına ait olduğunu, uygulamaya elverişli belgelerin inkar edilen imza ile yakın tarihte atılmış imzaların temin edilmesi gerektiği, sözleşmenin düzenlendiği 2007 yılı ve buna yakın tarihlerdeki belgelerin celp edilmediğini, bu nedenle Adli Tıp raporunun hükme esas alınamayacağının belirtildiğini ayrıca konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.10.2009 gün ve 2009/382 E., 2009/415 K. sayılı içtihatı doğrultusunda hükme esas alınan 17.01.2022 günlü Adli Tıp Kurumu raporunda, ne tür teknik cihazlar kullanılarak inceleme yapılıp sonuca varıldığı açıklanmadığından raporu kabul etmediklerini belirttiklerini, ilk derece mahkemesi kararında raporun yetersiz olduğuna dair talep ve itirazlarının değerlendirilmeksizin karar verildiğini, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı temlik eden bankanın davalıya ait olmayan ve imzası taklit edilerek hazırlanan sözleşmeye dayanılarak davalıyı borçlu kabul ettiğini, davalının mağdur edildiğini, kredi puanlarının düşmesine bankalar ile ilişkilerinin bozulmasına sebep olduğunu, kötü niyetle hareket ettiğini, basiretli tacir gibi davranmayarak asıl borçlu olan Ata Kültür Özel Eğitim Hiz. Day. Tük. Mal. İnş. Turz. İth. İhr. San. ve Tic. Şti. borcunu tahsil edemeyeceği düşüncesiyle ve kişisel verileri elinde bulunan davalıdan alacağını tahsil etmeye çalıştığını ileri sürerek kötü niyet tazminatı yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temlik eden banka tarafından davalı hakkında kredili mevduat hesabı alacağına dayalı başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'nun 67 nci maddesi

3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olmasına rağmen bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu sözleşme tarihi 11.09.2007 olup, Mahkemece bu tarihten çok sonraki yıllara ait belge asılları getirtilmiş, Adli Tıp Kurumunca da bu belgeler esas alınarak rapor düzenlenmiştir. Oysa isabetli ve doğru bir grafolojik inceleme yapılabilmesi için davalıya ait sözleşme tarihinden önceki belge asılları da getirtilip bu belge asılları da dikkate alınmak suretiyle sözleşme altındaki imzanın davalıya ait olup olmadığının tespiti gerekir. Bu nedenle Mahkemece davalıya ait 2007 tarihi öncesi ve sonraki yakın tarihli belge asılları getirtilip yeni bir grafoloji uzman bilirkişi kurulundan rapor alınması gerekir.

Ayrıca sözleşmedeki imza davalıya ait olmasa dahi, temlik eden banka tarafından davalıya Kredili Mevduat Hesabı uyarınca herhangi bir kredi tahsis edilip edilmediği, davalı tarafından böyle bir kredi kullanılıp kullanılmadığı, şayet kullanılmışsa taraflar arasında Kredili Mevduat Hesabı sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekeceğinden buna göre banka kayıtları üzerinde konusunda uzman bankacı bilirkişi aracılığıyla yerinde inceleme yapılarak toplanacak deliller doğrultusunda sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.