WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/430 E.  ,  2023/3547 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/263 Esas, 2021/1426 Karar
HÜKÜM : Esastan ret

Taraflar arasındaki markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin gerek ticaret unvanın kılavuz sözcüğü gerek markalarının asli unsurunun "Meva" olduğunu, müvekkilinin inşaat alanında faaliyet gösterdiğini, İzmir, Ankara, Sivas'da inşaat projeleri gerçekleştirdiğini, davalının yaptığı inşaatların ön cephelerine "Meva İnşaat" ibarelerine yer verdiğini, davalının facebook sayfası üzerinden yapılan araştırmada en az 17 apartmanın ön cephe mantolaması için davalı tarafından müvekkili markasının kullanıldığını, Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/69 D.İş sayılı dosyası ile yapılan delil tespiti ile davalının kullanımının ortaya çıktığını ileri sürerek müvekkilinin markasına, ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespitine, tespit edilen marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının müvekkiline ait marka ve ticaret unvanı ile iltibas yaratan unsurların kaldırılmasına, web sayfası ve sosyal paylaşım sitelerinin kapatılmasına, davalının elde etmesi mümkün görülen menfaat karşılığında 3.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren ticari faiziyle tahsiline, kararın ilanına karar verilmesini talep etmiş; 13.09.2018 tarihli duruşmadaki beyanında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre tazminat hesabı yapılmasını istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin haksız rekabet oluşturacak eylem içerisine kasten girmediğini, müvekkilinin kızının adının "Meva" olduğunu, müvekkilinin küçük çaptaki işletmesinin adını bu nedenle "Meva" koyduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının marka hakkı ve davalının davacıdan izin almaksızın "Meva" ibaresini aynı sektörde faaliyeti sırasında markasal olarak kullandığının kanıtladığını, Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/69 D.İş tespit dosyasında yer alan bulgulara göre gerek kartvizit, gerekse ilanlarda "Meva" ibaresinin öne çıkarıldığı, marka olarak kullanıldığı, bu ibare altında inşaat hizmeti verildiği, markanın kullanımı ile ilgili davalı savunmalarının esasa etkili olmadığı, tarafların kanıt ve belgeleri değerlendirilerek hesap raporu alındığı, davacının ilk yöntem tercihine göre 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre yapılan inceleme sonunda vergi öncesi net kârın 5.264,37 TL olduğu, ancak davacının tercihini ıslah etttiği, bu kez 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yöntemine göre yapılan hesap sonrasında tecavüzlü dönemde yoksun kalınan kârın 24.648,91 TL olduğunun hesaplandığı, marka hakkının aynı emtiada izinsiz olarak kullanılmasının aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğu, marka sahibi davacının 6769 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesi uyarınca men, giderme, maddi tazminat ve manevi tazminat isteme hakları bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının "Meva" ibaresini markasal olarak kartvizit, tabela, broşür vs. tanıtımlarında fiziken ve internet ortamında kullanmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespitine, tecavüzlü ürün ve gereçlerin toplanmasına, tecavüzün giderilmesine, internet ortamında görsel kullanımlara son verilmesine, web sitesinden çıkartılmasına, basılı ticari evraklarından marka ibaresinin kaldırılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen değişen oranlı ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, hükmün ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 3 yaşındaki kızının adı Meva olduğu için bu ibareyi işletme adı olarak koyduğunu, davacı şirket ile müvekkilinin faaliyet alanın aynı olmadığını, müvekkilinin sadece Ankara'da sınırlı bir çevrede faaliyet gösterirken davalı şirketin merkezinin İzmir olduğunu, müvekkilinin haksız rekabet kastıyla hareket etmediğini, müvekkilinin eyleminin davacı şirketin maddi zararına neden olacak/müvekkilinin karını attıracak nitelikte olmadığını, mali müşavirden rapor alınmasının doğru olmadığını, inşaat mühendisi bir bilirkişiden rapor alınması durumunda davacının gelirlerinde azalma olmadığının ortaya çıkacağını, tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, ticari işletmesi zararına faaliyet gösteren müvekkilinin fakirleşme ve iflas sonucu doğuracağını, sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, müvekkilinin davacının markasının öğrenir öğrenmez panosunu hemen indirdiğini, tüm broşürleri ve logonun yer aldığı tüm evrakları imha ettiğini, logosunu da yenilediğini, davacının ıslah dilekçesi sunmadan 13.09.2018 tarihli duruşmada hesap yöntemini ıslah etmesi ve mahkemece ıslaha ilişkin itiraz hakları sunmak için süre vermeden aynı celsede ıslah talebinin kabul edilmesinin müvekkilinin savunma hakkını kısıtladığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının markayı kullanım şekli ve yazı tipi dikkate alındığında davalının markasal kullanımının, aynı alanda faaliyet gösteren davacının inşaat alanında tescilli markasına tecavüz oluşturduğu, davalının faaliyet alanı olan dış cephe, mantolama faaliyetlerinin de inşaat hizmetleri sınıfının bir parçası olduğu ve davalının markasal kullanımının inşaat sektöründe faaliyette bulunan davacının markasından farklı bir sınıfta olduğunun düşünülemeyeceği, 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre bilirkişi raporu alınması yönündeki istemi üzerine davacı vekiline ıslah harcı yatırması için süre verildiği, davacı tarafça verilen süre içinde ıslah harcının yatırıldığı, davacı tarafın ıslahı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunun davalıya tebliğ edildiği, dolayısıyla davacının tazminat hesabının değiştirilmesi yönündeki ıslahına karşı davalının savunma hakkının kısıtlandığından bahsedilemeyeceği, yine dosyadaki deliller dikkate alındığında teknik bilgiye ihtiyaç duyulmadığından ayrıca inşaat mühendisi bilirkişiden rapor alınmasını gerektirecek bir hal bulunmadığı, ayrıca davacı vekili 6769 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında itibar kaybı nedeniyle değil aynı kanunun 151 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yoksun kalınan kazanç talebinde bulunduğu, bu nedenle tazminata hükmedilmesi için markanın haksız kullanıldığını kanıtlamasının yeterli olduğu, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tüm aşamalarda ve istinaf dilekçesinde bildirdiği beyanlarını tekrarla, dürüstlük kuralına ve hukukun temel prensiplerine aykırı bulduğu kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının davacıya ait "Meva" ibareli markasını ticari etki yaratacak tarz ve mecralarda kullanması nedeniyle markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 149 ve 151 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.