11. Hukuk Dairesi 2022/4285 E. , 2024/606 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1291 Esas, 2022/657 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM/KARAR : Usulden ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/92 E., 2018/487 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Türk Patent ve Marka Kurumu nezdîne 2002 35771 tescil numarası ile davalı ... adına tescilli Pera markasının marka olarak tescil edilemeyeceğini, Pera ibaresinin ayırt edici niteliğe sahip olmadığını, coğrafi ... belirttiğini, ticaret alanında herkes tarafından kullanıldığını, tarihi ve kültürel değeri bakımından halka mal olduğunu, kamuyu ilgilendirdiğini, bir kişi ya da kurumun inhisarına bırakılamayacağını, markanın daha önceden zaten tescil edilmiş bir marka olduğunu ileri sürerek markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, markalarının kullanım ile ayırt edicilik kazandığını, davacının müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini ve buna ilişkin yargılamanın devam ettiğini, davanın kötü niyetle açıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükümsüzlüğü istenen Pera ibaresinin ülkemizde cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi ... ya da ürünün özelliğini belirten bir adlandırma olmadığı, coğrafi ... göstermediği gibi her hangi bir ürünün bir özelliğini tanımlamadığı, yine ticaret alanında herkes tarafından kullanılmakta olduğu, tarihi ve kültürel değeri bakımından halka mal olduğu, kamuyu ilgilendirmekte olduğu, bir kişi ya da kurumun inhisarına bırakılamayacağı, Pera markasının daha önceden zaten tescil edilmiş bir marka olduğu iddialarının da temelinin bulunmadığı, Yunan dilindeki bir kelimenin nasıl Türk toplumunda tarihi ve kültürel bir yeri olduğu davacı yanca ispat edilmediği, ... İmparatorluğu zamanında Rum kökenli vatandaşların yoğun ticaret yaptığı bir yer olan Beyoğlu ilçesinin bir bölümünün Pera ibaresi ile anıldığı ancak hiçbir zaman Pera ibaresi coğrafi ... olarak resmi kayıtlarda yer almadığı, markanın getirtilen kayıtlara göre davalı adına tescilli olduğu ve kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığı, davalı markasının ilk tescil aldığı tarih itibarıyla ticari hayatta bir takım kriterleri yerine getirdiği, vakıf olarak faaliyet gösteridiği, bu eylemlerin ... bir zaman dilimine yayıldığı, markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 ... maddesinin birinci fıkrasının c bendi kapsamında markanın hükümsüzlüğüne ilişkin şartların oluşmadığı, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığı, Pera ibaresinin otelcilik alanında davalı vakıf ile varlık kazandığı, Pera Palas Oteli'nin 100 yıldan fazla bir süredir mevcudiyetini muhafaza ettiği, tescilden 16 yıl sonra davacı tarafın ileri sürülmüş olduğu hükümsüzlük iddialarının hiçbirinin somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın dayanağının bulunmadığını, dava konusu ibarenin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, buna dair bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, bu ibarenin ticarette herkes tarafından kullanılan bir ibare olduğunu, Pera Palas Otelinin davalı vakıf tarafından işletilip işletilmediğinin araştırılmadığını, Pera Palas markasının Milli ... Genel Müdürlüğüne ait olduğunu, aynı ibareli ve kapsamlı başka tesciller de bulunduğunu, davalının kendi markasını kullanmadığını, Pera'nın Beyoğlu'nu ifade etmediği tespitinin hatalı olduğunu, açıkça coğrafi ... belirttiğini, bu konuda uzman görüşü alınmadı gerektiğini, beş yıllık sürenin bu dosyada uygulanamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Pera ibareli tescilli markasının bulunduğu yahut davaya konu markanın davalı adına tescilli olmasından dolayı zarara uğradığını veya zarara uğrama tehlikesi altında bulunduğuna ilişkin bir iddiasının olmadığı, davacının dava ehliyeti bulunmadığı gibi, hukuki yaranının bulunduğunu da iddia ve ispat etmediği, davacı ve davalının otel işletmeciliği sebebiyle aynı sektörde oldukları, kaldı ki Pera Palas Otel'in tanınmışlığı, her iki tarafın İstanbul'da işletmecilik yapmaları sebebiyle davacının basiretli tacir olarak, davalının pera markasının varlığından haberdar olmadığını iddia edemeyeceği, davacının davalı tescilinin kötü niyetli tescil olduğunu iddia ve ispat etmediği, marka hükümsüzlüğü davasının 5 yıllık süre içinde açılması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu markanın 2002/35771 tescil numaralı marka olduğunu ve davalı adına tescilli bulunduğunu, dayanılan emsalin hatalı yorumlandığını, müstakbel zararın davacı olmaya yettiğini, zarara uğrayan kavramının geniş yorumlanması gerektiğini, mutlaka marka tescili aranmayacağını, aynı faaliyet alanında bulunmanın dahi menfaati etkileyeceğini, dava konusu ibarenin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu ve müvekkilinin Pera bölgesinde şubesi olması nedeniyle zarar gördüğünü, taraflar arasındaki marka tecavüz dosyasının derdest olduğunu, davalının kötü niyetinin değerlendirilmediğini, kanunun öngördüğü sürenin işbu olayda uygulanamayacağını zira kendilerinin bir markaya dayanmadığı gibi davalı markasının da tanınmış olmadığını, işbu davada kamu yararı bulunduğunu, yetersiz inceleme ile hüküm kurulduğunu, Pera markasının davalıdan önce tescil edilmiş bir ibare olduğunu, davalının bu markayı kullanmadığını, Pera Palas markasının kamu mülkü olduğunu, işbu markanın otel ile ilgisi bulunmadığını, bu ibarenin ... bir kişinin eline bırakılamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanunun 5 ... maddesinin birinci fıkrasının b, c, ç, d, g bentleri ve 25 ... maddenin altıncı fıkrası.
3. Değerlendirme ve Sonuç
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.6769 sayılı Kanun'un 25 ... maddesinin ikinci fıkrası gereği menfaati olan herkesin markanın hükümsüzlüğü davasını açabileceği düzenlenmiş olup, davacının dava dilekçesinde "PERA" markasının ayırtedici niteliği olmadığı, coğrafi ... bildirdiği, tarihi ve kültürel değeri bakımından halka mal olan ibare olduğu ileri sürülerek mutlak ret nedenlerine dayalı olarak işbu davayı açtığından davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. Ancak aynı maddenin altıncı fıkra hükmünde belirtilen 5 yıllık sessiz kalma süresinin dolduğu ve davanın 5 yıllık süre geçtikten sonra açıldığı, davacının ise davalının kötüniyetini ispatlayamadığı dosya kapsamı ile tespit edilmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!