WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/4248 E.  ,  2023/6368 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/466 Esas, 2020/493 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 31.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı şirket ile arasında ticari ilişki olduğunu, davalıya fatura bedellerini tahsilat makbuzları karşılığında nakit, çek, senet, banka havalesi yoluyla ödendiğini, icra takibine konu senedin ticari ilişki başlamadan evvel teminat senedi olarak verildiğini, senedin teminat olduğuna dair davalı şirkete ait bastırılmış tahsilat makbuzunun bulunduğunu, davalı ...’in davalı şirket yetkilisinin yakını olduğunu ve senedi kötü niyetli iktisap ettiğini, davalılara borçlarının olmadığını ileri sürerek icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın davaya ilişkin sunduğu ödeme makbuzlarının takibe konu senetle bir ilgisi olmadığını, senedin teminat senedi olduğu iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, senedin teminat senedi olmayıp borç karşılığı verilen senet olduğunu savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ..., davaya cevap vermemiş, yargılama aşamasında davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 12.12.2017 tarih, 2016/487 E. ve 2017/1326 K. sayılı kararı ile davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının senedin teminat olduğunu yazılı delille kanıtlamak yükümlülüğü olduğu gibi, senetteki malen kaydı nedeni ile de malı teslim almadığını ispat etmesi gerektiği, ticari defterlerde senet kaydı bulunmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 30.05.2019 tarih, 2018/1840 E. ve 2019/3650 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin davalının bono metnini talil ederek ispat külfetini kendi üzerine aldığına yönelik iddiası yerinde olmayıp davacı vekilinin buna yönelik temyiz itirazlarının reddine, 23.07.2011 tarihli tahsilat makbuzuyla ilgili hiçbir irdeleme yapılmadığından eksik inceleme ile sonuca varıldığı, o halde, sözü edilen belge aslının ... adlı şahsa gösterilerek bu imzanın kendisine ait olup olmadığı hususunda şahsın dinlenmesi, imza inkarı halinde imza incelemesi yapılması ayrıca bu şahsın şirketin temsilcisi, ticari mümessili veya ticari vekili olup olmadığı hususunun araştırılması, belgenin ... tarafından imzalandığı ve şirket adına imzalamakta yetkili olduğunun anlaşılması halinde bu bononun artık bir teminat bonosu olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda davacının bono ile teminat altına alınan herhangi bir borcu olup olmadığının araştırılması, tahkikat sonucunda bononun bedelsiz kaldığının anlaşılması halinde senet hamilinin bu durumu bilmesi gerekip gerekmediği ve davacıyı bu saikle zarara uğratıp uğratmadığının tespiti ile sonucuna varılması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak tahsilat makbuzunu davalı adına imzaladığı ileri sürülen ... davalı şirket temsilcisi ya da yetkilisi olmadığı, ancak tahsilat makbuzundaki imzanın kendisine ait olduğunu beyan ettiği, tahsilat makbuzunun da davalı şirket nezdinde imzalanmadığının anlaşıldığı, davacının basiretli bir tacir gibi davranmayarak tahsilat makbuzunu imzalayanın kim olduğuna dair araştırma yapmadığı, senet tarihi ile tahsilat makbuzu tarihi arasında ilişki bulunamadığı, tüm bu nedenlerle davacı davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu senedin teminat için verildiğini, ticari defterlerden de borcunun olmadığının anlaşıldığını, senedi teslim alan Uğur'un ticari mümessil olarak değerlendirilmesi gerektiğini, senedi Uğur'a teslim ettiklerini, karşılığında makbuz alındığını, yapılan cironun da kötü niyetli olduğunu, şirket yetkili ile davalı hamil Levent arasında tanışıklık olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, teminat senedi olarak verildiği iddia edilen bonodan dolayı yapılan icra takibi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, taraflar arasındaki asıl uyuşmazlığın ise; ticari ilişki nedeniyle davacının keşideci, davalı şirketin lehtar, diğer davalının da hamil olduğu bononun teminat bonosu olup olmadığı, bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktalarında toplandığı belirlenmektedir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.