WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/4242 E.  ,  2023/6342 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/897 Esas, 2022/348 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1198 E., 2019/1140 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... A.Ş. bakımından davanın husumetten, diğer davalı bakımından zamanaşımından reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... Nakliyat Loj. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından, duruşmasız olarak davalı ... Lojistik Dağ. Depolama Taş. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 31.10.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ..., davalı ... Nak. Loj. Ltd. Şti. vekili Avukat ... ve davalı ... Lojistik Dağ. Tic. A. Ş. vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... firmasının "nakliyat sorumluluk sigortacısı" olduğunu, sigortalı firmanın halefi olarak bu davanın açıldığını,... firmasının taşıma işyeri komisyoncusu sıfatıyla üstlendiği 6 ayrı emtianın Türkiye'den Finlandiya'ya taşınması işinde ... Nakliyat ve Lojistik Hizmetleri A.Ş.'yi (Devir sonrası davalı ... A.Ş.) görevlendirdiğini, davalı ... A.Ş.'nin de taşıma işini davalı ... Ltd. Şti.'ye yaptırdığını, davalı ... Ltd.Şti.'ye ait aracın 30.08.2011 tarihinde Romanya'da kaza yapması nedeniyle emtianın tümünün zayi olduğunu, yük ilgililerine toplam 41.836,18 euro ödendiğini, davalılar aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu zararın sigorta teminatı kapsamında olup olmadığı ve davacının aktif husumet ehliyetine sahip olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin fiili taşıyan olmadığını, zararın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının aktif husumetinin bulunmadığını, rücu ve tazminat koşullarının oluşmadığını, davacının sigortalısı ile diğer davalı ... arasındaki taşıma sözleşmesinde tahkim şartı bulunduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yaptığı ödemeyi taşıma işinde fiilen bulunmayan ... A.Ş.'den talep edebilmesi için Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi'nin (CMR) 37 nci maddesi uyarınca öncelikle fiili taşıyıcı olan davalı ... Ltd.Şti.'den talepte bulunması ve bu talebin sonuçsuz kalması gerektiği, davalı ... A.Ş. davalı ...A.Ş. ile birlikte doğrudan müteselsilen sorumlu tutamayacağından davalı ... A.Ş.'nin davada pasif husumetinin bulunmadığı, davanın CMR'nin 32 nci maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerektiği, davacı tarafından 22.08.2012 tarihli rücu yazısının davalılara tebliğine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı, davacı tarafından davalılara usulüne uygun yazılı başvuru yapıldığının ispatlanamadığı, zamanaşımını durduran hallerin gerçekleşmediği, davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle davalı ... A.Ş. bakımından davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalı bakımından zamanaşımından reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşımada CMR'nin 34 üncü maddesinin şartları bulunmadığını, dava konusu taşımanın davalı ... A.Ş. tarafından, sigortalı üst taşıyan ... firmasının bilgisi dışında alt taşıma sözleşmesi ile diğer davalı ... Ltd. Şti.'ne yaptırıldığını, bu nedenle müteakip taşıma değil alt taşıma ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin ... Ltd.Şti.'nin taşımaya dahil olduğundan haberinin olmadığını, taşıma senetlerinde davalı ... A.Ş.'nin kaşesi bulunup davalı ... Ltd.Şti.'nin ismine yer verildiğini, müteakip taşımanın koşulları oluşmadığından davalı ... A.Ş.'nin müvekkiline karşı sorumluluğunun devam ettiğini, CMR'nin 37 nci maddesinin üst taşıyıcının ara taşıyıcıya dava açmasını engelleyen bir hüküm olmadığını, davalıların zamanaşımı definin yerinde olmadığını, müvekkili tarafından ... Ltd. Şti.'ne gönderilen ihtar mailinin ... A.Ş.'ye de gönderildiğini, daha sonra ... A.Ş.'nin sorumluluk sigortacısı ile müvekkili arasında sulh görüşmeleri yürütüldüğünü, dava dosyasında e-postaların “okundu” kaydının mevcut olduğunu, ... A.Ş.'ye ödeme ihtarı e-postasının ulaştığını, aksi takdirde ... A.Ş.'nin sigortacısıyla görüşmelerinin mümkün olmadığını, CMR uyarınca taşıyıcıya gönderilen yazılı ihtarın, talep reddedilene kadar zamanaşımını durduracağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından yapılan ödemeye ilişkin halefiyet belgeleri dosyaya sunulduğundan davacının ilgililere 41.836,18 euro ödemede bulunduğu ve aktif dava ehliyetine sahip olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından ibraz edilen taşıma sözleşmeleri davacı ile davalı ... A.Ş. arasında olup davacı ile davalı ... Ltd. Şti. arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, hamule senetlerinin incelenmesinde gönderen olarak davalı ... A.Ş.'nin imzası bulunmasına karşın davalı ... Ltd. Şti.'nin taşıyan olarak gösterildiği, müteakip taşıyan hanesi boş bırakılmış olup dava dışı sigortalı üst taşıyan ... firmasının hamule senedinde yer almadığı, dava dışı sigortalı firmanın üst taşıyan sıfatına sahip olduğu, davalı ... A.Ş.'nin alt yaşıyan, davalı ... Ltd. Şti.'nin fiili taşıyan olduğu dikkate alındığında davacı ... şirketinin, sigortalı firmanın akidi konumunda olan davalı ... A.Ş.'ye açtığı bu davada davalı ... A.Ş.'nin pasif husumetinin bulunduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından davalı ... Ltd. Şti.'ne 22.08.2012 tarihinde rücu belgesinin e-posta yoluyla gönderildiği ve bahse konu e-postanın karşı tarafça okunduğuna dair bir rapor ibraz edildiği, davacı tarafından diğer davalıya da rücu belgesinin aynı tarihte e-posta yoluyla gönderildiği, her iki davalı tarafından da davacının yazılı müracaatı ile ilgili olumlu ya da olumsuz geri dönüş yapılmadığı, CMR'nin 39 uncu maddesinin 4 fıkrası uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresi 02.08.2012 tarihinde başlamakta olup davacı tarafça davalılara aynı tarihte müracaat edildiği, CMR'nin 32 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca zamanaşımı süresinin bu tarih itibarıyla durduğu, İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesinin 2014/13991 E. sayılı dosyasında 03.07.2014 tarihinde başlatılan icra takibine davalılarca itiraz edildiği, bu süreçte de davalılar tarafından davacının isteminin geri çevrildiğinin davacıya bildirildiğine dair bir delil bulunmadığından duran zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başlamadığı, 14.08.2015 tarihinde İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/874 E. sayılı dosyası ile açılan davada Mahkemece takibin yetkili icra dairesinde başlatılmaması nedeniyle davanın usul yönünden reddine ilişkin 04.10.2016 tarihinde verdiği kararın 27.12.2016 tarihinde kesinleştiği, davacı alacaklı tarafından dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi için 15.12.2016 tarihinde talepte bulunulduğu, Küçükçekmece 4. İcra Dairesinin 2016/13285 E. sayılı dosyasında devam eden icra takibinde davacı tarafından tebligat yapılamayan borçlulara 24.07.2017, 25.08.2017 ve 22.09.2017 tarihinde yeniden tebligat yapılması talebinde bulunulduğu, davalılarca icra takibine itiraz edildiği, işbu itirazın iptali davasının ise 25.12.2017 tarihinde açıldığı, bu durumda davacının davalılara yazılı müracaatlarına rağmen davalılarca bu başvuruya yanıt verilmediğinden 22.08.2012 tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin işlemesi durmuş olup başlatılan icra takibi ve davanın süresinde olması nedeniyle davalı ... Ltd. Şti. yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin doğru görülmediği, bilirkişilerce gerçek zararın 48.057,63 euro belirlendiği, davacının talebi 41.836,18 euro olup CMR'nin 23 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereği sınırlı sorumluluk ilkesine göre sınırlı sorumluluk miktarının altında kaldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, itirazın kısmen iptaline, davalının itirazının 45.734,69 euro üzerinden 41.836,18 euro asıl alacağa takip tarihinden itibaren %5 oranında temerrüt faizi işletilerek takibin devamına, fazla istemin reddine, icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, e-postanın okunduğuna ilişkin olarak sunulan belgenin hukuki delil niteliği değerlendirilmeden hükme esas alınamayacağını, davanın müvekkili bakımından pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin fiili taşıyan olmadığını, zararın fahiş olduğunu ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının e-posta yoluyla gönderdiği iddia olunan rücu belgesi müvekkiline ulaşmadığından ilk icra takip tarihine kadar zamanaşımının zaten gerçekleştiğini, zamanaşımının durmasına ve yeniden başlamasına yönelik tespitlerin hatalı olduğunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 59 uncu maddesi gereğince borçlunun yapacağı itirazın tebliği için alacaklının gider yatırması gerektiği, tebliğ gideri yatırılmadığı için alacaklıya yapılamayan itirazın tebliğine ilişkin bildirim sebebiyle borçlunun sorumluluğuna gidilemeyeceği, itirazın yapılması ile zamanaşımı süresi yeniden başlamış olduğundan itiraz ile itirazın iptali davası arasında eğer 1 yıllık süre geçti ise davanın zamanaşımından reddi gerekeceğini, tahkim klozu yönünden değerlendirme yapılmadığını, bilirkişilerin tazminat hesabı yaparken göndericilerin kestiği faturaların esas alındığını, gerçek zararın CMR'nin 23 üncü maddesine göre yapılmadığını, taşınan ürünler arasında tekstil ürünleri olmasına rağmen bilirkişi heyetinde tekstil mühendisi bulunmadığını ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının aktif, davalıların pasif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığı, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve tazminat miktarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, CMR'nin 23 üncü, 32 nci, 37 nci ve 39 uncu maddeleri

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dava, nakliyat sorumluluk sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı, söz konusu poliçeye dayalı olarak yük ilgililerine CMR hükümleri uyarınca 41.836,18 euro ödeme yaptığını ileri sürmüştür.

3.CMR'nin 23 üncü maddesinde, malların kısmen veya tamamen “kaybından” dolayı talep edilebilecek tazminat miktarının hesaplama şeklini şu şekilde düzenlemiştir "Bu Sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğundan, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır. 2. Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılır. Eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespit, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılır.3. Bununla beraber, tazminat, eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşmayacaktır. 4. Yükün taşınması dolayısıyla ödenen taşıma ücreti, gümrük resimleri ve diğer ödemelerde, malın tamamen kaybedilmesi halinde tamamen ödenir. Kısmen kaybolma halinde ise karşılaşılan zarar oranında ödeme yapılır. Bunlar dışında başka tazminat ödenmez".

4.Bölge Adliye Mahkemesince hükme esas alınan 31.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda zarar hesabı yapılırken taşıma konusu malların fatura bedelleri dikkate alınıp fatura bedellerinin, davacının ödediği bedelden daha fazla olması da gerekçe gösterilerek davacının 41.836,18 euro ödediği ve CMR'nin 23 üncü maddesine de uygun olduğundan bahisle zarar hesabı yapıldığı belirtilmiştir. Ancak CMR'nin 23 üncü maddesinin bir ila dördüncü fıkralarındaki hesaplama yöntemine uygun denetime elverişli bir zarar hesabı yapıldığı söylenemez.

5.İşbu rapora davalılar vekillerince özellikle zarar hesabı yönünden de itiraz edilmesine rağmen bilirkişi heyetince düzenlenen ek raporda, denetime elverişli olmayan ilk rapora atıf yapılmak suretiyle yine aynı şekilde görüş bildirilmiştir.

6. Davacının talep edebileceği gerçek zarar hesabının yukarıda belirtildiği gibi CMR'nin 23 üncü maddesinin bir ila dördüncü fıkralarındaki hesaplama yöntemi nazara alınmak suretiyle yapılması gerektiğinden bu konuda taşınan malların niteliği de gözetilerek alanında uzman sektör bilirkişilerinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalılar vekillerinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.