11. Hukuk Dairesi 2022/4215 E. , 2023/3208 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/240 Esas, 2019/151 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen rücuen tazminat davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, asıl ve birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesiyle 1086 sayılı Kanuna eklenen Ek-Madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2019 yılı için 3.200,00 TL'dir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalı vekilince birleşen dava yönünden temyize konu edilen toplam miktar 1.947,96 TL olup Mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 3.200,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dosya dava dilekçesinde; müvekkili şirketin taşınmasını üstlendiği emtianın Antalya iline taşınması için davalıya ait aracın kiralandığını, malların tam ve hasarsız olarak davalıya teslim edildiğini, davalının tedbirsiz ve dikkatsiz davranması sonucu taşınan malların Aydın'da çalındığını, çalınan malların bedelinin müvekkili tarafından ilgilisine ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 31.568,00 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dosya dava dilekçesinde; davalının kusuru ve haksız eylemi nedeniyle davalıya ödediği nakliye bedeli de dahil olmak üzere müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın toplam 41.245,06 TL olduğunu ileri sürerek asıl davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 31.568,00 TL'nin tahsilini talep ettiğinden, iş bu davada 9.677,04 TL zararın ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl dosya cevap dilekçesinde; davalının bir kusuru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili birleşen dosya cevap dilekçesinde; davalının bir kusuru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 01.11.2013 tarih, 2012/148 E. ve 2013/267 K. sayılı karar ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak taşıma sırasında meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğu, taşıma sırasında aracın korunaklı ve gözetimli olmayan bir yere park edilmesinin davalının kusurunu ortaya koyduğu, davalının rahatsızlanarak hastaneye gitmesinin kusurunu ortadan kaldırmayacağı, davacının emtia sahibi şirkete çalınan emtia bedellerini ödediği, davacının davalıdan hem anılan miktarı hemde ödediği navlunu talep hakkının bulunduğu, davacı zararının toplam 41.245,04 TL olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 04.06.2014 tarih, 2014/3573 E. ve 2014/10470 K. sayılı kararı ile dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 785 inci maddesi “Zıyadan doğan tazminat; ancak, taşıma senedine geçirilen değere, taşıma senedinde değer gösterilmemiş ve fakat taşıyıcıya bildirilip onun tarafından kabul edilmiş bir değer mevcut ise ona, böyle bir değer bulunmadığı takdirde aynı cins ve vasıftaki eşyanın gönderilene teslim edileceği yerdeki değerine göre tayin olunur. Şu kadar ki; tazminatın piyasa değerine göre tayin edildiği hallerde zıya dolayısiyle ödenmemiş bulunan gümrük resmi, taşıma ücreti ve sair masraflar malın piyasa değerinden indirilir." hükmüne haiz olup davalı taşıyıcının sorumluluğunun bu madde hükmüne göre belirlenmesi gerekirken Mahkemece, bu yönde bir inceleme yapılmaksızın, davacı üst taşıyıcının, mal sahibine ödediği bedele hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar davalı yararına bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aldırılan bilirkişi raporuyla ziyadan doğan tazminatın eşyanın gönderilene teslim edileceği yerdeki değerine göre hesaplama yapılarak, dava dışı Efes Pazarlama ve Dağıtım A.Ş.'ne ait emtianın eşyanın teslim edileceği Antalya Bayisi olan Anda Dağıtım Pazarlama ve Tic. A.Ş.'ne faturalandırmış olduğu bedel dikkate alınmak, 20.03.2008 tarihinde ödenmiş bulunan nakliye bedeli ile birlikte davalıdan talep edilebilecek tazminat toplamının 33.515,96 TL olduğu, asıl dosya ile 31.568,00 TL'nin davalıdan tahsili talep edildiğinden asıl dosya yönünden davanın kabulüne, birleşen dosya yönünden davanın kısmen kabulü ile 1.947,96 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının taşıma sözleşmesinde imzasının bulunmadığını, davanın zamanaşımı süresinde açılmadığını, davalının nakliye sırasında rahatsızlanarak doktora gittiği sırada araç ve içindeki emtiaların çalındığını, davalının gerekli tedbirleri aldığını, olayda mücbir sebep bulunduğunu, tazminat miktarının yüksek tutulduğunu, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, hüküm altına alınan alacağa ancak yasal faiz işletilebileceğini, birleşen dosyada müvekkili lehine karar tarihine göre 2.725,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece kabul edilen 1.947,46 TL tutar kadar vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı şirketin iflas ettiğini, iflas idare memurları tayin edildiğini, ancak karar tarihinde davacı şirketin tüzel kişiliğinin devam edip etmediğinin, alacak masasına dava konusu alacağın kaydedilip edilmediği araştırılmadan karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşıma nedeniyle uğranılan zararın fiili taşıyıcıdan rücuan tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 115, 370 ve 371 inci maddeleri, 6762 sayılı Kanun'un 785 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Birleşen Dava Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Asıl Dava Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl dava yönünden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!