WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/4040 E.  ,  2023/3218 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/382 Esas, 2021/715 Karar
HÜKÜM : Ret

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının borçlu sıfatıyla icra takibine konu senetteki imzasının Finike İcra Hukuk Mahkemesinde 2009/101 E. sayılı borca ve imzaya itiraz davasında davacının eli ürünü olduğuna dair bilirkişi tarafından rapor tanzim edildiğini, işbu davanın müracaata kaldığını, senetteki borçlu imzasının davacıya ait olduğu kabul edilmemekle birlikte, senetteki imza davacıya ait olsa dahi, senedin diğer kısımlarının sonradan doldurulduğunu, senette malen kaydı bulunduğu halde davacı ile davalılar arasında senet tanzim tarihi itibariyle hiçbir alış veriş yapılmadığını, senedin mal karşılığı verilmediğinin davalı şirket defterleri incelendiğinde anlaşılacağını, senet altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığının davacının imza örnekleri alınarak yeniden bilirkişi incelemesi ile saptanması gerektiğini belirterek dava konusu bono nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 14.02.2018 tarih, 2016/407 E. ve 2018/75 K. sayılı kararı ile davaya konu senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunun saptandığı, takibe konu senet altındaki imzanın davacıya ait olması karşısında ispat yükünün davacıya düştüğü, senede bağlanmış her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikteki hukuki işlemlerin kesin delil ile ispatı gerektiği, ispat yükü kendisine düşen davacı tarafın takibe konu senet nedeni ile borçlu olmadığını ve senet üzerindeki malen kaydına göre mal almadığını ve senedin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı doldurulduğunu yazılı delil ile ispat edemediği, davacı tarafın ticari defterlerin incelenmesi talebinin de davacının tacir olmaması ve davalı ...'ün ciro yoluyla senedi devralan olması nedenleriyle yerinde görülmediği, davacı tarafın davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 16.10.2019 tarih, 2018/2264 E. ve 2019/4804 K. sayılı kararıyla davaya konu bonoda davacının keşideci, davalılardan Küstür Tar. Tic. Ltd. Şti.'nin lehtar, diğer davalının ise ciranta olduğunu, menfi tespit davalarında 3 üncü kişi hamilin senedi bedelsiz olduğunu bilerek iktisap ettiğinin ve kötü niyetli olduğunun her türlü delille ispatlanabileceğini, Mahkemece davaya konu bonoda lehtar olan Küstür Tar. Tic. Ltd. Şti. yetkililerine usulüne uygun yemin yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece 3 üncü kişi hamile yemin yaptırılarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği sebebiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararı doğrultusunda lehtar şirket yetkililerine yemin davetiyesi tebliğ edildiği ve şirket yetkililerince duruşmada usulüne uygun yemin edildiği, yeminin sonucunda davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılar arasında hiç bir ticari ilişki bulunmadığını, icra takibinin kötü niyetli olarak başlatıldığını, senedin tanzim tarihinden önce müvekkilinin iş yapmayı bıraktığını, senedin 2005 yılından önce düzenlendiğinin senet üzerine yapıştırılan damga pulundan anlaşılabileceğini, senetteki imzanın müvekkiline ait olduğu kabul edilse dahi senet içeriğinin sonradan doldurulduğunun bilirkişi raporuyla belirlendiğini, senet üzerinde bulunan malen kaydı gereğince bononun mal bedeline karşılık alındığının anlaşıldığını, ancak senedin tanzim tarihi itibariyle hiç bir alışverişinin bulunmadığını, ispat yükünün davalıya ait olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.