WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/4 E.  ,  2023/3415 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1120 Esas, 2021/1031 Karar
HÜKÜM : Esastan ret

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında davacı şirket ile dava dışı Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü arasında 30.05.2018 tarihli hibe sözleşmesinin akdedildiği, işbu sözleşme çerçevesinde üç ayrı firmaya makine ve ekipman tedariki için satın alınacak olan makine ve ekipmanların teknik özelliklerini de bildirir teklif davetiyesi gönderildiği, en uygun teklifi davalı şirketin verdiği, bu kapsamda davacı şirket ile davalı şirket arasında 25.09.2018 tarihli sözleşmenin düzenlendiği, bu sözleşme davalı şirketin tedarik edilen makine ve ekipmanlar yönünden en az 24 ay garanti taahhüdünde bulunduğu, yine satın alınacak olan makine ve ekipmanların onaylanmış olan teknik şartnameye ve taraflarınca sunulmuş olan teklif formundaki özelliklere uygun olduğu konusunda taahhütte bulunulduğu, davacı şirketin makinelerin teknik şartnameye uygun olmadığının kullanımla ortaya çıktığını, bu durumun davalı şirkete noter kanalı ile keşide edilmiş ihtarname ile bildirildiğini, buna karşın davalı şirket tarafından herhangi bir girişimde bulunulmadığını ileri sürerek talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket ile aralarında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığını, taraflarınca verilen hizmetin ve mal satışlarının tümünün Tokat İl Tarım Müdürlüğü kontrolörleri tarafından onaylandığını, bu durumun söz konusu makine ve ekipmanların teknik şartnameye uygun mahiyette ve kullanıma hazır hasarsız olduğu anlamına geldiğini, bu resmi onaylardan sonra davacıya hibe kullandırılmasına izin verildiğini, aksi durumda davacının hibe almasının hukuken mümkün olmadığını, makinelerin periyodik bakımlarının yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan raporda makinelerdeki ayıpların teknik olarak tek tek izahının yapıldığı, değişmesi gereken makine/ekipman değerinin 297.950,00 TL, tamir ve onarımı gereken makinelerin onarım bedellerinin ise 18.000,00 TL olarak hesap edildiği, eldeki bu davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, alacağın 315.950,00 TL olarak belirlendiği ancak davacı vekilinin 02.12.2020 tarihli celsede dava dilekçesinde belirtilen 150.000,00 TL üzerinden davalarının kabulüne karar verilmesini talep ettiği, yine davacı vekilinin 22.12.2020 tarihli dilekçesinde her ne kadar müspet zarar ifadesi kullanılmış ise de değişim ve onarım bedellerinin talep edildiği, davacı şirketin davasının sübuta erdiği, davalı şirketin sattığı makine ve ekipmanların taraflar arasında akdedilen 25.09.2018 tarihli sözleşmede belirtilen nitelikleri haiz olmadığı, bu nedenle davalı şirketin sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile talep ile bağlı kalınarak 150.000,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hacıbey mezbaha teknoloji yenileme projesinde hibe başvurusu dosyasında belirtilen makine ve ekipmanların alım ve montajının eksiksiz ve kusursuz olarak tamamlandığını, makinelerin yeni ve çalışır vaziyette olduğunun İl Proje Yürütme Biriminin mühendislerince tespit edildiğini, bu durumun idare kayıtlarındaki resmi belge ile ispatlandığını, yargılamanın başında verilen ihtiyati haciz kararının da yasaya ve usule aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yerel mahkemenin gerekçeli kararının ve ek kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hibe programı kapsamında makinelerin eksiksiz ve çalışır durumda olduğunun ve montaj ile teslimin kusursuz sağlandığının İl Proje Yürütüm Birimi kontrolür mühendislerince onaylandığını, resmi belge ile bu hususun sabit olduğunu, müvekkili şirket tarafından eksiksiz ve kusursuz şekilde teslim edilen makinelerdeki ayıpların davacının kullanımı ile oluşup oluşmadığının veyahut bakımlarının yapılmaması nedeniyle oluşup oluşmadığının Mahkemece araştırılmadığını, iddia edilen ayıpların müvekkili şirketin sorumluluğuna girip girmediğinin gerekçeli kararda belirtilmediğini, bu suretle müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, her ne kadar davacı garanti sorumluluğunun müvekkil şirkette olduğunu belirtse de, müvekkili tarafından imzalanmış herhangi bir garanti sözleşmesi bulunmadığını, ihtiyati haciz kararının da hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin bankalar ve piyasa nezdinde ticari itibarının zedelendiğini, detaylı araştırma yapılmadan sadece bilirkişi raporundaki hesaplama üzerinden hüküm kurulduğunu, davacının faturadaki bakiye bedelin tahsili için başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanım ile ortaya çıkan ayıp nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.