WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/3994 E.  ,  2023/4407 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2004/503 Esas, 2021/219 Karar
BİRLEŞEN DAVA ÖDEMİŞ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2007/415 E.
BİRLEŞEN DAVA ÖDEMİŞ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2009/454 E.
BİRLEŞEN DAVA ÖDEMİŞ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2006/146 E.
HÜKÜM : Ret-Kabul

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen 2007/415 E. davada davanın açılmamış sayılmasına, birleşen 2009/454 E. davasında davanın reddine, birleşen 2006/146 E. davasında davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı ... vekili, davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 18.06.2004 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan tüm kararların iptalini veya hükümsüzlüğünü, genel kurula yönetim kurulu tarafından sunulan ve gerçeği yansıtmayan şirket bilançosunun ve bu bilançonun kabulüne ve ibrasına ilişkin maddelerin iptalini veya hükümsüzlüğünü, iptal kararı verilinceye kadar alınan kararların uygulanmasının ihtiyati tedbir ile durulmasını talep etmiştir.

2.Birleşen Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/415 E. dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların davalı şirketin ortağı olduklarını, davalı şirketin 02.08.2007 tarihinde genel kurul düzenlediğini, Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/503 E sayılı dosyasında 13.12.2004 tarihinde davalı şirketin 18.06.2004 tarihli toplantıda alınan kararların icrasının dava sonuna kadar durdurulmasına karar verildiğini, yine Ödemiş 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/31 E., 2007/44 K. sayılı kararı ile davalı şirketin 06.01.2006 tarihli genel kurul toplantısının iptaline karar verildiğini, davalı şirket tarafından yapılan 02.08.2007 tarihli genel kurul toplantısına davacılar adına iştirak edilerek alınan kararların hukuka aykırı olduğunun belirtildiğini, ancak; bu uyarılarının dikkate alınmadığını ileri sürerek davalı şirketin 02.08.2007 tarihli genel kurul toplantısında alınan tüm kararların iptaline veya hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

3. Birleşen Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/454 E. dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 06.01.2006 tarihinde yapılan genel kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulunun işlem yapamayacağı yönünde tedbir kararı verildiğini, ancak bu yönetim kurulu tarafından genel kurulun toplantıya çağrıldığını ileri sürerek 06.01.2006 tarihli genel kurulda alınan kararların iptalini talep etmiştir.

4.Birleşen Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/146 E. dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde; 06.01.2006 tarihli genel kurulda kabul edilen bilançonun gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, yönetim ve denetim kurulunun ibrasına ilişkin alınan kararların iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ileri sürülen iddiaların maddi ve hukuki dayanağının olmadığını savunarak davaların reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava olan 2004/503 E. sayılı davasında 16.12.2008 tarihinde dosyanın işlemden kaldırıldığı, birleşen 2007/415 E. sayılı dava dosyasınında da asıl dava ile birleştirilmesinden önce 12.06.2008 tarihinde işlemden kaldırıldığı, her iki dosya birlikte görülürken 25.11.2016 tarihli oturumda bir kez daha dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1521 nci maddesinin birinci fıkrasına göre genel kurul kararlarının iptali davalarının basit yargılama usulüne tabi olduğu, aynı şekilde mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 1460 ıncı maddesinin de genel kurul kararlarının ortadan kaldırılmasına yönelik davaların basit yargılama usulüne göre yürütüleceğininin belirtildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 320 nci maddesine göre basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosyanın yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılması durumunda davanın açılmamış sayılacağını, asıl dava olan 2004/503 E. sayılı dosya ile birleşen 2007/415 E. sayılı dosya bir kez işlemden kaldırıldıktan sonra tekrar takipsiz bırakıldığından söz konusu dosyalar yönünden ayrı ayrı davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği, bozmadan önce 2007/31 Esas sayılı dosyası ile birleşmiş Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/146 E. sayılı dosyasının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09.06.2009 tarihli 2009/6546 E., 7070 K. sayılı ilamı ile onanmakla bu dosya yönünden yeniden bir karar verilmeyerek önceki hükmün aynen hükme işlendiği, birleşen 2009/454 Esas (bozmadan önce 2007/31 Esas sayılı) sayılı dosyasındaki asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede ise Mahkememizin 2004/503 Esas sayılı dosyasında 13.12.2004 tarihli ara karar ile davalı şirketin 18.06.2004 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararların, yönetim kurulu seçimine ilişkin karar da dahil olmak üzere uygulanması tedbiren durdurulmuşsa da 06.01.2006 tarihinde yapılan genel kurulu toplantıya çağıran yönetim kurulu üyelerinin henüz görev sürelerinin dolmamış olması nedeniyle verilen tedbir kararının bu yönetim kurulu üyelerinin genel kurulu toplantıya çağırmasına engel olmayacağı, ayrıca genel kurulun toplantıya çağrılması usulsüz olsa bile yalnızca bu nedenle genel kurul kararlarının iptali gerekmeyip aynı zamanda alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye veya objektif iyi niyet kurallarına aykırı olmasının gerektiği, 06.01.2006 tarihli genel kurul toplantısına çağrının geçersiz olmadığının anlaşıldığı, 06.01.2006 tarihli genel kurula katılmayan davacı tarafın genel kurul kararının ortadan kaldırılmasına yönelik belirtilen diğer nedenlere de dayanmadığından genel kurul kararının iptalini isteyemeyeceğinden birleşen 2009/454 E. davasının reddi gerektiği, diğer yandan 06.01.2006 tarihli genel kurulda yönetim kurulu, denetim kurulu oy çokluğu ile ibra edilmiş, bilanço ve kar zarar cetvelleri de oy çokluğu ile kabul edildiği, asıl davada davacı bilanço ve kar-zarar hesaplamalarına yönelik kararın ortadan kaldırılmasını istediği, birleşen Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/146 E. sayılı dosyası ile genel kurulda alınan bilanço kar zarar ile yönetim kurulunun ve denetim kurulunun ibralarına yönelik kararlarının ortadan kaldırıldığı ve bu kararı Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği gerekçesiyle asıl dava ve birleşen Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/415 E. sayılı dosyası yönünden davanın açılmamış sayılmasına, birleşen Ödemiş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/454 E. sayılı dosyasında davanın reddine, birleşen Ödemiş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/146 E. Sayılı davasında davanın kabulü ile davalı şirketin 06.01.2006 tarihinde yapılan bilanço kar zarar ile yönetim kurulunun ve denetim kurulunun ibraları ile kararların hükümsüz ve geçersiz olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili, davacılar ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açılmamış sayılması kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın açıldığı tarihte davanın tabi olduğu usule göre davayı birden fazla takipsiz bırakma hakkının mevcut olduğunu, 2007/31 E. sayılı dosyasında verilen 01.03.2007 tarihli karar ile her iki davanın da kabulüne karar verildiği ve işbu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/6546 E., 2009/7070 K. sayılı kararı ile müvekkilinin davacı olduğu asıl dava yönünden mahkemece gerekli araştırma yapılmadan iptal kararı verildiğinden bahisle bozulduğunu, bozma sonrası dosyanın 2009/454 E. numarasına kaydedilerek işbu 2004/503 E. sayılı dosya ile birleştirildiğini, Yargıtay ilamındaki bozma sebebinin Mahkemece yeterli araştırma yapılmadığını, birleşen 2009/454 E. sayılı dava bakımından davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı oldukları birleşen davada verilen davanın açılmamış sayılmasına dair kararı temyiz ettiklerini, birleşen davanın 6102 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce açıldığı, dolayısıyla mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na (1086 sayılı Kanun) göre dosyanın iki defa takipsiz bırakılması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması kararı verilmesi gerekirken davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda davalı şirketin 18.06.2004 tarihli, 06.01.2006 tarihli ve 02.08.2007 tarihli genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 1521 nci maddesi, mülga 6762 sayılı Kanunu'nun 1460 ıncı maddesi, 6100 sayılı Kanun'un 320 ve 448 inci maddeleri, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 409 uncu maddesi.

3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ... vekilinin birleşen 2009/454 E. sayılı davaya yönelik bütün temyiz itirazlarının reddi ile 2009/454 E. sayılı kararın onanmasına karar verilmiştir.

2. Mahkemece, asıl davada (2004/503 E.) ve birleşen 2007/415 E. sayılı davada davacı vekilinin asıl davanın 16.12.2008 tarihli, birleşen davanın 12.06.2008 tarihli duruşmasına katılmamış olması nedeni ile mülga 1086 sayılı Kanunu'nun 409 uncu maddesi gereğince dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin yenileme dilekçesi üzerine yargılamaya devam edildiği, davacı vekilinin her iki dosyanın birleşmesinden sonra ise 25.11.2016 tarihli duruşmaya katılmadığından bu defa takip edilmeyen davanın 6100 sayılı Kanun'un 320/4 üncü maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Uyuşmazlık; basit yargılama usulünün uygulandığı davalarda 01.10.2011 tarihinden önce açılmış ve bir kez işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan davalarda 1086 sayılı Kanun'un 409 uncu maddesi mi yoksa 6100 sayılı Kanun'un 320 nci bendinin mi uygulanacağı noktasındadır.

6100 sayılı Kanun'un zaman bakımından uygulanma başlıklı 448 inci maddesi; “Bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır” hükmünü içermektedir. Buna göre somut olayda; 1086 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde 409 uncu maddenin birinci fıkrası bakımından tamamlanmış bir işlem söz konusu olduğundan, 6100 sayılı Yasa'nın uygulanma olanağı bulunmamaktadır.

Öte yandan dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği tarih olan 16.12.2008 ve 12.06.2008 tarihlerinde yürürlükte olan 1086 sayılı Kanun'un 409 uncu maddesine göre davacının bir defadan fazla dosyayı takipsiz bırakması halinde açılmamış sayılmasına karar verileceği konusunda kazanılmış hakkı bulunduğu, her ne kadar usul hükümlerinin derhal uygulanırlığı söz konusu ise de hukuka güven ilkesinin bir sonucu olarak davacının ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamayacağı kuralının 01.10.2011 tarihinden önce bir kez işlemden kaldırılmasına karar verilen dosyalar için 6100 sayılı HMK'nın yürürlük döneminde de uygulanması gerektiğinin kabulü gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12.03.2014 tarih ve 2013/6-497 E., 2014/268 K.; 29.05.2013 tarih ve 2012/21-1698 E., 2013/779 K.; 25.02.2015 tarih ve 2013/3-1324 E., 2015/877 K. ; 13.06.2018 tarih ve 2015/21-480 E., 2018/1195 K. sayılı kararları.)

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı tarafın 25.11.2016 tarihli duruşmaya katılmamış olması nedeni ile mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 320 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan birleşen 2009/454 E. sayılı kararın ONANMASINA,

2. Asıl (2004/503 E.) ve birleşen 2007/415 E. sayılı Mahkeme kararlarının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'na yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde asıl dava ve birleşen 2007/415 E. sayılı davalar yönünden davacılar ... ile ...'e iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

12.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.