11. Hukuk Dairesi 2022/395 E. , 2023/4196 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1578 Esas, 2021/1236 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/564 E., 2019/374 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının mülkiyetindeki dağıtım sisteminin işletme hakkını her bir dağıtım bölgesi için ayrı kurulan şirketlere, işletme hakkı devir sözleşmesi (İHDS) ile devrettiğini, bu kapsamda taraflar arasında 24.07.2006 tarihli İHDS imzalandığını, davalı tarafından yürütülen dağıtım faaliyetinin İHDS'nin imzalanmasından bu yana müvekkili tarafından yerine getirildiğini, sözleşmeden önceki dönemde dava dışı Halkbank tarafından trafo tesisi amacıyla taşınmaz kiralandığını, kira ilişkisinin uzunca bir süre devamının ardından kiralanan taşınmazın mahkemece tahliyesine karar verildiğini, ancak taşınmazda bulunan trafonun kaldırılmaması sebebiyle dava dışı Halkbank aleyhine ecrimisil davaları açıldığını, Halkbank tarafından bu davalar sebebiyle ödenen bedellerin tahsili için müvekkili ile davalı aleyhine dava açıldığını, davanın kesinleştiğini, kesinleşen ilam sebebiyle müvekkili tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle 201.473,48 TL ödenmek zorunda kalındığını, sözleşme hükümlerine göre davacı tarafından üçüncü kişiye ödenen bedelin İHDS öncesi döneme isabet eden kısmından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 120.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 01.11.2018 tarihli dilekçesiyle dava değerini 174.537,36 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, özelleştirme modeli gereği bilanço çalışmaları yapılarak şirket tarafından devre esas mizan düzenlendiği ve beyan edilen mizan kayıtları esas alınarak devre esas bilanço düzenlendiğinden ve bu suretle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemleri kesinleştirildiğinden davacının davalıdan herhangi bir talepte bulunulmasının ihale şartnamesi ve hisse satış sözleşmesi hükümlerine ters düştüğünü, 24.07.2006 tarihinden önceki dönemde dağıtım faaliyetleri ile ilgili gerçekleştirilen iş ve işlemlerle ilgili olarak hisselerin el değiştirmesinden önce, bitmiş ve neticelenmiş her türlü işlemin sorumluluğunun davacıya ait olduğunu, davacı tarafça dayanak dava konusu olayın üçüncü kişi ile ilgili olduğu belirtilmiş ise de, dava dışı Halkbank ile aralarında abonelik sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu, yine davacı tarafça müvekkili kurumdan talep edilen bedellerin içerisinde EGO Genel Müdürlüğü dönemine rastlayan kısmın da yer alması sebebiyle müvekkili kurumdan istenilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya dayanak olan Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/685 E. sayılı davasında, davalılar aleyhine hükmedilen alacağın, hem İHDS öncesi dönemi hem de sonrasını kapsadığı, hüküm uyarınca mülkiyeti davalıya ait olan trafonun, bulunduğu taşınmazdan kaldırılmaması sebebiyle dava dışı 3 üncü kişi olan bankanın dosya davacısına ecrimisil bedeli ödediğinin anlaşıldığı, karar vermeye elverişli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya göre, davalının, İHDS'nin imzalanması tarihinden önceki döneme denk gelen sorumluluğunun alacak ve ferileri ile birlikte toplam 174.537,36 TL olduğu, bilirkişi raporundaki, dayanak davada davalılar lehine hükmedilen vekalet ücreti ve işlemiş faizin alacaktan mahsubu gerektiği yönündeki değerlendirmeye, söz konusu vekalet ücretinin bu davanın konusu olmaması ve davayı vekaleten takip eden vekilin, yaptığı hizmet karşılığı vekalet ücretini alabilecek olmasına göre itibar edilmediği ve mahsup yapılmadığı, rücuen tazminat talebi başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olduğundan ve davacının mal varlığındaki eksilmenin ödeme tarihinde gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 174.537,36 TL rücuen alacağın 172.929,76 TL'sinin 02.09.2015 tarihinden itibaren, 1.607,60 TL'sinin 22.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, beyanlarının değerlendirilmediğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmediğini ve ek rapor alınmadığını, hisse satış sözleşmesi imzalanarak davacının özel şirkete devrinin gerçekleştiğini, ihale şartnamesi, hisse satış sözleşmesi ve işletme hakkı devir sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, devre esas devir bilançosu düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, rücuya dayanak mahkeme kararında davacı aleyhine hükmedilen bir bedel olmadığı gibi davacının icra emrinin tarafı olmadığını, davanın müvekkiline ihbar edilmediğini, bu nedenle rücuya dayanak davaya ilişkin masraf, giderler, vekalet ücreti ve faiz ile icra giderlerinin talep edilemeyeceğini, temerrütün oluşmadığını, ödeme tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini, avans faizine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından yapılan ödeme İHDS'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayandığı, rücuen alacağa dayanak olan Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesindeki davanın davacısı olan Halkbank bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olduğu, İHDS'nin 7.4 ve 7.6 ncı maddeleri gereğince davacının ödediği bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunduğu, alacak taraflar arasında imzalanan İHDS'ye dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ncı maddesi uyarınca 10 yıl olduğu, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olduğu, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki taraf da tacir olduğundan avans faizi talep edebileceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler, Bölge Adliye Mahkemesi kararında mahsubu gereken harç konusunda yanlışlık yapıldığı ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Taraflar arasında imzalanan 24.07.2006 tarihli İHDS.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak somut uyuşmazlıkta, nispi değere tabi bulunan davanın kabulüne ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş ise de Bölge Adliye Mahkemesince bu başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Buna göre Bölge Adliye Mahkemesince; davalı istinaf başvurusunun reddi nedeni ile alınması gereken 11.922,65 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye harcın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, her aşamada resen nazara alınması gereken ve davalı lehine usuli kazanılmış hak yaratmayan bu hususta, hatalı değerlendirme sonucu tespit edilen 6.469,96 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan harç 2.980,67 TL olmasına karşın 1.617,49 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan harcın davalıdan tahsiline karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “Davalıdan alınması gerekli olan 6.469,96 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.617,49 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.852,47 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davalıdan alınması gerekli olan 11.922,65 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.980,67 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.941,98 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,” ibaresinin yazılması suretiyle resen DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!