WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/3926 E.  ,  2023/3407 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/564 Esas, 2021/1034 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul-ret
BİRLEŞEN DAVA : 2010/62 Esas

Taraflar arasındaki itirazın iptali ve menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, asıl davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 07.12.2005 tarihinde iki yıl süreli kit karşılığı cihaz protokolü imzalandığını, davacı şirketin yapılan sözleşme gereği toplam 20.900 adet kiti fatura karşılığında davalı şirkete iki parti halinde gönderdiğini, gönderilen kitlerin bir kısmının davalı şirket tarafından iade edildiğini, iade edilen kitlerin davacı şirket tarafından fatura karşılığında geri alındığını, sözleşmede kararlaştırıldığı üzere, fatura edilen kitlerin karşılığında ödemelerin fatura tarihinden itibaren 50 gün vadeli çek ile yapılması gerektiğini, davacının, davalı şirkete 99.185,64 TL tutarında kit fatura ettiğini, davacı şirkete ödenen miktarın ise 71.736,76 TL olduğunu, sözleşme gereği takip tarihi itibarıyla muaccel hale gelen 25.400,00 TL alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, testlerin miadının geçtiği iddiasının doğru olmadığını, buna ilişkin takibe kadar bir itirazlarının bulunmadığını, müvekkili şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasındaki 07.12.2005 tarihli sözleşmeye göre en çok %6 oranında kit kaybı olacağı ve bunu aşan miktarın davalı şirket tarafından karşılanacağının öngörülmesine rağmen, teslim edilen kitlerde %40 - %50 oranında kayıp yaşandığını, 01.07.2006 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlık Tebliği nedeniyle %25’in çok üzerinde resmi fiyat düşüşü olduğundan, karşı tarafın, sözleşmenin 13 üncü maddesi gereğince fiyat iskontosunda bulunması gerektiğini, mücbir sebep niteliğindeki mevzuat değişikliği nedeniyle kit kullanımının önemli ölçüde azaldığını, zayi olan kitlerin birleşen davalı tarafca iade alınmadığını, son kullanım tarihi dolmak üzere olan kitlerin gönderildiğini, davalının icra takibi yoluyla kit bedellerini talep etmesinin haksız olduğunu ileri sürerek Diyarbakır 1. İcra Müdürlüğü’nün 2006/5586 E. sayılı dosyasından davalı şirkete borçlu olmadıklarının tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmeden kaynaklanan zararlarına karşılık şimdilik 5.000.00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; 01.07.2006 tarihinde yürürlüğe giren “Bakanlık Tebliği” nedeniyle % 25’in çok üzerinde resmi fiyat düşüşü olduğunu, karşı tarafın sözleşmenin 13 üncü maddesi gereğince fiyat iskontosunda bulunması gerektiğini, Maliye Bakanlığı genelgesinin davacı tarafından dikkate alınmadığını, bu durumun sözleşmenin 13. maddesine göre mücbir sebep olarak kabulü gerektiği, son kullanma tarihi dolmak üzere olan kitlerin davalıya teslim edildiğini, kullanım süreleri geçtiği için önemli miktarda kitin davalının elinde kaldığını, 2.909 adet kitin zayi olması nedeniyle bedelinin talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının menfi tespit davası açmakta hukuk yararı bulunmadığını, birleştirmenin usulüne uygun olmadığını, anılan davaya ilişkin zamanaşımının dolduğunu, asıl davaya ilişkin beyanlarını tekrar ettiklerini, kit kullanımları bakımından fiziki şartlar nedeniyle sağlıklı veri elde edilemeyeceğini, bunun için defter ve faturalara bakılabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Önceki Karar
Mahkemece 21.11.2016 tarih, 2014/1232 E. ve 2016/788 K. sayılı kararı ile dava konusu protokol esas alınarak icra dosyasındaki faturaların değerlendirilmesi gerektiği yönündeki raporlar arasındaki çelişkiyi gideren ve mahkemece benimsenen 25.01.2016 tarihli raporda yapılan tespitlere göre, davalının Diyarbakır 1. İcra Müdürlüğünün 2006/5586 E. sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 20.783,00 TL asıl alacak ve bu miktar asıl alacağa uygulanan faiz yönünden iptali ile takibin bu miktarla sınırlı olmak üzere aynen devamına, davalı taraf itirazında kötüniyetli kabul edilemeyeceğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, birleşen Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/62 E. sayılı dosyası yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı-birleşen davalı vekili tarafından birleşen dava yönünden, davalı-birleşen davacı vekili tarafından da asıl ve birleşen davalar yönünden temyiz edilmiş, davalı-birleşen davacı vekili 20.08.2018 tarihinde birleşen davanın temyizinden feragat etmiştir.

B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 29.01.2020 tarih, 2019/1255 E. ve 2020/138 K. sayılı kararıyla asıl dava yönünden; taraflar arasındaki sözleşmenin 13 üncü maddesi “% 25 ve üzeri fiyat düşüşleri taraflar arasında iskonto ile paylaşılır” şeklinde olduğu, sözleşme tarihinden sonra yürürlüğe giren, Tedavi Yardımına İlişkin Uygulama Tebliği (Sıra No:8)’in, 2.3. Uygulama Esasları başlıklı maddesinin 2 nci paragrafında, “Vaka başı ödeme kapsamındaki hastanın bir üst kurum ile aynı yerde veya bir başka yerleşim yerinde bulunan sağlık kurumuna sevk edilmesi halinde fiyatlandırma ve ödeme %25 oranında düşürülerek yapılır.” hükmü bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşme hükmü gereğince %25 iskonto oranının paylaşılması gerektiği, asıl alacağa uygulanacak işlemiş faiz oranının belirtilmemesinin, kararın infazında tereddüt oluşturacağından, mahkemece açıkca işlemiş faiz miktarı ve faiz oranının belirtilmemesinin doğru olmadığı, birleşen dava yönünden; davacı vekilinin temyizden vazgeçme nedeniyle temyiz isteminin reddine, birleşen dava reddolunmuş olmasına rağmen, kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmemesinin de doğru olmadığı işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararındaki "Taraflar arasındaki sözleşme hükmü gereğince %25 iskonto oranının paylaşılması gerektiği" istemi doğrultusunda yapılan hesaplamaya göre davacının 9.382,72 TL alacağının bulunduğu yönünde görüş bildirir rapor düzenlendiği, bozma ilamında da açıkça sözleşme tarihinden sonra yürürlüğe giren Tedavi Yardımına İlişkin Uygulama Tebliği gereğince %25 oranında iskonto üzerinden hesaplama yapılmasına değinildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Diyarbakır 1. İcra Müdürlüğü'nün 2006/5586 E. sayılı takip dosyasına yapılanm itirazın 9.382,72 TL asıl alacak ve 167,09 TL %25 oranında işlemiş faiz yönünden iptali ile takibin bu miktarla sınırlı olarak devamına icra inkar tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda, 01.07.2006 - 08.09.2006 tarihleri arasında test kiti satış faturaları toplamının tamamına iskonto uygulanması halinde kesilmesi gereken iskonto fatura toplamının 68.384,97 TL olacağının ve bunun karşılığında 70.426,00 TL ödeme yapıldığının saptandığını, oysaki müvekkilinin fesihte haklı olduğunu, davacının alacaklı değil aksine borçlu olduğunu, kit kayıplarının sözleşmede öngörülenden daha fazla olduğu hususunun cihazın hafıza kartı üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile anlaşılacağını belirtilerek bilirkişi incelemesi yapılması talep edildiğini, mahkemece hafıza kartı üzerinde inceleme yapılmadığını, kullanım süresi bitmek üzere olan 2700 adet kit müvekkili kuruma gönderildiğini, bu hususun dikkate hesapta alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali, birleşen dava aynı takip dosyasına ilişkin borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve 72 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Asıl davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl davada davalıya yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.