11. Hukuk Dairesi 2022/392 E. , 2023/4341 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/157 Esas, 2021/1972 Karar
HÜKÜM : Esas Hakkında Yeniden Hüküm Kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/297 E., 2018/975 K.
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davalardaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin inşa ettiği Sembol İstanbul Projesinden daire satın almış olan bir müşterisi tarafından satım bedeli karşılığında keşidecisi ... olan ... numaralı 30.11.2014 tarihli 15.000,00 TL ve 30.12.2014 tarihli 15.000,00 TL tutarında iki adet çek verildiğini, çeklerin ciro edilerek tahsili için Vakıfbank Kazlıçeşme Şubesine verildiğini, çeklerin vade tarihleri gelmeden keşidecisi tarafından müvekkiline ödendiğini, çeklerin bankadan muamelesiz iade alınarak iade edildiğini, kendisini ...’ın avukatı olarak tanıtan bir şahsın müvekkilini arayarak çek bedelinin ödenmesini istediğini, müvekkili tarafından yapılan araştırma ile müvekkili tarafından iade edilen çekler üzerinde tahrifat yapılarak yeniden tedavüle sokulduğunu, bankaya ibrazı sonucunda karşılıksız kaşesinin vurulduğunu, çeklerin keşideci ...’a iade edilirken arkalarındaki ciroların sehven unutulmuş olduğunun böylece anlaşıldığını, dava konusu çeklerin ikisinin de tarihleri 30.05.2015 olacak şekilde parafla değiştirilerek son ciranta ...’ın kardeşi ... tarafından ...’nın ortağı bulunduğu Özmert Kumaş Örme ve Tekstil San Dış Tic. Ltd.Şti.'ne ciro edildiğini, her ikisi de 15.000,00 TL tutarlı olan çeklerin bir tanesinin tutarının 515.000,00 TL olarak değiştirildiği ve müvekkilinin bu yolla zarara uğratılmak istendiğini ileri sürerek müvekkilinin dava konusu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, bedelleri sona ermiş çeklerin tedavüllerinin sonlandırılarak bankaya iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş, asıl dava yönünden ... numaralı çek yönünden dava safhasında davasından feragat ettiği bildirilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleşen davalarda cevap dilekçesinde; davacıların ağır ve haksız ithamlar ile müvekkil firmaya mahkeme huzurunda organize bir suç örgütü gibi tanıtıldığını, çek keşidecisi tarafından çek bedellerinin ödenmesi neticesinde, davacılar tarafından çeklerin çek keşidecisine iadesi sırasında tahsil cirolarının iptal edilmediğini beyan ettiklerini ancak bu durumun ticari teamüllere aykırı olduğunu, davacıların çek cirolarını iptal etmemelerinin sebebinin; davacı ... İnşaatın Esenyurt’ta yaptığı inşaattan müvekkiline satmış olduğu iki adet daireyi müvekkili şirkete devredemeyip, çek bedellerini müvekkilinden tahsil etmeleri nedeniyle borçlu olmalarından kaynaklandığını, müvekkili şirket ile davacı şirket ortaklarının ortağı bulunduğu NCST Tekstil A.Ş. arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, bu ticari ilişki neticesinde müvekkili şirketin dava dışı NCST şirketinden olan cari hesap alacağına karşılık Karden İnşaatın Grup şirketi NCST Tekstil A.Ş. yetkilisi ...’e Karden İnşaat tarafından İstanbul Esenyurtta bağımsız bölümün devir işlemini yaptığını ve NCST Tekstil A.Ş. çalışanı ... ...'ya İstanbul Esenyurtta başka bir bağımsız bölümün devir işlemini yaptığını, dava konusu iki adet çekin de içerisinde bulunduğu bir kısım çekin ... tarafından davacı şirket pazarlamacısı ...’ya teslim edildiğini, ...’nın da çekleri ciro ederek NCST Tekstil A.Ş. çalışanı ... ...’ya teslim ettiğini, çeklerin teslim edildiğine dair teslim alan imzalarının bulunduğu çek fotokopilerinin ekte sunulduğunu, çeklerin, taraflar arasında satışa konu gayrimenkullerin iskanları ve tapu devir işlemleriyle ilgili harcamalarda kullanılması için verildiğini, bu işlemlerin gecikebileceği nedeniyle tarafların mutabakatı doğrultusunda keşideci tarafından paraflanarak değiştirildiğini, davacı ...’nın Davacı ... İnşaattan daire satın almadığını, ...’nın Karden İnşaat adına çalıştığını, her iki davacı arasında gayrimenkul satışına konu herhangi bir belge sunulmadığını, davacıların iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacıların yerine getirmedikleri yükümlülüklerini müvekkiline yükleme çabasında olduklarını savunarak davaların reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 30.11.2014 tarih ve ... numaralı 15.000,00 TL bedelli çekin hamiline yazıldığı, ilk cirantanın birleşen dava davacısının olduğu, sonraki cironun ise asıl ve birleşen dava davacısı Karden...A.Ş.'ye ait bulunduğu, sonrasında Vakıflar bankasının sadece kaşesi olduğu, çek aslının incelenmesinde ise bu çekin ibraz tarihinin 30.05.2015 ve bedelinin ise 515.000,00 TL olarak keşideci tarafından imzası ile tashih edildiği, Vakıflar Bankasının kaşesinden sonra yine davacı ...... A.Ş.'ye ait ikinci bir ciro, ondan sonra ise müflis davalı Özmert... Ltd.Şti'ye ait ciro ve ondan sonraki cironun ise davalı ...'a ait bulunduğu, davalı ... tarafından bankaya ibraz edildiği ve karşılıksız şerhi verilmiş olduğu, çekteki davacıya ait birinci ve ikinci cironun davacı şirkete ait olduğu davacı vekilinin imzalı beyanı ile teyit edildiği; her ne kadar davacı, çeklerin bankadan muamelesiz iade alınarak keşideciye iade edildiğini, çeklerin keşideci ...’a iade edilirken arkalarındaki müvekkiline ait ciroların iptal edilmesinin sehven unutulmuş olduğunu ve müvekkili tarafından iade edilen çekler üzerinde tahrifat yapılarak yeniden tedavüle sokulduğunu ileri sürmüş ise de bu iddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğu, zira, çekte tashih işleminden sonra davacı şirkete ait yeni bir cironun bulunması, çekin keşideci tarafından tashihinden sonra davacı tarafından yeniden cirolandığı anlamına geleceğinden bu iddiaya bu nedenle itibar edilmediği, diğer yandan çek bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amaçlı verildiğine ilişkin karine olduğu, davacının bu karinenin aksini ispat edemediği, bu nedenle asıl davada dava konusu çek yönünden reddi gerektiği, birleşen dava yönünden ise; dava konusu iki çek üzerinde de tashih işleminin mevcut olduğu, Bankadan gelen cevabi yazı ekindeki fotokopiden anlaşılacağı üzere 30.11.2014 tarih ve ... numaralı 15.000,00 TL bedelli çekin hamiline yazıldığı, ilk cirantanın birleşen dava davacısı .... olduğu, sonraki cironun ise asıl ve birleşen dava davacısı Karden... A.Ş.'ye ait bulunduğu, sonrasında Vakıflar Bankasının sadece kaşesi olduğu, diğer 30.12.2014 tarih 15.000,00 TL bedelli çekin hamiline yazıldığı, ilk cirantanın birleşen dava davacısı .... olduğu, sonraki cironun ise asıl ve birleşen dava davacısı Karden... A.Ş.'ye ait bulunduğu, sonrasında Vakıflar bankasının sadece kaşesi olduğu, bilahare bu çekin ibraz tarihinin 30.05.2015 olarak keşideci tarafından değiştirildiği, Vakıflar bankasının cirosundan sonra ise yine davacıya ait ikinci bir cironun bulunduğu, çek tedavüle çıktıktan sonra keşideci tarafından keşide tarihinin değiştirilmesi halinde; çekin ödenmek suretiyle veya borç ilişkisinin herhangi bir nedenle sona ermesi nedeniyle keşideciye iade edildiğinin kabulü gerektiği, dolayısı ile keşide tarihinin değiştirilmesi halinde, çeki değişiklikten önce cirolamış olan kişilerin bu çekten dolayı sorumluluklarının sona erdiği, bu nedenle birleşen davada davacının çeklerin keşide tarihlerinin keşideci tarafından değiştirilmesinden sonra ikinci bir cirosunun bulunmadığından ilk cirosu nedeniyle sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle asıl dava yönünden dava konusu ... çek nolu çek yönünden davanın ispat edilmemesi, ... nolu çek yönünden ise vaki feragat nedeniyle davanın reddine, birleşen dava yönünden ise, davanın kabulü ile davacının dava konusu çeklerden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, koşulları bulunmadığından kötü niyet tazminatına karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çekin müvekkilden iade alınmasından sonra ciro ile iki el değiştirdiğini, bu sırada çekin bedelinin 15.000,00 TL olduğunu, çeki bankaya 515.000,00 TL olarak ibraz edenin keşidecinin ortağının kardeşi davalı ... olduğunu, burada keşideci ile bu kişilerin birlikte hareket ettiklerini, banka ve müvekkil şirket kayıtlarında 15.000,00 TL olduğu sabit olan çekin 515.000,00 TL olduğu anda davacı cirosunun bulunduğunun kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalıların dairelerin teslim edilmemesi üzerine 'Karşılıklı mutabakat ile çekin bedeli ve tarihinin değiştirildiğini' iddia etmelerine rağmen bu konuda yazılı bir mutabakatı dosyaya sunmadıklarını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 748 inci maddesi gereğince davacının hangi çek metninden sorumlu olduğunun tespiti gerekirken, yanlış yorum ve gerekçe ile hatalı karar verildiğini, müvekkilin en fazla 515.000,00 TL'nin 15.000,00 TL'lik bölümünden sorumlu olabileceğini, Banka cevaplarından da anlaşılacağı üzere, çekin vadesinin sonradan 30.05.2015 olarak değiştirildiği anda bile bedelinin 15.000,00 TL olduğunu, bu şekliyle bankaya da sunulduğunu, daha sonraki tarihte bedelinin 515.000,00 TL yapıldığını ve keşideci tarafından paraflandığını, davacı müvekkilin herhangi bir borcun tasfiyesi amacıyla üstlendiği 515.000,00 TL'lik bir kambiyo taahhüdünün bulunmadığını, davalı tarafça da bunun aksini gösterir yazılı bir delilin dosyaya sunulmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir
2.Asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çeklerdeki keşide tarihi ve çek bedelindeki düzeltmelerin davacının bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığı bu nedenle cirosunu iptal etmeyerek sorumlu kalmaya devam ettiği açık olup yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Davalı müflis ... ş'ın ortağı ... tarafından keşide edilen çek bedellerinin haricen ve bankaya ibrazla asıl dava davacısı şirkete ödendiğini, çeklerin bedeli ödendiğinden çekin keşidecisi ...’a iade edildiğini, Davalı müflis...şirketine devredilecek taşınmazların devri geciktiğinden asıl dava davacısı şirket, davalı müflis şirkete devredeceği taşınmazlar karşılığı, dava konusu Türkiye Ekonomi Bankası ... Şubesine ait keşidecisi ... 30.12.2014 bedeli 15.000,00 TL olan ... Çek nolu çekin keşide tarihli 30.05.2015 olarak düzeltilip paraflandıktan sonra, davacı şirket tarafından ikinci kez cirolandığını, davalı müflis...şirketine devredilecek taşınmazların aradan geçen zamana rağmen devredilmemesi üzerine varılan mutabakat neticesinde, keşide tarihi daha önce 30.05.2015 olarak düzeltilip paraflanan Türkiye Ekonomi Bankası Esenyurt Şubesine ait keşidecisi ..., Keşide Yeri İstanbul, Bedeli 15.000,00 TL olan ... Çek nolu çekin bedelinin 515.000,00 TL olarak düzeltilerek paraflandığını, davacının, dava konusu çeklerin en son düzeltilmiş hali olan keşide tarihi 30.05.2015 bedeli 515.000,00 TL olan ... Çek nolu çekten ve keşide tarihi 30.05.2015 bedeli 15.000,00 TL olan ... Çek nolu çekten dolayı sorumluluğu bu bedeller üzerinden kabul ettiği için çekler üzerindeki cirosunu iptal etmediğini,
davacının çekler üzerindeki ciroları iptal etmeyi unuttuklarına ilişkin iddiası hukuki dayanaktan yoksun olup dava konusu çeklerden sorumlu olacağını, kaldı ki;çeklerin bankadan aynı tarihte alınmadığı, 20 gün ara ile iade alındığını, Tek taraflı ve eksik incelemeyeye dayalı bilirkişi raporuna dayanarak, rapora yönelik itirazlar değerlendirilmeden birleşen davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, hem tarafımızın hem de iflas idaresinin yokluğunda bilirkişi incelemesi yapıldığı gibi iflas idaresine davalılardan müflis...Örme ve Tekstil San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’nin 2014 ve 2015 yılı ticari defterlerini ibraz imkanı tanınmadığını; yalnızca davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi ile kanaat sunulan, taleplerimizin incelenmediği tek taraflı olarak tanzim edilmiş bilirkişi raporu yargıtay denetimine açık, şeffaf, hükme esas alınabilecek nitelikte bir rapor olmadığını, Kabul etmemek kaydıyla; bir an için davacı yanın düzeltme yapılan 30.05.2015 tarihli, 515.000,00 TL bedelli, ... çek nolu çek yönünden sorumlu olmadığı kabul edilse dahi, davaya konu çeklerdeki düzeltmelerden önceki bedeller (15.000,00 TL + 15.000,00 TL) yönünden sorumlu olacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen dosya davacısı ...'nın çekin yeni metninde cirosunun bulunmadığı dosya kapsamıyla sabit olduğundan; bu davacının 30.12.2014 tarihli çek açısından 15.000,00 TL, herhangi bir değişiklik işlemine tabi tutulmadığı anlaşılan 30.11.2014 tarihli çek açısından 15.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL yönünden sorumluluğunun devam etmesine rağmen, davacının menfi tespit isteminin tümüyle kabul edilmesi hatalı olduğundan, davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin yerinde görüldüğü, asıl dava yönünden ise; çek tarihinde ve bedelinde değişiklik yapıldığı belirtilen başlangıçta 30.12.2014 keşide tarihli çekin önce keşide tarihinin 30.05.2015 olarak değiştirildiği ve çekin bu şekilde işlem gördüğünün gerek dosyada mevcut banka kayıtları gerekse de davalı beyanlarıyla sabit olduğu, çekin daha sonraki tarihte bedelinin 515.000,00 TL olarak değiştirilmiş olması karşısında; davacı ...Ş. çek bedelinin değiştirilmesinden önce çeki ikinci kez ciro ettiği, bunun dosyada mevcut 17.06.2015 tarihli Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. yazı cevabı ve çek fotokopisi ile sabit olduğu anlaşıldığından, bu davacının da çeki ikinci kez ciro ettiği andaki çek bedeli olan 15.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava yönünden; 30.11.2014 keşide tarihli, ... çek numaralı ve 15.000,00 TL bedelli çek yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, başlangıçta 30.12.2014 keşide tarihli, ... çek numaralı ve 15.000,00 TL bedelli çekin davacı ...Ş. tarafından ikinci kez ciro edildiği tarihte çek bedelinin 15.000,00 TL olduğu anlaşıldığından, davacının bu çek nedeniyle davalı tarafa 15.000,00 TL ile sınırlı olarak borçlu olduğunun tespiti ile, çekin değişen bedeli nedeniyle çekin yeni bedeli olan 515.000,00 TL'nin 500.000,00 TL'si yönünden davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, birleşen dava yönünden; davacı ...'nın 30.11.2014 keşide tarihli, ... çek numaralı ve 15.000,00 TL bedelli çek yönünden davalılara bu bedel üzerinden borçlu olduğu anlaşıldığından, bu çek ile ilgili davacının menfi tespit talebinin reddine, davacı ...'nın başlangıçta 30.12.2014 keşide tarihli, ... çek numaralı ve 15.000,00 TL bedelli çekin değişen keşide tarihi ile çek bedeline ilişkin ikinci bir cirosu bulunmadığı anlaşıldığından, davacının bu çek nedeniyle davalı tarafa 15.000,00 TL ile sınırlı olarak borçlu olduğunun tespiti ile çekin değişen bedeli nedeniyle çekin yeni bedeli olan 515.000,00 TL'nin 500.000,00 TL'si yönünden davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü ve kabul edilmeyen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalar çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 748 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!