WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/3557 E.  ,  2023/5758 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.10.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan 2018 yılından itibaren ara ara 3.000,00-5.000,00 TL borç aldığını, toplamda 90.000,00 ila 100.000,00 TL civarında elden para aldığını, davalının son 3 aydır müvekkilinden baskı, hakaret ve ölümle tehdit ederek 10.06.2020 düzenleme, 20.06.2020 ödeme tarihli 170.000,00 TL'lik senet aldığını, daha sonra ilk senedi yırttığını, yanlış hesap yapıldığını, borcun 200.000,00 TL olduğunu söylerek tehditlerle 230.000,00 TL'lik senedi imzalattığını, senetlerin yetkili hamil olmayan kişi tarafından icra takibine konu edildiğini ileri sürerek senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, 26.07.2021 tarihli dilekçe ile iki adet senetten dolayı 100.000,00 TL'lik kısmın kabul edildiğini, 300.000,00 TL'lik kısmın kabul edilmediğini belirterek eksik harcı tamamlamıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zorla baskı ile senet alındığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkilinden aldığı borçlara karşılık senet düzenleyip teslim ettiğini, davacıya toplamda 59 adet Cumhuriyet altını, 231 adet gram altın, 22 ayar 30 gram 1 adet bilezik ve 70.500,00 TL nakit para ve bankalardan çektiği 5 adet kredi toplamı 196.500,00 TL verdiğini, davacının sadece 80 gram altın ve 38.000,00 TL'yi ödediğini, davacının borçlarına karşılık dava konusu iki senedi verdiğini, müvekkilinin senetleri eşi adına cirolayarak takibe koyduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 230.000,00 TL bedelli bononun bedel kaydı kısmında sadece "m" ifadesi bulunduğu, bu ifade "bedeli malen ahzolunmuştur" olarak yorumlandığında davalının, davacıya borç olarak altın verdiği yönündeki savunmasının doğrulandığı ve bononun ihdas nedeninin talil edilmediği, salt bu ifadenin bedel kaydını içermediği kabul edildiğinde de bonoya karşı ispat külfetinin yine davacı üzerinde olduğu, 170.000,00 TL bedelli bono metninin incelenmesinde bedeli "nakten ahzolunmuştur" ifadesinin bulunduğu, davalı tarafından nakden ifadesinin talil edilmediği, davalının, davacıya altın dışında 196.500,00 TL borç para verdiğini de savunduğu, bu durumda her iki bono bakımından davacının bonolarda yazılı miktarlarda davalıya borçlu olmadığının yazılı delille kanıtlanamadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ön inceleme duruşmasında ve deliller toplanıp irdelenmeden karar verildiğini, senedin yağmasına dayalı olarak yaptıkları suç duyurusu neticesi eksik inceleme ile verilen takipsizlik kararının Mahkemece dikkate alındığını, dava konusu senetlere dayalı olarak başlatılan icra takiplerine hamilin yetkisiz olması, maaş haczi ve tebligata ilişkin itirazlarının icra hukuk mahkemelerinde kesinleşmesi beklenmeden karar verildiğini, Mahkemenin dava konusu senetler üzerinde inceleme yapmadığını, Mahkemece senet üzerindeki "m" harfinin malen kaydı olarak kabul edildiğini, nakden yazısının elden alınan nakit paralara göre yorumlandığını, kimin ne kadar borç verip aldığının araştırmadığını, müvekkiline 6-7 kişinin tehdidi altında zorla senet imzalatıldığını, zorla icra dairesine götürüldüğünü, aynı gün içerisinde ihtiyati haciz kararı alınıp tebligat yapılıp takibin kesinleştirildiğini, müvekkilinden zorla muvafakat alındığını, tarafların memur olduklarını, senet miktarlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, delilleri toplanıp tanıkları dinlemeden karar verildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmasına dair taleplerinin gerekçe yazılmadan reddedildiğini, takipsizlik kararına karşı yazılı emir yoluna gidilmesi için Adalet Bakanlığına başvurulduğunu, ön inceleme aşamasında delilleri toplanmadan, delillerin ibrazı için süre verilmeden, kesinleşmemiş ceza ve icra mahkemelerinin kararları esas alınarak karar verildiğini ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu senetlerden dolayı davacının borçlu olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.