11. Hukuk Dairesi 2022/3326 E. , 2023/6836 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/649 Esas, 2021/1718 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/404 E., 2019/272 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili ile davalı Şirket vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." esas ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “... RED” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, itirazın kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından bir kısım emtianın çıkartıldığını, oysa müvekkili markası tanınmış olduğundan başvuru kapsamında bırakılan 41 inci sınıfta yer alan hizmetler yönünden de iltibas ve tanınmışlık koşullarının oluştuğunu, zira dava konusu başvuruda müvekkilinin tanınmış markasının birebir yer aldığını, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2018-M-6736 sayılı kararının iptaline ve başvrunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının itirazı sonrası dava konusu başvuru kapsamında bırakılan 41 inci sınıf hizmetlerin davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer almadığı gibi tanınmış olduğu sektörle ilişkilendirilebilecek mal ve hizmetler olmadığını, kötüniyet iddiasının da ispatlanamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı şirket vekili usulüne uygun tebligata rağmen davaya süresinde cevap vermemiş, davalı şirket vekili yargılama aşamasında sunduğu beyan dilekçeleri ve duruşmadaki beyanlarında davanın reddini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların marka işaretleri arasında "..." ibaresinin asıl unsur olarak yer almasından kaynaklı benzerlik bulunduğu ancak uyuşmazlık konusu 41 inci sınıf hizmetlerin davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer mallar benzer olmadığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığı ancak davacının “...” ibaresini içeren markasının davalı Kurum nezdinde T/00085 numarası ile tanınmış marka olarak tescilli bulunması, davacı adına ... ibaresini esas ve/veya yan unsur olarak içeren ve seri marka şeklinde tescil edilmiş markalarının varlığı, davaya konu marka başvurusunda, davacı adına tescilli ve tanınmış ... ibaresinin birebir kullanılıyor olması, davaya konu marka başvurusunda ... ibaresi haricinde yer alan RED ibaresinin, bahse konu marka başvurusuna ne tek başına ve ne de bir bütün olarak gerekli ve yeterli ayırt ediciliği katamaması davaya konu markaların, birbirinin devamı intibaı uyandırması karşısında dava konusu başvurunun uyuşmazlık konusu hizmetler yönünden tescilinin davacı markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağından ve markanın itibarına zarar verebileceğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluştuğu, diğer taraftan davalı şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'nun 2018-M-6736 sayılı kararının iptaline, marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük ve sicilden terkin ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı Şirket vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvurunun uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerde kullanılması davacının veya markanın itibarını zedelemeyeceği gibi davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar da sağlamayacağını, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; 10.06.2019 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinin dikkate alınmadığını, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, bilirkişi raporu taraflarına tebliğ edilmeden karar verildiğini, müvekkili başvurusu kapsamında yer alan 41. sınıf hizmetlerin de davacı markalarının kapsamında yer almadığını, tarafların faaliyet alanlarının tamamen farklı bulunduğunu, ... logosunun karıştırılması ihtimalinin olmadığını, taraf marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin restoran-bar işlettiğini, davacının markasını kullandığı dondurma ürünlerin satmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun, beyaz zemin üzerine siyah renkte düz yazı karakteri ile yazılmış "... RED" ibaresinden oluştuğu, başvuruda yer alan "RED" ibaresi İngilizce olup kırmızı anlamına geldiğinden ve bu hali ayırt ediciliği bulunmadığından başvurunun asli unsurunun "..." ibaresi olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının da "..." asıl unsurlu olup, bu markalarda yer alan diğer unsurların tali unsur konumunda bulunduğu, dolayısıyla, davacı markalarının asli unsurlarını oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanılması, markalar arasında karıştırılma tehlikesine yol açacak nitelikte olduğundan İlk Derece Mahkemesinin tarafların marka işaretlerinin benzer olduğu kabulünde bir isabetsizliğin bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere dava konusu başvuru kapsamında bırakılan 41. sınıfta yer alan " Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetlerden farklı olduğu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında sayılan tanınmış markadan haksız yararlanma halleri, her somut olayın özelliklerine, markanın ne kadar tanınmış olduğuna, tanınmış markanın ayırt edicilik derecesinin ne derecede yüksek olduğuna, her iki tarafa ait markanın birebir aynı olup olmamasına, farklı sınıftaki mal veya hizmetin tanınmış markanın asıl olarak kullanıldığı sektör veya sektörlerden mal ve/veya hizmetlerden ne derece uzak ya da yakın, ne derece farklı olduğuna göre değerlendirilmesi gerektiği, dosyada mevcut bilirkişi raporunda davacının ... asıl unsurlu markalarının tanınmış olduğu bildirilmekle birlikte bu tanınmışlığın hangi mal ve hizmetlerde olduğu yönünde bir değerlendirme yapılmamışsa da davacının ... ibareli markaları "dondurma" emtiasında tanındığı, yukarıda da belirtildiği üzere dava konusu başvuruda, davacı markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle benzer olmayan "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri." hizmetlerinin bulunduğu, davacı markaları ile dava konusu başvuru arasındaki benzerliğin seviyesi, davacı markalarının tanınmışlık düzeyleri, davacı markalarının tanınmış olduğu "dondurma" emtiası ile başvuru kapsamında yer alıp, yukarıda belirtilen hizmetler arasında hiçbir yakınlık bulunmaması, diğer bir deyişle başvuru kapsamındaki yukarıda belirtilen hizmetlerin, davacı markalarının tanınmış olduğu sektöre son derece uzak ve farklı olması gözetildiğinde, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşullarının gerçekleşmediği kanaatine varıldığı, İlk Derece Mahkemesince somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tescile konu edilmek istenen dava konusu “... RED” ibareli marka başvurusu açısından görsel/işitsel anlamında benzerliğin mevcut olduğu ve SMK’nın 6/5 kapsamında ortalama tüketicilerce markanın karıştırılacağı ve ayırt edici olmaması sebebiyle müvekkil firmaya ciddi anlamda zarar vereceğini, müvekkili firmanın tanınmış markasının bulunduğundan tanınmış markasının da değerlendirmesi gerektiğini kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunup bulunmadığı ve somut olay bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşup oluşmadığı noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!