WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/3204 E.  ,  2023/5428 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1508 Esas, 2022/158 Karar.
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/301 E., 2020/147 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların ve dava dışı üç kişinin daha hissedar oldukları taşınmazın taksimi konusunda tüm tarafların anlaştıklarını, kat irtifakı alınmak ve 2018 yılı turizm sezonuna yetiştirilmek şartı ile şerefiye payı olarak davalıya 75.000,00 euro bedelli senet verildiğini, ancak gereken işlemlerin yapılmadığını ileri sürerek müvekkilinin senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taksim sonucu davacı ile davalıya düşen yerler arasında değer farkı bulunduğunu, dava konusu bononun taksim sonucu davacıya düşen yerler daha değerli olduğu için şerefiye payı olarak verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu bononun teminat olarak verildiği hususunun davacı tarafından yazılı delille (yemin dahil) ispatının gerektiği, davacının yazılı delil sunamadığı, davacının yemin deliline dayandığı ve davalının duruşmada yemin ettiği, sebepten bağımsız olarak soyut bir hukuki işlem şeklinde olan senetten dolayı borç altına giren davacının bu senetten dolayı borçlu bulunmadığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şerefiye bedeli konusunda bilirkişi incelemesi ve keşif yapılmadığını, davayı ispatlamalarının engellendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu senedin teminat olarak verildiğini ileri sürdüğü, senetle ispat kuralı gereği kambiyo senedinin bedelsiz olduğu iddiasının kesin delillerle ispat edilmesinin gerekli olduğu, kambiyo senedinin teminat amaçlı olarak verildiğini iddia eden davacının bu iddiasını kesin belge ile ispat etmesi gerektiği, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinin halası olduğunu, senede karşı senetle ispat kuralının geçerli olmadığını, dava konusu senedin şerefiye payı olarak verildiği davalının da kabulünde olduğunu ancak davalının şerefiye bedelini şartsız aldığını iddia ettiğini, oysaki taşınmazlar arasında senet bedeli tutarında bir şerefiye payı bulunmadığını, bu iddianın uzman bilirkişilerce mahallinde yapılacak inceleme ve keşif ile araştırılması gerektiğini, mahkemece bu yönde bir inceleme yapılmadığını, dava harici diğer hissedarların yerinin davalının binasının bulunduğu konumdan daha az değerli bir konumda olduğunu, dava harici bu hissedarlara herhangi bir şerefiye payının ne davalı ne de davacı tarafından ödenmediğini, bu durumun dahi dava konusu senedin şerefiye payı adı altında inşaatın 2018 yılı turizm sezonuna yetiştirilebilmesi için inşaatın yapımını zorluk çıkararak geciktiren davalıyı ikna edebilmek amacı ile verildiğinin açık ve net bir göstergesi olduğunu, dosya kapsamındaki ihtarnamelerin müvekkilinin iddiasını doğruladığını, müvekkilinin hiçbir zaman senedin teminat olarak verildiğini iddia etmediğini, şerefiye payından daha yüksek bir bedel belirlenmesinin de şart nedeni ile olduğunu, ileri sürülen şart gerçekleştiği takdirde senet bedelinin ödeneceğinin beyan edildiğini, ancak davalının tutum ve davranışları neticesinde şartın gerçekleşmediğini ve taşınmazların iskanının alınamadığını, turizm sezonunda müvekkilin binasını kullanamadığını, kat irtifakı kurulumu ve iskan alınması gerçekleşmediğinden sadece şerefiye payının alınmasının gerekeceğini, şerefiye payının da çok düşük olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Taraflar arasında davaya konu senedin şerefiye payı olarak verildiği hususunda ihtilaf bulunmayıp davacı tarafından senedin şarta bağlı olarak verildiği hususu ispatlanamamıştır.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.