WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/3137 E.  ,  2023/6898 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2196 Esas, 2022/380 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/84 E., 2019/205 K.

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminatın tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin " ..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davadan önce davalı şirkete ait satış mağazasında yapılan delil tespitinde, mağazada satılan bir kısım pantolonların fiyat etiketinde, "A. ..." ibarelerinin yer aldığının ve söz konusu pantolonların adedi 79,95 TL'den satıldığının tespit edildiğini, davalıların, müvekkili şirkete ait kumaşlardan üretilmeyen pantolonları, sözü edilen etiketleri yapıştırmak suretiyle sanki müvekkili ürünüymüş gibi satışa sunduklarını, davalıların belirtilen eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davaya konu ürünleri davacıya ait kumaşlardan değil ... isimli kumaştan ürettiğini ve bu durumu da etiketlerde açıkça belirttiğini, dolayısıyla marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığını, nitekim davacı yanın şikayeti üzerine başlatılan ceza soruşturmasından da bu sebeple takipsizlik kararı verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin "..." ibareli markaların sahibi olduğu, davalı şirkete ait mağazada yapılan delil tespiti sırasında elde edilen görsellerde, davalı şirketçe satışa sunulan pantolonların etiketlerinde, "A. ..." ve "... NANO" ibarelerinin yer aldığının görüldüğü, ayrıca davalı şirketçe düzenlenen satış fişinde de "A...." ibaresinin kullanıldığı, davalıların satışa sundukları pantolonların üzerinde davacının "..." ibareli markalarını çağrıştıracak şekilde "A...." ibaresini kullandıkları, satışta olan ürünlerin kumaşlarının ...’a ait kumaşlar olmadığı, davalı yanca bu yönde bir delil sunulmadığı, aksinin ispat edilmediği, yaptırılan delil tesbiti dosyasına sunulan bilirkişi raporunda da pantolonların orijinal ... kumaşından üretilmediklerinin tespit edildiği, dolayısıyla mağaza da satışa sunulan erkek pantolonlarının orijinal ... kumaşından üretilmedikleri halde üzerinde "A...." drop etiketlerini taşımalarının halkı yanıltıcı özelliğinin bulunduğu, davacının markasından yararlanma amacı taşıdığı, pantolonların "..." markalı kumaşlardan yapıldığını belirtmek için salt ... yerine pantolonların etiketinde yanıltıcı şekilde "A...." ibarelerinin yer aldığı, öte yanda tüketiciyle verilen fişte de "A...." yazması gerekirken salt "A...." ibaresine yer verilerek tüketicinin zihninde davacı firma ile bağ kurulmasına neden olunduğu, davalıların belirtilen eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, aksi yöndeki bilirkişi görüşüne itibar edilmediği, bunun yanında, her ne kadar davacının şikayeti üzerine başlatılan ceza soruşturması takipsizlikle sonuçlanmış olsa da bu kararının hukuk mahkemesini bağlayıcı nitelikte olmadığı, davacının, maddi tazminatın emsal lisans yönetimine göre hesaplanmasını talep ettiği, yargılama sürecinde alınan raporlarla, bu yöntemle talep edilebilecek tazminatın hesaplanması mümkün olmasa da markaya tecavüzün sabit olması karşısında maddi tazminatın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 inci maddesi uyarınca takdir edildiği, somut olayın özelliklerine göre dava dilekçesiyle talep edilen 5.000,00 TL maddi tazminatın uygun olduğu, keza yine somut olayın özelliklerine göre dava dilekçesiyle talep edilen 5.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün tespit edildiği 29.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının şikayeti üzerine başlatılan ceza soruşturmasında, müvekkillerinin eylemlerinin marka hakkına tecavüz teşkil etmediği gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiğini ve kararın kesinleştiğini, gerek ceza soruşturmasında gerekse de yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında, müvekkillerin eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil etmediği sonucuna ulaşıldığını, Mahkemece, teknik bilgi gerektiren iltibas hususunda bilirkişi görüşüne itibar edilmemesinin doğru olmadığını, müvekkili şirketin davaya konu ürünleri davacıya ait kumaşlardan değil ... isimli kumaştan ürettiğini ve bu durumu da etiketlerde açıkça belirttiğini, müvekkili ürünlerinin davacıya ait ürünlerle ve markayla bir ilgisinin bulunmadığını, Mahkemece, müvekkilleri aleyhine hükmedilen maddi ve manevi tazminat fahiş olduğu gibi tazminatları neye göre tespit edildiğine dair değerlendirme, gerekçe veyahut yasal dayanak bulunmadığını, müvekkilinin satış yapmakta olduğu mağazada, söz konusu etiketleri içeren 21 adet ürün bulunduğunu, bunların değerinin 2.308,95 TL olduğunu, tüm ürünlerinin değeri 2.308,95 TL olmasına rağmen 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin kabul edilemeyecek nitelikte olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 9 uncu ve 61 inci maddeleri ile aynı KHK'nın 66 ıncı maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 50 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.