11. Hukuk Dairesi 2022/3119 E. , 2023/5416 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/67 Esas, 2021/1480 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/310 E., 2019/1002 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu taşınmazda eşi ...'ın yetkilisi olduğu dava dışı Ene Tıbbi Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davalı şirket ile arasında ticari ilişkinin teminatı olmak üzere 1 yıl vadeli, 250.000,00 TL bedel üzerinden ipotek tesis edildiğini, dava dışı Ene Tıbbi Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle doğan borcun taraflar arasında imzalanan 31.07.2012 tarihli protokol ile sona erdiğini; ancak söz konusu ipoteğin 2012 yılından sonra yapılacak alışverişlerin teminatı olarak tutulmaya devam edileceğinin kararlaştırıldığını, davalı tarafça söz konusu borç olmaması ve kararlaştırılan vade gereği borcun şekli anlamda muaccel dahi olmamasına rağmen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, davalı ile Ene Tıbbi Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında anılan tarihten sonra ticari alışveriş de olmadığını ileri sürerek müvekkilinin icra dosyasından dolayı borçlu bulunmadığının tespitini, icra takibinin iptalini ve ipoteğin fekkini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ipoteğin davacının eşinin yetkilisi olduğu şirketin borçlarına karşılık verildiğini, davacının lehine ipotek verdiği dava dışı iki firmanın müvekkiline borcunun bulunduğunu, ipotek konulduktan sonra taraflar arasında 31.07.2012 tarihli protokol imzalandığını ve borca karşılık barter çeki verildiğini, müvekkilinin barter şirketi olmaması nedeniyle çekin geçersiz olduğunu, müvekkilinin alacağının ödenmediğini, söz konusu ipoteğin kesin borç para ipoteği olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tefrik edilen ipoteğin fekki davasının bekletici mesele yapılmasını talep etmiş ise de öncelikle ipoteğin teminat altına aldığı borcun ödenip ödenmediği ve buna göre menfi tespit davasının neticesi beklenilmesi gerekeceğinden anılan talebin reddine karar verilmesi gerektiği ve ipoteğin teminat teşkil ettiği borcun ödenmediğinin davacı tarafça bilindiği gerekçesiyle menfi tespit davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tefrik olunan ipoteğin fekki davasının neticesinin beklenmesi gerektiğini, icra takibine konu ipoteğin geçerli bir ipotek olmadığını, müvekkili ile davalı arasında borç doğuracak bir ticari ilişki bulunmadığını, dava dışı şirketler ile davalı Ayset A.Ş. arasındaki ticari ilişki nedeniyle doğan borcun, zaten taraflar arasında imzalanan 31.07.2012 tarihli protokol ile sona erdiğini, takip konusu ipotek, kayıtsız şartsız para borcu ikrarını ihtiva etmediğinden ilam niteliğinde bir belge olmadığını, takibe konu ipoteğin vadesi 13.04.2013 olmasına rağmen alacaklı tarafça 10.04.2013 tarihinde yani vade dolmadan icra takibine girişildiğini, bu anlamda takip tarihi itibarıyla borcun muaccel olmadığını, ipotek belgesinde bir vade öngörülmüş ise alacaklının ancak bu vadenin dolmasından sonra borçlu hakkında takipte bulunabileceğini ileri sürerek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davada öncelikle çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın menfi tespit davası olduğu, bu nedenle ipoteğin fekki davasının sonucunun beklenmesinin gerekmediği, her ne kadar ipotek senedinde, ipoteğin dava dışı Ene Tıbbi Malzeme Ltd. Şti.'nin borcu için verildiği belirtilmemiş ise de davacının dava dışı Ene Tıbbi Malzeme Ltd. Şti. yetkilisi Mikail Yıldız'ın eşi olduğu ve ipoteğin dava dışı Ene Tıbbi Malzeme Ltd. Şti.'nin davalı firmaya olan borçları için verildiği dava dilekçesinde açıklandığından davacı vekilinin ipoteğin geçerli olmadığı şeklindeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı, davacı dava konusu borcun barter çeki ile ödendiğini iddia etmiş ise de davalı vekilinin bu çekin tahsil edilmediği şeklindeki savunması karşısında söz konusu çek karşılığı davalıya ödeme yapıldığının ispat edilemediği, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılamayacağı ve ipoteğin vadesinin gelmediğine ilişkin istinaf sebeplerinin ise istinaf davasının konusunu oluşturmadığı, davacının icra takip aşamasında ilamlı takip yapılamayacağına dair itirazda bulunduğu ve Adana 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/396 E., 729 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde sayılan sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu ipoteğin geçerli olup olmadığı, borcun ödendiği iddiasının kanıtlanıp kanıtlanmadığı, ipoteğin fekki davasının sonucunun beklenmesi gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup usul ekonomisi ilkesi gereği ipoteğin fekki, borçsuzluğun tespitine bağlı olduğundan tefrik kararı verilmesi doğru görülmemekle birlikte bu husus eleştirilmekle yetinilerek davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!