WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/3103 E.  ,  2023/6728 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1214 Esas, 2022/187 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Malazgirt Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2016/58 E., 2020/201 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine senede dayalı icra takibi başlattığını, müvekkilinin senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığını, taraflar arasında herhangi bir alışveriş, borç ilişkisinin bulunmadığını, senette farklı tarihler ve farklı kalemlerce tahrifat yapıldığını, boş olan senedin sahte bir şekilde gerçeğe aykırı doldurulduğunu ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların kardeş olduğunu, senedin kaynağının 1992-2001 yıllarında satın alınan ve ortak oldukları müvekkilinin okuma yazması olmadığı için davacının adına tapusu alınan 6 adet taşınmazın davacı tarafından satılması ve satış bedelinden müvekkiline verilmemesi olduğunu, davacının daha sonra işlettiği maden sahasında müvekkiline borca karşılık hisse verdiğini, ama sözde kalan hissenin hiçbir zaman resmiyete dökülmediğini, davacının bu ortaklıktan hiçbir pay vermemesi sonucu tanık huzurunda hesaplanan meblağa karşılık işbu senedin verildiğini, imzanın davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda senetteki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davacının da senetteki imzayı kabul ettiği, davacının imzalı boş olarak verilen senedin anlaşmaya aykırı doldurduğunu kesin delille ispat edemediği, yemin deliline de dayanmadığı, tanık beyanları alınmış ise de yakın hısımlar arasındaki hukuki işlemin senede bağlanması halinde senede karşı ileri sürülen savunmaların tanıkla ispat edilemeyeceği, bu nedenle tanık beyanlarının hükme esas alınmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının cevap dilekçesinde senedin kaynağı olarak 1992-2001 yıllarında ortak olan taşınmazların müvekkili tarafından satılması ve satış bedelinden davalıya verilmemesi olarak açıklanmak suretiyle borcun doğumun 1992-2001 yıllarından kaynaklandığının belirtildiğini, davanın tarafı olan ve olmayan kardeşler arasında 22.07.2010 tarihinde düzenlenen görüşme tutanağı ile kardeşlerin birbirlerini ibra ettiğini, ibradan sonra senedin üzerine ileri tarih atılmak suretiyle icra takibi yapıldığını, 1992-2001 yıllarına ait olduğu iddia edilen borcun zamanaşımına uğradığını, tarafların öz kardeş olduğunu, senede karşı senetle ispat kuralının istisnası olarak tanık dinlenebileceğini, tanık beyanlarının hükme esas alınmamasının hatalı olduğunu, tanık beyanlarına göre müvekkilinin davalının piyasaya olan borçları nedeniyle senedi düzenlendiğini, senedin bedel kısmına 200.000,00 TL yazılması gerekirken kötü niyetli olarak 800.000,00 TL yazıldığını, olayın en önemli tanığının dinlenmediğini, bilirkişi raporu ile senette 3 ayrı kalem kullanıldığının tespit edilmesinin senedin sonradan doldurulduğunu gösterdiğini, ispat yükünün davalıda olduğunu, maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia ettiği, 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 200 üncü maddesi uyarınca miktar ve değeri belli bir miktarın üzerinde olan hukuki işlemlerin senetle ispat edilmesi gerektiği, aynı Kanun'un 201 inci maddesinde de, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla ispat edilemeyeceğinin hüküm altına alındığı, yine aynı Kanun'un 203 üncü maddesinde, senetle ispat zorunluluğunun istisnalarının belirtildiği ve kardeşler arasındaki hukuki işlemlerin, miktar ve değerine bakılmaksızın tanıkla ispat edilebileceğinin açıklandığını, yakın hısımlar arasındaki bir hukuki işlemin senede bağlanması halinde senede karşı ileri sürülecek savunmaların tanıkla ispat edilemeyeceği ancak senet ile ispat edilebileceği, davacının senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu yazılı ve kesin delille ispat edemediği, davalının da tanık dinlenmesine muvafakat etmediği dikkate alındığında mahkemenin tanık beyanlarını hükme esas almamasının yerinde olduğu, aynı gerekçe ile davacının önemli tanığın dinlenmediği yönündeki itirazının da dinlenemeyeceği, davacının yargılama sırasında senedin 2013 tarihlerinde düzenlendiğini beyan ettiği, senedin keşide tarihinin 07.02.2015 ve vade tarihinin 30.07.2015 tarihi olduğu bu tarihlerin ibraname niteliğinde olduğu iddia edilen 22.10.2010 görüşme tutanağı tarihinden sonraya ait olduğu, davalının cevap dilekçesindeki savunmasının aleyhe değerlendirilemeyeceği, davalı yararına dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre nisbi vekalet ücreti verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra İflas Kanun'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.