WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/3094 E.  ,  2023/6875 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1670 Esas, 2022/164 Karar
HÜKÜM : Esastan ret, davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2015/809 E., 2018/261 K.

Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 2001/28265 sayılı, 2011/119925 sayılı ve 2013/01227 sayılı ... esas unsurlu markalarının müvekkil şirket adına Türk Patent Enstitüsü nezdinde, 29 uncu sınıfta düzenlenen "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri, et mamulleri, et hülasaları, et suları, bulyonlar; işlenmiş su ürünler, (yumuşakçalar ve kabuklu hayvanlar); kurutulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, konservelenmiş, dondurulmuş et ürünler." emtiaları için tescilli bulunduğunu, davalı şirketin ise 2013/96888 sayılı "...+şekil" ibareli markanın 3, 29 ve 35 inci sınıflarda Türk Patent nezdinde tescilli sahibi olduğunu, dava konusu marka ile müvekkil şirket markalarının şekil ve kelime unsurundan oluştuğunu, müvekkil şirket markalarında esas unsurun ..., dava konusu markada ise ... ibaresi olduğunu, müvekkil şirkete ait markanın, dava konusu marka içerisinde aynen yer aldığını, bu nedenle dava konusu ... esas unsurlu marka ile müvekkil şirkete ait ... esas unsurlu marka arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) sekizinci maddesinin birinci fıkrasına göre ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olduğunu, bu benzerliğin iltibasa yol açabilecek ölçüde olduğunu, ayrıca aynı 556 sayılı KHK'nın 7 ve 8 inci maddeleri ile 42 nci madde kapsamında hükümsüzlüğünün gerektiğini ileri sürerek 2013/96888 sayılı "...+şekil" markasının 29 uncu sınıf ve alt grupta yer alan "et balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri" ve 35/06 ncı sınıfta "et balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünlerinin perakende satış hizmetleri" yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin marka başvurusuna konu “... ...” ibaresi müvekkilinin Ayvalık’ta atalarından devralınarak geliştirilen zeytincilik mesleğini ailede ilk icra eden “...” ve “...” dedelerinin isimlerinden oluştuğunu, yukarıda yer alan şekil unsurundan da görüleceği üzere söz konusu markanın ayırtediciliği yüksek bir marka olduğunu, taraf markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak birbirinden farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına önceden tescilli "..." ibareli markalar ile davalıya ait "...+şekil" ibareli markanın mal ve hizmetlerin sınıflandırılmasına ilişkin tebliğin 29 uncu sınıfta düzenlenen emtia ve ürünler yönünden benzerlik taşıdığı iddiası ile eldeki dava açılmış ise de gerek yazı karakterleri, gerekse şekil yönünden benzerlik taşımadığı gibi davalı markasına "..." ibaresi de eklenmek suretiyle ayırt edici özelliğinin artırıldığı, bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu markalar arasında işitsel, görsel ve anlamsal benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; markaların dava konusu edilen mal ve hizmet sınıfları yönünden ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, dosya kapsamında alınan ilk bilirkişi raporunun da bu yönde olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre aynı markalar nedeni ile davacı tarafça davalı tarafın tescil talebine itiraz nedeni ile Ankara Fikri Sınai Haklar Mahkemesinin 2015/19 E. 2015/325 K. sayılı dosyası ile dava açıldığı, mahkemece talebin kısmen kabul edildiği, mahkeme kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21.11.2017 tarih, 2016/4133 E. ve 2017/6395 K. sayılı ilamı ile markalar benzerlik ve iltibas olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verildiği gerekçesi ile bozulduğu, bozma üzerine verilen red kararının ise 25.01.2021 tarih, 2020/1261 E. ve 2021/352 K. sayılı ilamı ile onandığı, kararda belirtildiği üzere “...” ibaresinin belirli bir şahsın güvenilir olduğu anlamına gelebileceğinin düşünülmesi karşısında markalar arasında 556 sayılı KHK’nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca karışma ihtimalinin bulunmadığının, dava içeriğinde alınan 13.04.2018 tarihli bilirkişi raporu ile söz konusu hususun açıkça ortaya konulduğu, bu sebeple yerel mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.

2. 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.