11. Hukuk Dairesi 2022/3034 E. , 2023/6656 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/957 Esas, 2022/372 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/168 E, 2018/83 K
Taraflar arasındaki faydalı modelden kaynaklı tecavüzün önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraflar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin su ve tüp kasası isimli Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli buluşu olan 2013/12585 sayılı ile tescilli faydalı modele davalı şirket tarafından gerçekleştirilen tecavüz fiillerinin durdurulması ve bu tecavüzden ötürü müvekkilinin uğradığı zarar nedeniyle belirsiz alacak olarak açtıkları davada, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi zararın tazminine, üretilen ürünlere el konulması ve bu tecavüz fiillerinin gerçekleştirildiği tespit edilen .... ve ... plakalı araçlar ile tespiti yapılacak diğer araçların trafikten meni yönünde talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin faydalı modeline tecavüz iddiasının gerçek olmadığını, izinsiz hareket edilmediğini savunarak, haksız ve mesnetsiz davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Sağlık Bakanlığının uygulamaya soktuğu yönetmelik ve tebliğ hükümleri ile dava konusu faydalı model koruması ortadan kalkmış olduğundan denetim ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları da dikkate alınarak davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlarının kabul edilmesine rağmen kanaatte değişiklik yapmayan yeni raporun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişilerce yanlış değerlendirme yapıldığını, Sağlık Bakanlığının çıkarmış olduğu tebliğin, müvekkilinin tescilli ürünü olan faydalı modeli hükümsüz kılmadığını, davalı tarafın bu ürüne yönelik tecavüzünü ve işbu sebeple kazanç elde ettiği gerçeğini de değiştirmediğini, yönetmelik hükümlerinin toplum sağlığını korumaya yönelik olduğunu, müvekkilinin, bu buluşu ile 20.08.2014 tarihinde çıkarılan Sağlık Bakanlığının tebliğinden evvel, tüm bu sağlıksız nakliyelerin önüne geçtiğini ve ilgili buluşun tescili için 31.10.2013 tarihinde Türk Patent'e başvurduğunu, bu başvuru için Sağlık Bakanlığından onay belgesi aldığını, faydalı model buluşunun yeni olması sebebi ile hali hazırdaki mevzuatta buluş ile ilgili herhangi bir düzenleme bulunmamakla birlikte herhangi bir engel de olmadığını, Sağlık Bakanlığı tarafından müvekkili aleyhine açılmış bir sicilin terkini davası olmamasının da buna delil teşkil ettiğini, davacının üretmiş olduğu ve ilgili kurum nezdinde 10 yıl tescil koruması bulunan faydalı modelin, Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan tebliğin amacına uygun ve bu faydalı modelin halk sağlığına tehdit oluşturabilecek tüm ihtimalleri ortadan kaldırabilecek şekilde tasarlanıp, üretildiğini ileri sürerek, mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının maddi ve manevi tazminat davalarının reddedilmesi nedeniyle davalı lehine iki ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının buluşunun, tüp gaz
ve damacana su satışının aynı araçla yapılmasına imkan tanıyan bir buluş olmasına rağmen 17 Şubat 2005 tarih ve 25730 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmeliğin 46 ncı maddesi ile 20 Ağustos 2014 tarihinde yayımlanan Ambalajlı Su Satış Yerleri ile Ambalajlı Su Nakil Araçlarının Tabi Olacağı Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6 ncı maddesi hükümleri ve dosyaya sunulan denetime elverişli bilirkişi raporları dikkate alındığında; piyasaya arz edilen suların; tüp, petrol ve petrol ürünleri ile hırdavat her türlü kimyevi maddeler vb. dağıtım yapan araçlarda veya her türlü şekilde satışları yapılamayacağı gibi bir arada da bulundurulamayacakları, tarafların buluşu kullanmasının hukuken mümkün olmadığı, dava konusu faydalı model korumasının ortadan kalktığı hususlarının sabit olduğu, bu sebeplerle davanın reddine yönelik kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı, ancak davalı lehine iki ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden yeniden esas hakkında kurulan hükümle davanın reddine ve davalı lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı adına tescilli faydalı modele davalı şirket tarafından gerçekleştirdiği iddia edilen tecavüz fiillerinin durdurulması, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!