11. Hukuk Dairesi 2022/3003 E. , 2023/5402 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/768 Esas, 2022/28 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/357 E., 2017/271 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Değirmencioğlu İçecek Gıda Tütün Ürün. Otom. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne kullandırılan kredilerden davalının müşterek borçlu- müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu, kredi borcu ödenmeyince hesabın kat edilip takibe geçildiğini, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Değirmencioğlu İçecek Gıda Tütün Ürün. Otom. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne kullandırılan kredilere bir kefaletinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2017 tarihli ve 2016/357 E., 2017/271 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davalının icra dosyasında 1.029.037,97 TL asıl alacak, 26.742,98 TL işlemiş faiz, 1.337,14 TL Banka Sigorta Muamele Vergisi, 993,28 TL ihtarname gideri, 81,60 TL ihtiyati haciz masrafı, 400,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.058.592,97 TL'lik alacağa yaptığı itirazın iptaline, asıl alacağın %20'si oranındaki 205.807,59 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.03.2019 tarihli ve 2018/133 E., 2019/347 K. sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının takip dosyasında 1.029.037,97 TL asıl alacak, 25.446,71 TL işlemiş faiz, 1.272,32 TL BSMV, 993,28 TL ihtarname gideri, 81,60 TL ihtiyati haciz masrafı, 400,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.057.231,88 TL'lik alacağa yaptığı itirazın iptali ile takibin bu bedeller üzerinden, takip talebinde yer alan diğer borçlularla tahsilde tekerrür olmamak üzere takip talebindeki koşullarla devamına, hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 205.807,59 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 04.03.2021 tarih, 2020/4939 E., 2021/2007 K. sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya üzerinden yapılan inceleme ile verildiği, banka kayıt ve belgelerinin mahallinde incelenmediği, davalının, uyuşmazlık konusu kredi borcunun başka kredi sözleşmesinden kaynaklandığını ileri sürdüğü, ancak banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmadığından bu durumun net olarak tespit edilemediği, icra takibine konu kredi borcunun davalının imzaladığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve buna bağlı olarak icra takip tarihi itibariyle alacak tutarının tespiti için yerinde inceleme ile bilirkişiden ek rapor alınarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği, davalının itirazlarını karşılamayan rapor sonucuna göre yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinin davacı banka ile dava dışı asıl borçlu Değirmencioğlu Ltd. Şti. arasında 5.000.000,00 TL limitle 05.07.2012 tarihinde akdedildiği, davalının müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmede imzasının yer aldığı, davalının sözleşmede yeralan kefaletinin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan hükümlere uygun olduğu, banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle alınan bilirkişi ek raporu ile takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan toplam 1.058.131,70 TL alacaklı olduğu, alacağın 05.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, takip dayanağı 05.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinden başka imzalanan genel kredi sözleşmesine rastlanmadığı, istinaf incelemesi sırasında 05.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesi aslının celp edildiği, aslı görülmek suretiyle bir örneği dosyaya konulan dava konusu icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinin kitapçık ve bütün halde olduğu gibi sözleşmenin ilk sayfasında da davalının isim ve imzasının yer aldığı, takip dayanağı genel kredi sözleşmesi aslının davacı banka vekili tarafından dosyaya kazandırıldığı, davalının imzasının yer aldığı sözleşme sayfalarının takip dayanağı genel kredi sözleşmesi bütünlüğü içinde olduğunun görüldüğü, davalının sözleşmenin son sayfasının yanı sıra ilk sayfada da imzasının bulunduğunun tespit edildiği, davacı banka genel müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabından da davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında 05.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesi dışında imzalanan başka bir genel kredi sözleşmesi bulunmadığının anlaşıldığı, davacı ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında akdedilen 13.11.2014 tarihli sözleşmenin son sayfasının da gönderildiği, evrakın altında İngbank A.Ş. Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi olduğunun açıkça yazıldığı, davalının davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında müvekkilinin kefaletinin bulunmadığı başka bir genel kredi sözleşmesinin varlığına yönelik savunmasını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, davacının eşinin rızasına ilişkin 05.07.2012 tarihli eş muvafakatname belgesinin de dosya içerisinde yer aldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takip dosyasında 1.029.037,97 TL asıl alacak, 25.446,71 TL işlemiş faiz, 1.272,32 TL BSMV, 993,28 TL ihtarname gideri, 81,60 TL ihtiyati haciz masrafı, 400,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.057.231,88 TL'lik alacağa yaptığı itirazın iptali ile takibin bu bedeller üzerinden, takip talebinde yer alan diğer borçlularla tahsilde tekerrür olmamak üzere takip talebindeki koşullarla devamına, hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 205.807,59 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin 05.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığını, bankanın asıl borçlu ile sonradan farklı kredi sözleşmeleri düzenlediği halde kötü niyetle bunları dosyaya sunmadığını, dava dışı şirket yetkililerine Eskişehir Şubesi’nce yeni bir kredi sözleşmesi imzalatıldığını, tüm raporlarda kredinin 02.03.2015 tarihinde açıldığının belirtildiğini, üç yıl önceki sözleşmeye yaslanılmasının ve yeni bir kredi sözleşmesi imzalanmamasının olanağının bulunmadığını, müvekkiline bildirim yapılmadığını, borca ve kefalete dayanak gösterilen sözleşmede krediyi kullanan tarafın sonradan el yazısı ile doldurulduğunu, genel müdürlük kayıtları bilgisayar yazılım uzmanı eşliğinde inceleme yapılmasını talep ettikleri halde Mahkemenin sadece bir müzekkere ile sözleşme olup olmadığını sorduğunu, davacının elinde 2012 yılı sonrası sözleşme bulunmadığını cevabi yazıda belirtirken CD’nin içinde bir sözleşme belgesi çıkmasının belgeleri gizlediğini gösterdiğini, be belgenin tamamının getirtilip incelenmesi gerektiğini, 2011 yılından beri çalışıldığı halde 2014 yılında bankacılık hizmetleri sözleşmesinin imzalanmasının üzerinde durulmadığını, davacının krediyi 2012 yılı sözleşmesine dayandırmaya çalışarak kötü niyetle hareket ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kefalete dayalı başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 581 vd. maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!