WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/2937 E.  ,  2023/6694 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/879 Esas, 2022/176 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/64 E., 2020/49 K.

Taraflar arasındaki marka tescilinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin bira üretimi yaptığını ve, “...” markası altında dünyanın dört kıtasında satış ve dağıtımı olduğunu, davalı taraf adına tescilli “...” markasının davalı tarafından tescilli olduğu hiçbir ürün üzerinde kullanılmadığının tespit edildiğini, davacının yaptığı “... Şekil” marka başvurusunun davalının bu markasının mevcudiyeti nedeniyle reddedildiğini, bu kararın iptali için açılan davanın da reddedildiğini, davacının davalının bu markasının mevcudiyeti nedeniyle Türkiye’de yatırım yapamadığını ve ticari faaliyette bulunamadığını, zarar gördüğünü, tescilli markaların tescilli olduğu tüm mal ve hizmetlerde kullanılmasının gerekli olduğunu, bu kullanımın da süreklilik arz eden, ciddi ve markaya özgü fiili kullanım şeklinde olması gerektiğini ileri sürerek 2007 39672 numara ile tescilli markanın iptalini ve sicilden terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davalının İspanya’nın en eski bira markası olarak bilindiğini, dünyanın pekçok ülkesinde markasını uzun bir süredir kullanmaya devam ettiğini, davacının dava açma hakkını kötüye kullandığını, taraflar arasındaki önceki ihtilafların varlığına rağmen haksız yatırım yapmayı hedeflediğini, ayrıca huzurdaki davanın usulen reddinin gerektiğini, zira 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na (6769 sayılı Kanun) dayalı markanın kullanılmaması nedeniyle iptali davalarının ancak bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 5 yıl sonra yani 10.01.2022 tarihinden sonra açılabileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait iptali talep edilen markanın davanın açıldığı 08.02.2019 tarihinden geriye yönelik son 5 yıl içerisinde (08.02.2014-08.02.2019 tarihleri arasında) kullanılmadığı iddiasına bağlı açılan davada, belirtilen tarihler arasında dava konusu markanın tescilli olduğu emtia sınıfı kapsamında Türkiye'de ciddi bir şekilde kullanımı olduğunun kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 2007/39672 sayılı markanın iptaline karar verilmiştir

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna yönelik itirazlar yapılmış olmasına rağmen, ilk derece mahkemesince itirazların dikkate alınmaksızın hüküm tesis edildiğini, müvekkili firmanın İspanya’da köklü bir tarihe tanıklık etmiş, günümüzde halen konumunu koruyan, 1876 yılından bu yana faaliyetlerine devam eden bir firma olduğunu, kurulduğu günden günümüze kadar faaliyetlerine ara vermediğini, "..." markasının birçok ülkede bulunduğunu, markanın dünyanın pek çok ülkesinde yoğun bir şekilde kullanıldığını, davacının kötü niyetli haraket ettiğini, bilirkişinin de zaten bu markanın dünyanın pek çok ülkesinde yoğun kullanıldığının anlaşıldığını belirttiğini, bunun Türkiye' de de markanın aslında bilinen olduğunun kabulünü gerektirdiğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli marka yönünden dava tarihi itibariyle tescil tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin dolmuş bulunduğu ve dolayısıyla süre yönünden iptal koşulunun oluştuğu, 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi uyarınca markasını kullanma külfeti altında bulunan davalının somut uyuşmazlık açısından kullanımını ispat etmesi gerektiğini, buna rağmen dava konusu markanın tescilli olduğu emtia sınıfı kapsamında Türkiye'de ciddi bir şekilde kullanımı olduğunun kanıtlanmadığı, diğer yandan davalı tarafça 6769 sayılı Kanun'un 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle 5 yıllık sürenin 10.01.2022 olarak belirlenmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, markanın iptali ile ilgili hükmün mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 14 üncü maddesinde de bulunduğu, markanın tescil edildiği tarihte de yürürlükte olduğu, bu nedenle 6769 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten 5 yıl daha bir hak süresi alacağı-alması gerektiği iddiasının bu Kanun'un 1 inci maddesinde belirtilen kanunun amaç ve ruhuna aykırı bulunduğu, çünkü kanun koyucunun iradesinin kullanılmayan markaların korunmaması yönünde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanmama nedeni ile markanın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun' un 9 uncu maddesi.

3.556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3.Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararı gerekçesinde, İlk Derece Mahkemesi kararı özetlenirken davanın reddine karar verildiği belirtilmiş ise de yapılan bu hata sehven yapılan maddi hata olup bozmayı gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.