WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/2923 E.  ,  2023/6777 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1655 Esas, 2022/267 Karar
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/318 E., 2019/70 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı adına marka olarak tescil edilen grek modelinin, binlerce yıl öncesine ait yapılan kazı çalışmalarında çıkarılan çömlek, kitabe gibi eşyalardaki tarihe mal olmuş kültürel değere sahip bir motif olduğunu, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin h bendinde, Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı dışında kalan, ancak kamuoyunu ilgilendiren tarihi, kültürel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği diğer arma, amblemler veya nişanları içeren markaların marka olarak tescil edilemeyecek yazılı işaretler olduğunun açıkça belirtildiğini, ancak davaya konu grek modeli olarak tabir edilen şeklinin marka siciline tescil edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tanınmış bir marka olarak ...’nin tarihe mal olmuş kültürel ve tarihi değeri olan bir işareti marka olarak tescil ettirmenin kötü niyetli olduğunu ve davacının bu tescile dayanarak haksız bir şekilde müvekkili hakkında davaya konu şekillerin izinsiz olarak kullanıldığı gerekçesiyle işlem yapıldığını ileri sürerek 2005/51739 sayılı markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin söz konusu tescilli markalarını pek çok ürünü üzerinde uzun zamandır kullanmakta olduğunu ve markaların yoğun kullanımı neticesinde tanınır ve ... ile özdeşleşmiş hale geldiğini, müvekkilinin davacıya ait ... Kuyumculuk isimli işyerinde 556 sayılı KHK’ya muhalefet suçu oluşturan ürünlerin izni dışında satışa sunulduğu iddiası ile Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, sonrasında Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinde 2015/708 E. sayılı dosya ile davacı aleyhinde kamu davası açıldığını ve alınan bilirkişi raporu ile, müvekkili adına tescilli şekil markasının aynen kullanılmak suretiyle iltibas yoluyla taklit edildiği hususunun tespit edildiğini, müvekkili markasının tescil tarihinden 9 yıl sonra işbu hükümsüzlük davasının açılmasının beş yıllık süre geçtiğinden mümkün olmadığını, müvekkili markasının bir an için Yunan kültür mitolojisine ait olan bir sembol olduğu kabul edilse dahi, 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca tescil edilmesi yasaklanan işaretler kapsamında olmadığını, bunun yanı sıra müvekkilinin söz konusu markayı ve onunla benzer pek çok markayı onlarca ülkede uzun yıllardır adına tescil ettirerek yoğun bir şekilde kullandığını ve ilgili şekil markası üzerinde kapsamındaki sınıflar bakımından gerçek hak sahibi olduğunu ve taleplerin mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı markasına karşı sahip olduğu dava açma hakkını 5 yıl boyunca sessiz kalarak kaybettiği, davalının kullanımı ile anılan marka üzerinde ayırt ediciliğin kazanıldığı, davalının tescilinin kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığını, işbu davanın davacı hakkında başvurulan ceza yollarının sonuçsuz kalması amacıyla açıldığı, davalı markasının ülkemiz tarihi ve kültürel değerleri ile yakın ilgisinin olmadığı, kamuyu ilgilendiren, halka mal olmuş işaretlerden olmadığı hususunun son alınan rapor ile tespit edildiğini, ilk raporun ise salt figürün tarihi bir figür olmasından hareket edilerek hazırlandığı, marka hukuku ilkelerine göre hazırlanmadığı bu nedenle esasen raporlar arasında çelişki bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamındaki raporların çelişkili olduğunu, markaya konu işaretin toplum nazarında önemli ve ortak bir motif olduğunu, davalının bunu bilmemesinin imkansız olduğundan hareketle kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki bilirkişi raporu arasında esasen çelişki bulunmadığı, davanın süresinde açılmadığı ve davalının kötüniyetli olmadığı konularında ortak tespitlere yer verildiği, sadece markanın tarihi ve kültürel değerler arasında değerlendirilmesi noktasında kısmen farklı kanaat içerdiği; mahkemece bu yön üzerinde durularak Yargıtay uygulamalarına uygun olarak hazırlanan ve denetime daha elverişli bulunan son rapora gerekçesi açıklanmak suretiyle üstünlük tanınarak hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı, davalı markasının ülkemiz tarihi ve kültürel değerleri ile yakın ilgisinin olmadığı, kamuyu ilgilendiren, halka mal olmuş işaretlerden olmadığı hükümsüzlük koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.