11. Hukuk Dairesi 2022/2700 E. , 2023/6592 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI :2019/2219 Esas 2022/359 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2017/603 E., 2019/123 K.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı adına kayıtlı 2015/90518 tescil numaralı ... ibareli markanın kesintisiz 5 yıl süre ile kullanılmama nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) 9 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca iptali ve sicilden terkini ile ilgili markanın 3.kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiş, daha sonda sundukları 05.06.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile kötü niyetli tescile dayalı olarak hükümsüzlük kararı verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının 1996 yılından bu yana elektrik sektöründe hizmet veren, sektöründe tanınan bilinen bir firma olduğunu, müvekkiline ait “...” markasının ise elektrik sektöründe elektrik yalıtımına ilişkin bir terimi ifade ettiğini, davalının iştigal konusu olan sektörde patentini almış olduğu yeraltı kablolarının birbirine fazla yaklaşarak elektrik akımının bozulmasına engel olacak bir malzemeyi, 2018 yılı içerisinde ... markası ile piyasaya sürme hazırlığı içerisinde olduğunu, markanın tescili için ilk müracaat tarihlerinin ise 09.11.2015 yılı olduğunu, ... markasının tescili için müvekkili şirketin 2014 yılından bu yana uğraştığını, henüz 1 sene önce tescil edilmiş bir markanın 5 senedir ciddi ve kesintisiz olarak kullanılmadığı iddiasının ise zorlama bir iddia oduğunu, davacının ise 2007 yılında faaliyete başladığını ve gayrimenkullerle ilgili alanda faaliyet gösterdiğini, davacı şirketin ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin ise bir müzik terimi olduğunu, davacı tarafın iddialarının tamamının mesnetsiz olup, taleplerinin reddi gerektiğini beyan etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hükme dayanak alınan son rapor kapsamı, marka hukukuna ilişkin yerleşik içtihat ve bilimsel görüşler, ticari sicil kayıtları ve marka tescil belgesi ile davacının başvuruya esas marka başvuru belgeleri bir arada incelendiğinde; davalının markasını tescil aldığı tarih itibarıyla 5 yıllık kullanmama gerekçesine dayalı davacı yanın talebinin yerinde olmadığı, bu hususun anlaşılması üzerine davacının davasını ıslah ettiği ve davalı tescilinin kötü niyetli olduğunu ileri sürdüğü, ancak davacının ticaret unvanı olarak ticari sicile tescil tarihi daha önceki bir tarih olmakla birlikte gayrimenkul alanında ... ibaresini tanınır bilinir hale getiridiğinin ispat edilemediği, kaldi ki ... ibaresi ile davalının tescil aldığı ... ibaresinin çok farklı kelime anlamı ifade ettiği, davalı tescilinin kötü niyetli olduğunun ispat edilmediği anlaşıldığından somut olayda kötü niyete ve önceki hak sahipliğine dayalı olarak açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davalının kötü niyetle yaptığı tescile cevaz verme gerekçesi olarak müvekkil markasının tanınmış marka olmamasını göstermesinin hatalı olduğunu, tanınmış olmayan markalara yönelik de yedekleme amacıyla kötü niyetli tescillerin yapılmakta olduğunu, davalının tescil yaptırdığı 36. sınıfta iştigalinin bulunmadığının, markayı bu sınıfta (gayrimenkul sektörü) kullanmadığının sabit olması karşısında kötü niyetin kabulünün gerektiğini, mahkemenin müvekkilin ... markası ile davalının ... markası arasında benzerlik bulunmadığını tespit etmesine karşın; müvekkilin marka başvurusuna davalının benzerlik gerekçesiyle kötü niyetli olarak itiraz ettiği ve bu nedenle Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde müvekkilin marka tescilinin haksız yere engellendiğini, davalının markayı yedeklemek amacıyla tescil ettirdiği dosya kapsamıyla sabit iken, mahkemece davada kötü niyetin ispatlanamadığı gerekçesine yer verilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkemece son bilirkişi raporuna üstünlük tanınarak, hükümsüzlük talebine konu davalı markası yönünden hükümsüzlük koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasının yerinde olduğundan davacının başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... şekil ibareli markasının kötü niyetli tescile dayalı olarak hükümsüzlüğüne ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!