WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/2693 E.  ,  2023/6159 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM : Davanın reddi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 10.12.2010 tarihli alacağın temliki, sulh ibra ve feragat içerikli sözleşme imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin dava dışı İhlas Finans Kurumu A.Ş. nezdindeki alacağını davalıya temlik ettiğini, davalının da buna karşılık sözleşmede belirlenen taksitler halinde müvekkiline ödeme yapma taahhüdünde bulunduğunu, davalının sözleşme uyarınca taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle davalı hakkında icra takibine başlanıldığını, davalının icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının İhlas Finansta henüz vadesi gelmemiş mutlak ödemesi de hukuken garanti edilmeyen kar ve zarar bakiyesini müvekkilinin temlik aldığını, alacağın muaccel olmadığını belirterek davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
1.İstanbul (Kapatılan) Anadolu 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.03.2014 tarihli kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.1. maddesinde doğabilecek ihtilaflar nedeniyle İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 17 nci maddesi uyarınca taraflarınca yetki sözleşmesi yapılabileceği, sözleşmede yer alan yetki şartı uyarınca takibin yapıldığı icra dairesinin yetkili olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.01.2016 tarih, 2015/14567 E. ve 2016/55 K. sayılı kararı ile dava konusu uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşımadığı gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yetkisizlik kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş, dosya bunun üzerine görevli ve yetkili İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.

2.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı İhlas Finansta kar ve zarara katılım ortaklığı hesabı bulunduğu, ancak dava dışı İhlas Finans'ın faaliyet izninin kaldırılarak şirketin tasfiye sürecine girdiği, henüz tasfiyenin sona ermediği, tasfiye devam ettiğinden davacının kar ve zararı tasfiye sonucu belli olacağından varsa kar alacağının muaccel olmadığı, bu nedenle davalının takibe itirazının yerinde olduğu, alacağının muaccel olduğu kanaatiyle takip başlatan davacının takipte haksız ve kötü niyetli olduğu söylenemeyeceğinden davalının tazminat talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca ilk 7 taksitin davalı-borçlu tarafından müvekkilinin hesabına ödendiğini, sözleşmenin 4.5. maddesinde "Ardışık altı taksitin gününde ödenmemesi halinde takip eden altı aylık ödeme muacceliyet kesp edecektir." hükmünün yer aldığını, borcun ifası için taraflarca sözleşmede bir zaman belirlenmişse borcun kararlaştırılan zamanın gelmesi ile muaccel olacağını, tasfiye halinde İhlas Finans Kurumu A.Ş.'nin genel kurullarında alınan kararlar dikkate alınmadan ve İhlas Finansın müvekkiline ait kar ve zarara katılım hesabına ödeme yapıp yapmadığı araştırılmadan yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen 10.12.2010 tarihli alacağın temliki, sulh ibra ve feragat içerikli sözleşme uyarınca davacının alacağının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Davacı ile davalı taraf arasında düzenlenen 10.12.2010 tarihli alacağın temliki, sulh, ibra ve feragat sözleşmesi uyarınca davacı Tasfiye Halindeki İhlas Finans Kurumu A.Ş.'de bulunan kâr ve zarar katılım akdi, cari hesaplar ve hesapların eklerinde bulunan 24.276,00 USD'yi bütün hakları ile birlikte temlik alan davacı Aktif Basın yayın Dağ. Ve Paz. Tic. Ltd. Şti. 'ye temlik etmiştir.

Davalı, dava dışı İhlas Finans Kurumu A.Ş.'nin davacıya olan borcunu ödemeyi taahhüt etmiştir. Bu taahhüt ile davalı, dava dışı şirketin borcunu bağımsız olarak yüklenmiştir. Nitekim Dairemizin 2020/2489 E., 2020/3744 K., 01.10.2020 tarihli ve 2020/3864 E., 2021/2451 K, ve 15.03.2021 tarihli emsal kararlarında da taraflar arasında yapılan alacağın temliki sözleşmesinde tasfiyenin bekleneceğine dair bir hüküm bulunmadığı, davacının İhlas Finans Kurumu A.Ş.'den değil alacağını temlik ettiği şirketten talepte bulunduğu ve bu durumda tasfiyenin beklenmesinin gerekmediği hususlarına yer verilmiştir.

Bu durumda, davalı taksitler halinde ödemeyi taahhüt ettiği borçtan sorumlu olup, Mahkemece bu kapsamda davacının talepleri değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yukarıda belirtilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.