11. Hukuk Dairesi 2022/2611 E. , 2023/4942 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/116 Esas, 2022/176 Karar
HÜKÜM : Usulden Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 22. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/242 E., 2021/32 K.
Taraflar arasındaki rücuen alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 12.09.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... Üstündüğ dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı...Çiftliği Hayvancılık Tarım Gıda San. Tic. A.Ş.’nin genel kredi sözleşmesi ile Ziraat Bankasından çektiği krediye tarafların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, davacının ayrıca asıl borçlu lehine ipotek verdiğini, kredi borçlusunun borcu ödemediğini, kat ve ödeme ihtarı kendisine tebliğ edilen müvekkilinin ödeme yapmayı planladığı sırada bankanın temlik sözleşmesi gönderdiğini, müvekkili temerrüde düşmeden temlik alan davalı ...’nın bankanın haklarına halef olarak ipotek borçlusu müvekkili ile diğer bir kısım müşterek borçlu müteselsil kefiller hakkında takip başlatmayı amaçladığını, davacının icra dosyasına ipotek bedelini depo etmek suretiyle ipotek borcunu ödediğini, bu hususun anılan davalıya ihtarname ile bildirilip ipoteğin kaldırılmasının istendiğini, davalının verilen son günde alacağını dava dışı bir kişiye temlik ettiğini, müvekkilinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 596 ncı maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne göre rehin veren üçüncü kişi sıfatı taşıdığını, ipotek rehninin kefaletten sonra verilmesi halinde kefile müracaat hakkının doğduğunu, müvekkilinin de ipotek rehnini sonradan düzenlediğini, ipotek bedelinden kaynaklanan borcu ödeyen müvekkilinin alacaklının haklarına halef olduğunu, müvekkiline ödeme yapmayan davalıların aşkın zarara sebebiyet verdiklerini ileri sürerek müvekkilinin takip dosyasına ödediği 1.230.422,56 TL’nin ve 03.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama sırasında belirlenecek aşkın zararın da yasal faizi ile birlikte rücuen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmemiş, davalılar tarafından cevap dilekçesi verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, dava dışı borçlu ve banka ile davacı ve davalı müteselsil kefiller arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca dava dışı asıl borçlu şirket tarafından kullanılıp ödenmeyen ve davacı müteselsil kefil tarafından genel kredi sözleşmesi uyarınca ödenen bedelin rücuen diğer müteselsil borçlulardan tahsiline ilişkin olduğu, davanın dayanağı temel ilişki banka ile yapılan genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi birinci fıkrası (f) bendi gereğince bankalara diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlemine ilişkin düzenlemelerde ön görülen hususlardan doğan hukuk davalarının, ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi niteliğinde bulunduğu, kefil davacının davalılardan talep ettiği alacağın da ticari nitelikteki krediden kaynaklandığı, mutlak ticari dava niteliği taşıdığı gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliği nedeni davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ödemek zorunda olduğu borç genel kredi sözleşmesi ile bağlantılı ise de kredi borçlusu olmadığından ödemesinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmadığını, sorumluluğunun kefalet sözleşmesi ve ipotek aktinden doğduğunu, talebin ipoteğin fekkini de içerdiğini, dava dosyasının öncelikle dava şartı gereği arabulucuya gönderilmesi gerektiği halde asliye ticaret mahkemesine gönderilmesinin istenmemesi halinde davanın açılmamış sayılacağına dair kararın da yerinde olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın dayanağında genel kredi sözleşmesi olmasına, davacının söz konusu kredi sözleşmesinde kefil/ipotek vermesine göre, davacının ödediği bedelin rücuen sözleşmedeki diğer kefillerden tahsilini talep ettiği işbu davanın ticari dava niteliği taşıdığı, mahkemenin davada ticaret mahkemesinin görevli olduğu yönündeki tespiti ve davanın usulden reddi kararında bir isabetsizlik görülmediği, eldeki ticari dava bakımından arabuluculuk dava şartının re'sen değerlendirilmesi gerektiği, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ticaret mahkemesine dosyanın gönderilmesi suretiyle görülecek olan alacak davasında arabuluculuğun dava şartı niteliği taşıdığı, arabululucuk dava şartının uyuşmazlığın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmediği, uyuşmazlığın ticari dava olmasından kaynaklandığı, görevli mahkemeye dosya gönderildiğinde de davanın açıldığı tarihin görevsiz mahkemedeki dava açılış tarihi olduğu, dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurulmamış olması karşısında bu tarih itibariyle dava şartının yerine getirilmediği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir bir dava şartı da olmadığı, usul ekonomisi gözetilerek davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan dolayı reddi yönünde re'sen hüküm kurulması gerektiği, davacı vekilinin istinaf itirazlarının bu yönden kabul edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın arabuluculuk dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sadece kendileri temyiz ettikleri halde aleyhe bozma yasağına aykırı davranıldığını, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince hükmedilmediği halde Bölge Adliye Mahkemesinin davalılar yararına vekalet ücreti taktir ettiğini, kaldı ki henüz davalıların bir vekilinin bulunmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin ticari nitelik taşımadığını, müvekkilinin davalılardan rücuen tahsilini istediği ödemesinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmadığını, sorumluluğunun kefalet sözleşmesi ve ipotek aktinden doğduğunu, talebin ipoteğin fekki istemini de içerdiğini, bankanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının davalılardan ...’ya temliki ile ticarilik niteliğini yitirdiğini, genel hükümlere bağlı bir alacak- borç ilişkisine dönüştüğünü, bu itibarla asliye hukuk mahkemelerinin görevine girdiğini, tensiple görevsizlik kararı verildiğinden savunma haklarının kısıtlandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 1 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemece, davalılara tebligat yapılmadan davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine de Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılmaksızın davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın arabuluculuk dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, davalılar yararına vekalet ücreti taktirine karar verilmiştir. Karardan sonra davalılar ... ve ... Gıda Hay. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına 24.03.2022 tarihinde vekaletname sunulup Uyap'a kaydedildiği görülmüşse de yargılama aşamasında kendini vekil ile temsil ettirmeyen davalılar yararına vekalet ücretine hükmolunması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı paragrafının (f) bendinde yer alan “Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümleri gereği 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine” ibaresinin hükümden çıkartılmak suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!