WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/2560 E.  ,  2023/6460 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/416 Esas, 2021/1568 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/294 E., 2019/573 K.

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2015/87756 sayılı “...” markasının sahibi olduğunu, davalının içerik sağlayıcısı olarak faaliyet gösterdiği “www.....com” internet sitesinin online bir şikayet platformu olduğunu, .... Noterliğinin 20.05.2019 tarihli ve 15920, 15921 ve 15922 yevmiye nolu e-tespit tutanaklarından görüleceği üzere, müvekkilline ait “...” marka, logo ve görsellerin “www.....com” internet sitesinde izinsiz olarak kullanıldığını, “...” markasına alan adı olarak da yer verildiğini, “www.....com” internet sitesinde, tüketici şikayetlerinin tüketicinin kimlik bilgileri gösterilmeden yayımlandığını, hakkında şikayet yazılan her marka için “www.....com” alan adı uzantılı ayrı bir alan adı oluşturulduğunu, oluşturulan bu sayfada o markaya ait isim, logo ve görsellerin, bazen tanıtım yazılarının yer aldığını, markalar şikayetlere cevap vermek istediklerinde platforma yıllık üyelik ücreti ödemek suretiyle üye olmak zorunda kaldıklarını, davalı şirketin üyelik ücreti talebinin haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkillerine ait markanın ve görsellerinin “www.....com” platformundaki kullanımlarının markasal kullanım olduğunu ve müvekkillerinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalı şirketin uygulamalarının davacının ticari itibarı ile marka itibarının zarar görmesine yol açtığı gibi müvekkili ve rakipleri arasında haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek davalının “...” markasına yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine karar verilmesine talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; www.....com sadece üye olan şirketlere hizmet veren bir platform olmadığını, tüketiciler tarafından yazılan bütün şikâyetlere verilen cevapların üye–üye olmayan ayrımı yapılmadan ücretsiz olarak yayınlandığını, şikayetvar platformunun üye firmalardan aldığı ücretin, kendileri için aylık, dönemlik ve yıllık şikâyet endekslerine ve haklarında yapılan şikayetlerin raporlamasına yönelik verilen hizmetin karşılığı olduğunu hakkında şikayet yayınlanan kurumların cevap haklarını kullanabildiklerini, hiçbir firmanın cevap hakkının kısıtlanmadığını, ne haklarında yazılan şikayete itiraz eden firmalardan, ne şikayetin kaldırılması talebinde bulunan firmalardan ne de şikayetin altında cevap metnini yayınlatmak isteyen firmalardan tek kuruş para talebinde bulunmadığını, verilen tüm bu hizmetlerin üye olsun ya da olmasın, tüm firmalar için ücretsiz ve sınırsız olduğunu, davacı firmanın hakkında yazılan şikayetler incelendiğinde, kendileri üye olmadıkları ve bugüne kadar herhangi bir ödeme gerçekleştirmedikleri halde haklarında yazılan şikayetler, sürecin memnuniyetle neticelendirilmesi nedeniyle şikayetçiler tarafından kaldırıldığını, hatta bir kısmı teşekkür mesajına dönüştürülerek platformada yayınlandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, “www.....com” Web sitesinde 06.08.2019 tarihinde yapılan incelemede, davacı adına tescilli olan “...+şekil” şeklindeki “...” marka ve logosunun “https://www.....com/...” hesabı altında oluşturulan web sayfasında sunulduğu, aynı sayfada .... Noterliğinin 20.05.2019 tarihli ve 15920, 15921 ve 15922 yevmiye nolu e-tespit tutanakları ile tespit edilen şikâyetlerin tamamına, ayrıca mağduriyeti giderilen bazı tüketicilerin teşekkürlerine yer verildiği, sayfada ayrıca şikayet ve teşekkür sayısına, memnuniyet oranlarına ve şikayetlerin görüntülenme sayılarına ilişkin istatistiki bilgilerin bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mükiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 ve 29 uncu maddeleri kapsamında marka hakkına tecavüz fiilinden söz edebilmek için dava konusu kullanımın ticari süreçte ve markasal kullanım niteliğinde olması gerektiği, markasal kullanımın, ayırt edici fonksiyona sahip bir işaretin, işareti taşıyan mal ve/veya hizmetleri piyasada benzer nitelikteki diğer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlayacak şekilde kullanım olduğu, davalı internet sitesinde kullanılan “...” marka ve logosunun davacı adına 2015/87756 sayı ile 35, 39, 41 ve 45. sınıflarda tescilli olan marka ve logonun aynısı olduğu, davacı markasının kullanıldığı “www.....com” internet sitesinin Türkiye’de faaliyet gösteren yerli ve yabancı menşeli çok sayıda markalı ürüne ilişkin tüketicilerin şikayet ya da memnuniyetlerini bildirdiği online bir platform olarak faaliyet gösterdiği, bu platformda, platforma üye olan tüketicilerin şikayet ve görüşlerini bildirmek istedikleri her bir marka için bir sayfa (arayüz) oluşturulduğu, bu sayfada markaların logolarıyla birlikte sunulduğu, platforma üye olan tüketicilerin de bu marka ile ilgili şikayet ya da beğenilerini paylaşabildiği, ayrıca, her bir marka için müşterilerinin şikayet ve teşekkür sayıları ile memnuniyet düzeyini gösteren bir istatistik yayımlandığı, platform üzerinden herhangi bir ürün ya da hizmet satışı yapılmadığı, marka altında bir ürünün reklam, tanıtım ya da pazarlamasının yapılmadığı, markanın sahibi ya da menşei hakkında yanıltıcı nitelikte bir bilgi paylaşımının da bulunmadığı, platformdaki davacı markasının kullanımın, markanın temel fonksiyonu olan “mal ya da hizmetleri piyasadaki diğer benzerlerinden ayırt etme” fonksiyonunu icra etmek için olmadığı, “www.....com” internet sitesindeki kullanımların 6769 sayılı Kanun ile düzenlenen “ticaret alanında” ve “markasal” nitelikte bir kullanım olmadığı, dolayısıyla davacı markasının “www.....com” internet sitesindeki kullanımların 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi kapsamında sayılan kullanımlardan olmadığı 29 uncu madde kapsamında da değerlendirilemeyeceği, davacı delilleri arasında yer alan ve davalı temsilcisi tarafından davacıya gönderildiği anlaşılan 28.12.2018 tarihli ve “Kurumsal Üyelik Teklifi Hakkında / ...” konulu e-postaya göre davacıya ücretli kurumsal üyelik teklifi yapıldığı, bu teklife göre şikayet sayısına göre bir yıllık üyelik ücreti belirlendiği, kurumsal üyelere şikayet eden kişilerin iletişim bilgilerinin tamamını görüntüleyebilme, şikayetlere kendi panelleri üzerinden cevap verebilme, şikayetlerin yayıma alınmadan önce kendilerine iletilmesi gibi üyeliğe dayalı birtakım avantajlar sunulduğu, “www.....com” platformunda davacıya yönelik şikayetlerin davacı şirketten hizmet almayı düşünen tüketicilerin tercihlerini doğrudan etkileyeceği ve davacı ... rekabet yarışında rakiplerinin gerisinde bırakacağı, şikayete konu iddiaların doğruluğu araştırılmadan ve teyit edilmeden üye olan her kullanıcı tarafından markalar hakkında her türlü şikayete imkan sağlanmasına rağmen, suçlama niteliğindeki bahse konu şikayetlere etkili cevap verebilmek için kurumsal üyelik yoluyla davacı şirketten ücret talep edilmesinin davacının cevap hakkını kısıtlayıcı nitelikte bir uygulama olduğu, “www.....com”da yayımlanan şikâyetlerin doğru olduğu ve aldatıcı olmadığının kabulü halinde dahi, davalının şikâyetin yayımlanması aşamasında kurumsal üyelerine farklı davranmasının kurumsal üyeler yönünden bir rekabet avantajı sağlarken kurumsal üye olmayan firmaları rekabette geriye düşüreceği ve bu firmalar yönünden haksızlığa sebep olacağı, dava konusu web sitesindeki bu ayrımcı davranış modelinin kurumsal olmayan üyeleri istese de istemese de kurumsal üyesi olmaya zorladığı, bu tür bir davranışın dürüstlük kurallarına aykırı olduğu, şikâyete maruz kalan firmaların etkili bir savunma yapabilmek için ücret karşılığı kurumsal üyeliğe zorlanmalarının haksız rekabete neden olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, www.....com adlı internet sitesinde davacıya ait "..." ait markanın kullanımının durdurulmasına, markaya tecavüze ilişkin davacı taleplerinin ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin, www.....com internet sitesinde yer alma ya da üye olma yönünde hiçbir talebi olmadığını, davalının müvekkiline ait markayı, markanın logosunu ve görsellerini, kendiliğinden, müvekkilinin hiçbir şekilde izni ve bilgisi olmadan internet sitesinde yayınladığını, dava konusu haksız rekabet eylemini markadan bağımsız düşünülemeyeceğini, davalı şirketin internet sitesinde yarattığı uygulama ile haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilirken, müvekkilinin izni ve bilgisi dışında markası ile dahil edildiği bu sistemde marka hakkına tecavüz olmadığının kabulünün doğru olmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi anlamında kullanım ile markaya tecavüz edildiğini, www.....com internet sitesindeki kullanımın markasal kullanım olduğunu, davalı tarafından, müvekkiline ait markanın ticaret hayatına etki edecek şekilde kullanıldığının açık olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının müvekkili aleyhine olan kısmının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, yazılan şikayete cevap verme, şikayetçilerin iletişim bilgilerine erişme ve şikayetlerin kaldırılmasına itiraz edebilme hususlarında üye olan firmalar ile üye olmayan firmalar arasında hiç bir ayrım bulunmadığını, benzer nitelikteki davalarda alınan bilirkişi raporlarında davalı şirketin cevap hakkı için üyelik aramadığının belirtildiğini, ayrıca, tüm şikayetlerin yazılır yazılmaz tüm firmalara, üye olup olmadıklarına bakılmaksızın e-posta yoluyla bildirildiğini, tüm firmaların bir günlük süre zarfında tüketicisine ulaşmak suretiyle şikayeti çözüme kavuşturma ve şikayet yayınlanmadan müşterisine kaldırtabilme imkanına sahip olduğunu, bu hususun mahallinde yapılacak teknik bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğini ancak bu incelemenin yapılmadığını, davacının, şikayet yazanların iletişim bilgisi talebinde bulunduğunu dosyaya ibraz etmediğini, cevap hakkını kullanmak istediği yönündeki bir yazışmayı veyahut herhangi bir belgeyi de ibraz etmediğini, bu konudaki iddiasını kanıtlayamadığını, müvekkili firmaya şikayet altında yayınlanması amacıyla tek bir cevap metni göndermeyen davacının, sonrasında üye olmadıkları için cevap haklarının kısıtlandığı iddiasıyla iş bu davayı ikamelerinin iyi niyetli olmadığını, müvekkili firmanın sitesine üye olmadığı halde cevap metni göndererek yayınlatan ve iletişim bilgilerine erişen onlarca firma bulunduğunu, şikayetvar.com'a üye olmayan firmaların da şikayet edenlerin bilgilerine erişebildiğini ve redaktör sürecinde şikayetçilerine ulaşarak şikayetleri yayınlanmadan çözüme kavuşturma ve müşterilerini ikna etmek suretiyle şikayetleri kaldırtma imkanına sahip olduklarını, derecattan geçen bir kısım davalarda müvekkili eyleminin haksız rekabet oluşturmadığı yönünde kararlar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının aleyhe olan hususlar açısından kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 2015/87756 sayı ile davacı adına tescilli “...” ibareli markanın “www.....com” internet sitesindeki kullanımlarının 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, zira “markasal” nitelikte bir kullanım olmadığı, davalının “www.....com” internet sitesinde davacı şirkete yönelik şikayet ve eleştirilere karşı davacı şirkete savunma yapabilmesi için ücret karşılığı kurumsal üyelik teklif edilmesi ve kurumsal üye olan firmalara üye olmayan firmalardan avantajlı imkanlar sunulmasının 6102 sayılı Kanun'un 54 ve 55 inci maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil edeceği, Mahkemece davalının www.....com adlı internet sitesinde davacıya ait "..." ait markanın kullanımının durdurulmasına ilişkin kararının haksız rekabete teşmil ettirilmiş olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; www.....com 'da yer alan markaların haklarında yazılan şikayetlere cevap vermek, konuya ilişkin açıklama yapmak, kendilerini aklamak ya da en azından haklarında şikayet yazan içerik sahibinin gerçekten müşterisi olup olmadığını öğrenmek için üye olmak zorunda oldukları, bu noktada marka sahiplerinin müvekkil firmaya üye olabilmek için yıllık üyelik ücreti ödemek zorunda oldukları yönündeki iddianın asılsızlığı ispatlandığı halde aksi yönde hüküm kurulduğunu, benzer nitelikte bir davada davalı eyleminin haksız rekabet olmadığı ve cevap hakkının ücretsiz olduğu tespitinde bulunulduğunu belirterek ve ilaveten Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 14.07.2020 tarihli ve 299 sayılı kararı sunarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile men'i taleplerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 54, 55, 56 ve 58 inci maddeleri.

3. 6769 sayılı Kanun'un 7 ve 29 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.