11. Hukuk Dairesi 2022/2430 E. , 2023/4489 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/321 Esas, 2021/828 Karar
BİRLEŞEN DAVA : İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/122 E.
HÜKÜM : Asıl davanın reddi, birleşen davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki menfi tespit, birleşen itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece asıl davanın reddine birleşen davanın kısmen kabulüne davanın karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ilişki bulunmadığını, davalının bir belgeye de dayanmaksızın müvekkili hakkında icra takibi başlattığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığının tespitine ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı ... vekili; davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, ayrıca davaya konu İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün 2014/6775 sayılı dosya alacağının kendisine dava dışı ... tarafından temlik edildiğini, ... ile davacı ...'ın dava dışı Arsel Motorlu Araçlar ve Dış Ticaret Limited Şirketinin eşit paya sahip ortakları ve münferiden temsile yetkili müdürleri olduğunu, adı geçen şirketin 469.600,00 TL vergi borcunun ilgili vergi dairesine ödendiğini, davacı ...'ın %50 payına isabet eden 234.800,00 TL'nin ödenmemesi üzerine ...'nun alacağını müvekkiline temlik ettiğini, müvekkili tarafından da icra takibine geçildiğini, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili, davacının menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının itirazın iptali davası açmasında hukuki menfaati bulunmadığını, davacı aleyhine açılan menfi tespit davası bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
1.İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.07.2016 tarihli kararı ile uyuşmazlıkta 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 14/2. maddesi "Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir." hükmü gereğince, davacının ve temlik edenin ortakları oldukları dava dışı Arsel Motorlu Araçlar ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin mahkemenin yargı çevresi dışında kaldığı gerekçesiyle kesin yetkiye ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan asıl ve birleşen davanın usulden reddine karar verilmiş, hükmün asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilince temyizi üzerine, Dairemizin 11.01.2017 tarih ve 2016/14371 E., 2017/174 K. sayılı kararı ile kararın onanmasına karar verilmiş, dosya bunun üzerine görevli ve yetkili İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.
2.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...'nun selefi olan ...'nun şirket adına toplamda 469.599,94 TL ödeme yaptığı, ...'nun %50 ... 'ın %50 hissedar olduğu şirketin tasfiyesine karar verildiği, ...'nun alacak haklarını ...'na devrettiği, ...'nun öncelikle bu alacağını tasfiye edilen bu şirketten talep etmesi gerekiyor ise de aynı tarafların aynı konuda İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/146 E. ve 2018/1118 K. sayılı kararı ile dava açıldığı mahkemenin öncelikle şirketten tahsilat yapılması gerekçesiyle davayı reddettiği yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/1636 E. ve 2020/4738 K. numaralı kararı ile taraflar arasında şirketin diğer vergi borçları için açılan davada şirketin bir kısım vergi borçlarından ötürü temlik eden ortağın takibe maruz kaldığı kamu idaresinin alacağının 6183 sayılı Yasa'nın 35 inci maddesi çerçevesinde kamu borçlusu şirketten tahsil edemeyeceğini değerlendirerek ortağa yöneldiği bu durumda davaya konu alacağın da şirketten tahsil edilemeyeceği kabul edilerek işin esası ile ilgili karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bu kararı gereği tasfiye edilen şirketin bu borcu ödeyemeyeceği anlaşılmış olup davacı ...'nun şirkete başvuru yapmaksızın doğrudan ... 'a başvuru yapmasınun hukuka uygun olduğu, alacak miktarı sabit olup ...'nun yaptığı 469.599,94 TL'nin yarısı olan 234.799,97 TL olduğu, İstanbul Anadolu 22. İcra Dairesinin 2014/6775 E. sayılı icra takibi incelendiğinde 234.800,00 TL asıl alacak için ve işlemiş faizler için takip yapıldığı, bu durumda 234.799,97 TL'lik asıl alacak yönünden itirazın iptali davasının kabulü gerektiği, takip tarihinden önce borçlu ... temerrüte düşürülmediğinden işlemiş temerrüt faizinin istenemeyeceği, İtirazın iptali davasının 27.03.2015 tarihinde açıldığı, menfi tespit davasının açılış tarihi 17.02.2015 tarihi olup henüz itirazın iptali davası açılmadan bu dava açılmış ise de icra dosyası incelendiğinde icra takibine yapılan itirazın tarihinin ise bu tarihlerden önce 31.03.2014 tarihinde yapıldığı ve icra müdürlüğünün takibi durdurma kararı verdiği bu aşamada artık davacısı ... yönünden icra takibi durduğundan ayrıca menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı, gerekçesiyle, birleşen İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesi ile açılan davacısı ...'nun davalısı ... 'a yönelik itirazın iptali davasının kısmen kabulüne, asıl davada davacısı ... davalısı ... olan menfi tespit davasından önce icra takibi itiraz üzerine durdurulmuş olduğundan davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığından dava şartı yokluğundan menfi tespit davasının reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden; davalı-karşı davacının mükerrer olarak takip başlattığı hususu belirtilmesine rağmen mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar olmadığına dair kararın hukuka aykırı olduğunu, vergi borcunun şirket ortaklarından talep edilebilmesi için öncelikle tüzel şirket tüzel kişiliğine karşı başlatılan takibin semeresiz kalması gerektiğini, dosyada semeresiz kaldığına dair hiçbir belge bulunmadığı halde verilen kararın da hukuka aykırı olduğunu, menfi tespit davasında ispat yükü davalının üzerinde olmasına karşın, Mahkeme tarafından hukuki yarar yokluğundan menfi tespit davası reddedilmiş olduğundan bu hususlarda değerlendirme yapılmadan karar verildiğini, karşı dava yönünden; takip alacağının mükerrer olduğunu, aynı konuda derdest olan ve kesin hüküm bulunan dosya olmasına karşı verilen kararın hukuka aykırı olup bozulması gerektiğini, davacının itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, alacak kalemleri zamanaşımına uğramış olup, Mahkeme bu husustaki itirazlarının incelenmediğini, vergi borcunun şirket ortaklarından talep edilebilmesi için öncelikle şirket tüzel kişiliğine müracaat edilmiş olması gerektiğini, Arsel Motorlu Araçlar Ltd. Şti.'nin herhangi bir ödeme aczi içerisinde olmayıp, vergi borcunun şirketin mal varlığından karşılanabilmesinin mümkün olduğunu, dava dışı şirket hakkında vergi borçlarından dolayı bir icra takibi başlatıldığına ilişkin davacı tarafından da dosyaya herhangi bir delilin sunulmadığını, ispat külfeti davacı taraf üzerinde olup davacın bu hususu ispat edemediğini, kabul etmemekle birlikte borcun varlığı kabul edilse dahi mahkeme tarafından verilen kararın temlikname sınırlarını aşan tutarda olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket ortağından temlik alınan alacağın tahsiline yönelik itirazın iptali ve borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci,72 nci maddeleri, 6100 sayılı HMK'nun 14/2, 6183 sayılı AATUHK'nun 35. maddesi.
3. Değerlendirme
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl davada davacı-birleşen davada davalıya yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
13.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!