WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/2425 E.  ,  2023/6106 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında satış ilişkisi bulunduğunu, bu satış ilişkisinden kaynaklı ödenmeyen faturalar nedeniyle davalı borçlu aleyhine Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2018/58375 esas sayılı takip dosyası ile takip başlatıldığını, davalı borçlunun borca itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, yetki itirazında bulunduklarını, yetkili dairenin Denizli İcra Dairesi olduğunu, davaya konu alışveriş sebebi ile 11.01.2018 tarihinde fatura düzenlendiğini, davacı şirkete borcu karşılığında çek gönderildiğini, çekin halen davacı şirketin himayesinde bulunmasına rağmen davacı şirketin kötüniyetli hareket ederek ilamsız icra takibi başlattığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının cevap dilekçesinde ödeme iddiasında bulunması nedeniyle ispat yükünün ödeme defini ileri süren davalı borçluya geçtiği, davalı şirketin kayıtlarının incelenmesinden çek verildi bordrosunda çekin 24.03.2018 tarihinde davacı şirkete çıkışı yapılmasına rağmen çek verildi bordrosunda teslim eden ve teslim alan kısımlarında herhangi bir isim ve imzanın yer almadığının anlaşıldığı, muhatap bankadan celp edilen kayıtlara binaen çekin tahsil edilmediğinin bildirildiği, davalı taraf her ne kadar tanık dinletme talebinde bulunmuş ise de tanık delilinin dosyanın muhteviyatı itibariyle kabul edilemeyeceği, davacı tarafın da tanık dinletilmesine muvafakat göstermediği, bu surette davalının ödeme savunmasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait defterlerde söz konusu çekin davacıya verildiğine ilişkin kayıtların yer aldığını, çek verildi bordrosunda çekin 24.03.2018 tarihinde davacı şirkete çıkışı yapıldığını, tüm bunların dosya kapsamı ve bilirkişi raporları ile sabit olduğundan söz konusu çekin davacı şirkete verildiği ispatlanmasına rağmen yerel mahkemenin hukuka aykırı bir şekilde ödeme savunmasının ispat edilemediğini söylediğini, taraflarınca ödemenin ispatlandığını, aksinin yani çekin iade edildiğinin davacı şirket tarafından ispatlanması gerektiğini, davacı şirket tarafından söz konusu çekin müvekkili şirkete iade edildiğine dair yazılı bir delil sunulmadığını, davacının teslim aldığı ve iade etmediği çekin tahsil gününü beklemeyip kötüniyetli olarak ilamsız icra takibine giriştiğini, bu durumun taraflar arasındaki anlaşmaya da aykırı olduğunu, takip tarihi itibariyle müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın akti ilişkiyi kabul edip ödeme def'i ileri sürdüğünden ispat yükünün davalıda olduğu, mevcut borç için çek verilmiş olması ve verilen çek ödenmediği sürece alacağın asıl borç ilişkisine dayalı olarak istenmesine engel oluşturmayacağı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerine ek olarak müvekkilinin çekin davacıya verildiği kanıtlanmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hukuka aykırı şekilde ödeme savının ispat edilemediğinin söylenmesinin hukuka aykırı olduğunu, çekin davacıya verildiğinin şirket yetkilileri arasındaki elektronik ortamdaki yazışmalardan da açık olduğunu, bu yazışmalar yazılı delil başlangıcı niteliğinde olmakla tanık delilinin toplanması gerekmediğini belirterek kararın bu nedenlerle bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.