11. Hukuk Dairesi 2022/2396 E. , 2023/4412 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/704 E., 2022/135 K.
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/566 E., 2020/106 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.07.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankadaki hesabından haberi, imzası ve yetkisi olmadan yüksek oranlarda çıkış yapıldığını tespit ettiğini, davalının sunduğu dekontlarla müvekkilinin ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek 655.000,00 TL’nin dekont tarihlerinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının internet bankacılığı yoluyla sık sık hesaplarını kontrol ettiğini, aradan uzun bir süre geçtikten sonra işlemlerden haberdar olunmadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığını, dava konusu işlemlerden sonra dahi davacının hesapta bir çok işlem yaptığını, işlemlere icazet verdiğinin kabulü gerektiğini, dava konusu işlemlerden hemen önce davacının hesabına başka hesaplarından para aktarıldığını, ardından paraların çekildiğini, paranın çekilmek üzere aktarıldığının açık olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyanın bilirkişiye tevdii ile istinaf bozma kararı, dosyaya kazandırılan raporlar dikkate alınarak dava konusu hakkında rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişilerin sundukları raporda taraflar arasında mevduat cüzdanı düzenlenmediğinden, işlem konusu dekontlar hakkında sahtelik iddiası veya sahtelik davası mevcut olmadığından, banka kayıtlarına göre dava konusu paraların davacı tarafından çekildiği ve davalı bankadan alacaklı olmadığının, sunulan ek raporda da davacı vekilinin itirazlarının esas raporunu değiştirilmesini gerektirecek nitelikte bulunmadığının belirtildiği, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyet raporunun benimsendiği, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bankanın parayı hesap sahibine ödediğini ispatlaması gerektiğini, davanın iki yıl sonra açılmasının ve internet şubesinden işlem yapılmasının icazet anlamına gelmediğini, yoğun işlem hacmi olan, ticaretle uğraşan kişilerin eksikliği fark edemeyebileceğini, kararın dayanaksız olduğunu, bilirkişilerin mahkeme yerine geçemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya gelen 145.000,00 TL ve 250.000,00 TL’lik iki adet para çekme işleminin davacının hesabından çıkıp bir dakika arayla dava dışı...'nın hesabına gönderildiği, davacıya ait Vakıfbank hesap hareketleri ile davalı bankanın hesap hareketlerinde dava dışı... ile aralarında para trafiğinin bulunduğunun anlaşıldığı, bu şekilde davacının dava dışı... ile ticari ilişkisinin sabit görüldüğü, işlemlerin davacının yararına olduğu, internet işlem tablosundan davacının yaptığı her para gönderme işleminden sonra "varlıklarım" görüntüleme işlemi ile hesap bakiyesini gördüğü, bu şekilde para gönderimlerine icazet verdiği, davalı bankaya sorumluluk yüklenemeyeceği, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi yerinde olmakla beraber, İlk Derece Mahkemesi kararında bu gerekçenin tartışılmadığı, talimat yoluyla alınan kök ve ek raporun hükme esas alınarak işlem konusu dekontlar hakkında sahtelik iddiası veya sahtelik davası mevcut olmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği, gerekçenin oluşa uygun bulunmadığı, açıklanan gerekçe ile ispatlanamayan davanın nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile dekontlar hakkında sahtelik iddiası bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 14.09.2018 tarihinde aldırılan heyet raporu ile müvekkilinin haklılığının tespit edildiğini, itirazlar üzerine alınan raporlarda ise kopyala yapıştır yönteminin kullanıldığını, kendilerini mahkeme yerine koyarak alakasız bir yerden konuya değinildiğini, makbuzlardaki imzanın müvekkiline ait olmadığının davalı tarafından da önce zımnen ardından açıkça kabul edildiğini, bankanın müşterinin hesabından çektiği parayı hesap sahibine ödediğini ispatlaması gerektiğini, davanın iki yıl sonra açılmasının ve internet şubesinden işlem yapılmasının icazet anlamına gelmediğini, yoğun işlem hacmi olan, ticaretle uğraşan kişilerin eksikliği fark edemeyebileceğini, bankanın kendi çalışanı ile arasındaki iç ilişkinin müvekkilini bağlamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!