WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/2391 E.  ,  2023/6693 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1375 Esas, 2022/228 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/119 E., 2020/859 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında aktedilen nakliye sözleşmesinin davalının ihtarnamesi ile haksız ve kötü niyetli olarak feshedildiğini, davalının ihtarnamesinde müvekkilinin sözleşme hükümlerine açıkça aykırı davrandığını beyan ettiğini, cevabi ihtarname ile feshin haksız ve kötü niyetli olduğunu ve sözleşmeye konu ifaya devam etmeye hazır olduğunu belirttiklerini, aksi durumda menfi ve müspet zararların tazmini için yasal yollara başvuracaklarının bildirildiğini, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi nedeni ile müvekkilinin uğradığı zararları talep etme hakları olduğunu ve yılın ikinci yarısında bir önceki yıldaki verileri ile kıyasla gelir kaybına uğradığını, davalının işlerinin yürütülmesi için istihdam edilen personellerin maliyetinin zarar kalemlerinden olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak şimdilik 10.000,00 TL zararın tazminine ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşmedeki gizlilik ve teminat hükmüne, sadakat ve daha birçok maddeye aykırı davrandığını ve dava dilekçesindeki iddiaların gerçek dışı, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının kredi masrafları ve personel giderlerinin davalıya yansıtmaya çalıştığını, sözleşmenin haklı sebeple fesih edildiğini, davacının bir zararının olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile feshin sözleşme hükümlerine ve şekli şartlarına göre gerçekleştirildiği, davacının davalının kötü niyetle sözleşmeyi feshettiği ve zarara uğradığı yönündeki iddialarına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece emsal gösterilen Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/749 E., 2017/362 K. sayılı dosyasının eldeki dosya için hukuki durumları gereği emsal niteliğinde kabul edilemeyeceğini, eldeki dosya kapsamında gelinen aşamaya dek beş bilirkişi raporu alındığını, dosya kapsamında alınan tüm bilirkişi raporlarında yapılan ortak tespitin sözleşmenin haksız şekilde feshedildiği, davacının oluşan zararını isteyebileceği, araçların logo ve giydirme sökülme işlemleri için yapılması gereken masrafın davalıdan talep edilebileceği yönünde olduğunu, yerel mahkemece alınan raporların ve yapılan tespitlerin tamamı göz ardı edilerek davanın reddine karar verildiğini, feshe konu sözleşmeye aykırılık iddialarının somutlaştırılmadığını ve ispatlanamadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin çerçeve sözleşme niteliğinde olması karşısında, davalının taşıma işini sözleşme süresince davacıya yaptırma yükümlüğü bulunmadığı gibi kalan sözleşme süresine göre taşıma işinin gerçekleştirilmemesi halinde yaptırım da sözleşmede yer almadığı, bu nedenle davalının ihtarname ile taşımaya dair sözleşme ilişkisini sonlandırmasının sözleşmeye aykırı nitelikte görülmediğinden davacının davaya konu ettiği tazminat istemlerinin kabul edilmesinin de mümkün olmadığı, ilk derece mahkemesince yerinde gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında aktedilen nakliye sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedildiği iddiasına dayanan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.