WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/231 E.  ,  2023/3688 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1665 E., 2021/1843 K.
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/351 E., 2021/225 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Garanti Bankası... Şubesine ait ... çek numaralı, 09.12.2017 vade tarihli, 119.786,00 TL bedelli çekin 11.12.2017 tarihinde bankanın ...merkez şubesine davacı şirket yetkilisi ve maliki ... tarafından bankaya ibraz edildiğini, bankanın ödemekle yükümlü olduğu 1.410,00 TL'yi başvurana ödeyip ve 118.376,00 TL için karşılıksızdır kaşesi vurduğunu, çekin tahsili için icra takibi başlatıldığını ancak tahsilat yapılamadığını, banka memurunun çek arkasına ibraz tarihi olarak 11.12.2017 yazmak yerine dikkatsiz ve özensiz davranarak 11.10.2017 yazdığını, keşideci şirketin borca batık olduğunu, İcra Ceza Mahkemesinden karşılıksız çek düzenleme suçuna ceza çıkması halinde şirket yetkilisine çek miktarını ödeme hususunda bir baskı oluşacağını ancak banka çalışanının dikkatsiz ve özensiz davranışı ile ibraz tarihini yanlış yazılması sonucu borcun tahsil imkanının kalmadığını, müvekkili şirketin 118.376,00 TL zarara uğradığını ileri sürerek çekin ibraz tarihi olan 11.12.2017'den itibaren işleyecek ticari faizle birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL'nin davalıdan maddi tazminat olarak tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu çekin keşide tarihi ve müvekkili bankaya ibraz tarihi ile davanın açıldığı tarihin birlikte değerlendirildiğinde davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili bankanın usul ve hukuka uygun şekilde işlem yapmış olmakla tazminat sorumluluğu gerektiren bir işlemi yada eylemi bulunmadığını, dava konusu çekin banka müşterisi Marka Gıda ... Tic. ve San. Ltd. Şti tarafından keşide edilen, 09.12.2017 keşide tarihli, 0067202 no.lu, 119.786,00 TL bedelli çek olduğunu, çekin hamili davacı tarafından 11.12.2017 tarihinde müvekkili bankaya ibraz edildiğini ve müvekkili banka tarafından çek tahsil işlemleri başlatıldığını, dava konusu çekin karşılığının bulunmadığının tespit edildiğini ve çekin arka yüzüne derc edildiğini, davacının tahsil edemediği çek bedelini haksız ve hukuka aykırı şekilde müvekkilinden tahsil etmeye çalışmasının usul ve hukuka aykırı olduğunu, davacının çek bedelini tahsil edememesinin nedeninin çekin karşılığının bulunmaması olduğunu tek muhatabın keşideci olduğunu, davacı tarafından işbu davanın açılmasının ön koşulunun keşideci hakkında yapılan icra takibinde aciz vesikası alınması gerektiğini, hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet davacı bir zarara uğramış ise bu zararından müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, çekin arkasına tarihin yanlış yazılmasının dava konusu çekin karşılığının bulunmadığı gerçeğini değiştirmeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; güven kurumu olan bankanın ağırlaştırılmış objektif özen yükümlülüğü altında sorumlu olduğu, ibraz tarihini yanlış yazan banka memurunun işlemi nedeniyle davalı bankanın, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 100 üncü maddesi hükmü gereğince sorumlu olduğu ve dava tarihi itibari ile icra dosyasında yapılan kapak hesabının göre davacının talep ettiği tazminat miktarının üstünde olduğu ve davacının zarara uğradığı, davaya konu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 50.000,00 TL nin 11.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararında belirtildiği ve davacının ikrarı ile de sabit olduğu üzere keşidecinin çekin düzenlendiği ve ibrazı tarihinde borca batık halde olduğunu, davacının borca batık bir şirket tarafından keşide edilen çeki devraldığını, davacının kötü niyetle kendisi tarafından da çek bedelini tahsil edemeyeceğini bilmesine, basiretli bir tacir olarak bile isteye çeki devralmasına rağmen tazminat talebinde bulunduğunu, mahkemenin hükmü kurarken delil listesinde yer alan davacı ve keşidecisi kayıtlarını celp dahi edilmediğini, banka kayıtları ile sabit olduğu üzere dava konusu çekin karşılıksız işlem gördüğü tarihin ibraz tarihi olan ve çekin arka yüzünde de belirtilen 11.12.2017 tarihi olduğunu, yani gerek icra, gerekse de ceza davası süreçlerinde de işbu davada olduğu gibi tek bir müzekkere yazılarak çeke ilişkin kayıtların celp edilebileceğini, bu hususun ve banka kayıtlarının da ilk derece mahkemesi tarafından bir yandan kararda belirtilmiş iken diğer yandan çelişkili şekilde hüküm kurulurken esas alınmadığını, dava konusu çekin, davalının Banka müşterisi Marka Gıda Day. Tük. Mal. Kar. Tar. Hay. Tur. Orm. Ürn. Pet. Ür. Tıbbı Malz. Otom. Maden ve Mermer İml. İht. İth. Tic. Ve San. Ltd. Şti tarafından keşide edilen, 09.12.2017 keşide tarihli, 0067202 no.lu, 119.786,00 TL bedelli çek olduğunu, işbu çekin hamili davacı tarafından 11.12.2017 tarihinde davalı bankaya ibraz edildiğini ve davalı banka tarafından çek tahsil işlemlerinin başlatıldığını, ancak kanun gereği davalı banka tarafından tüm inceleme ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi esnasında dava konusu çekin karşılığının bulunmadığının tespit edildiğini, işbu durumun çekin arka yüzüne derç edildiğini ve çekin hamili davacıya teslim edildiğini, bu oluş şekli içinde davalı bankanın tek işleminin dava konusu çekin tahsil ve karşılıksız kaydı işlemlerini kanun gereği yerine getirmekten ibaret olduğunu, davacının lehine düzenlenen çek bedelini tahsil edemediğini, bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığını, dava konusu çekin karşılıksız çıkması üzerine, davacının tek yapması gereken hamilinin olduğu çek ve aralarındaki iç ilişkiye dayanarak çek keşidecisi hakkında hukuki süreç başlatarak hakkını aramaktan ibaret olduğunu, davacının bu amaçla çek keşidecisi hakkında icra takibine geçtiğini, aynı zamanda keşideci hakkında karşılıksız çek keşide etmekten ceza yargılamasının başlatıldığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından taleplerine rağmen cevapsız bırakılan hususun dava konusu çekin ibraz tarihi ve karşılıksız şerhi alma tarihinin 11.12.2017 tarihi olmakla birlikte davacının neredeyse iki yıl sonra davalı hakkında icra takibine geçmiş olduğu, keşideci hakkında başlatılan icra takibi dosya esasının 2019 tarihi olmakla davacının kendi kusuru ile alacağına kavuşup kavuşmadığının da ayrıca değerlendirmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği şekilde bir zarara uğramış ise bu zarara kendisinin neden olduğunu, hukuki menfaatin korunması adına gerekli araştırma, delil temininin davacı tarafından yerine getirilmediğini, iddia edildiği gibi İcra Ceza Mahkemesi tarafından hatalı bir değerlendirme yapılmış ise davacının kendi hakkını aramadığını, korumadığını, iddiasını ispat edemediğini, bu duruma da kendi kusuru ile neden olduğunu, oysa ki iş bu dosya ile sabit olduğu üzere bankaya müzekkere yazılması üzerine tüm karşılıksız kaydı detayları ve kayıtlarının ibraz edildiğini, bu hususun karşılıksız çek keşide etmek suçundan yapılan bir şikayet üzerine çekin karşılıksız kaydı almadığı gerekçesi ile verilen beraat kararının kaldırılmasına karar veren Yargıtay kararı ile de tespit edildiğini, davacının karşılıksız çek keşide etmek suçundan yapmış olduğu şikayeti takip etmiş ya da kanun yollarını tüketmiş olsa idi işbu kararın kaldırılacağının muhakkak olduğunu, davacının davalı bankaya yönelttiği talebinin kabulü mümkün değil iken ilk derece mahkemesi hiç bir hususu incelemeksizin, itirazlarını cevaplamaksızın usul ve hukuka aykırı şekilde hüküm kurduğunu, davalı bankanın tek eyleminin banka kayıtları uyarınca "karşılıksız" olan bir çeke "karşılıksız işlemi" yapılmasından ibaret olduğunu, dava konusu çekin ibraz tarihi itibariyle karşılığının bulunmadığını, davalı banka tarafından da karşılıksız çek işlemlerinin çek kanununa uygun şekilde yerine getirildiğini, dava konusu olayda karşılıksız işlemi ve çek tesliminde bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davalı bankanın sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, İlk Derece Mahkemesinin ise dava konusu olay ile bir bağlantısı bulunmayan Yargıtay Kararlarına atıf yapılarak hukuka aykırı şekilde hüküm kurduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çek bedelinin, davalı bankadan tahsiline karar verilebilmesi için davalı bankanın kusuru sonucu çek bedelinin asıl borçludan tahsilinin olanaksız hale gelmiş olması, bu nedenle davacının zararının doğması gerektiği, bu durumda öncelikle davacının ticari ilişkide bulunduğu çek keşidecisi şirkete karşı temel ilişkiye dayalı olarak dava veya takip yoluna gitmek suretiyle alacağını tahsile çalışması, yapılan takip veya açılan dava sonucu davacının alacağını tahsil edememesi halinde bu kez davalı banka aleyhine dava açma hakkının doğacak olması karşısında, bu husus yerine getirilmeden doğrudan banka aleyhine açılan işbu davada, davacının bankadan talepte bulunabilmesi için gereken zararın doğmuş olması şartının henüz gerçekleşmediği, davalının eylemi ile zarar arasında uygun illiyet bağının davacı tarafından hukuken geçerli ve yeterli delillerle ispat edilemediği, davalı bankanın kayıtlarında çekin ibraz tarihi bulunmakla birlikte çekin ibrazı tarihinde çekin karşılıksız olduğu, çekin ibraz tarihinde karşılıksız olması nedeniyle bankanın sorumluluk bedelini ödediği, davacının zararını keşide edenden talep edebileceği, davanın reddi gerekirken yanılgılı gerekçelerle kabulü yerinde olmadığı, usul, yasa ve dosya kapsamına aykırı olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesine sundukları çekin keşidecisinin beraatine ilişkin ...İcra Ceza Mahkemesinin 2018/38 E. sayılı ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi 2018/2382 E. ve 2019/116 K. sayılı ilamı ile kesinleşen kararda, ibraz tarihinin banka personeli tarafından yanlış yazılmasından dolayı dava konusu çekin geçerli bir ibraz işlemi olmadığından sanığın beraat ettiğini, borca batık şirketin borcunu ödemekten imtina ettiğini, her ne kadar icra takibi yapılsa da müvekkilinin alacağını tahsil imkanının kalmadığını, banka memurunun işleminin haksız fiil niteliğinde olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince davacıdan aciz vesikası istemesi gerektiğini, taraflarınca ispat yükü yerine getirilerek dava dilekçesine icra dosya numaraları ve diğer dosya numaralarının bildirildiğini
belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı bankaya vade tarihinden sonra tahsil için ibraz edilen çekin, davalı banka tarafından ibraz tarihinin vadeden evvel ibraz edilmişcesine derc edildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.