WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/226 E.  ,  2023/3630 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1631 Esas, 2021/1766 Karar
HÜKÜM : Esastan ret

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile müvekkili banka arasında genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinin imzaladığını, diğer davalıların sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile davacı banka arasında imzalanan sözleşmenin müvekkili şirket aleyhine hazırlanarak düzenlenmiş bir sözleşme olduğunu, bu nedenle kredi sözleşmesinin geçersiz olduğunu, müvekkili şirketin yapmış olduğu ödemelerin dikkate alınmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın iptali davası açılabilmesinin koşullarından birisi de ortada geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması olduğunu, geçerli bir ilamsız icra takibinin mevcut olmaması halinde itirazın iptali davasının açılamayacağını, bu husus dava şartı olup, mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiğini, dava konusu Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesinin 2019/1018 E. sayılı takip dosyası incelendiğinde, dayanak takip talebi ile takip borçlusuna çıkarılan ödeme emrinin içerik olarak birbirinden farklı olduğu, böyle bir halde geçerli bir ilamsız icra takibinin varlığından söz edilemeyeceğini, itirazın iptali davasına özgü dava şartlarından birisi de, usulüne uygun olarak başlatılmış bir takibin varlığı olduğunu, geçerli bir takip bulunmadığı, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan yargılama neticesinde takip talebi ile ödeme emrinin içerik olarak aynı olması gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verildiğini, gayri nakdi riskin ödeme emrinde yer almaması borçlunun lehine bir durum olup, yerel mahkemece verilen kararın gerek usul ekonomisi gerekse hakkaniyete uygun olmadığını, yerel mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalı/borçlulardan müvekkili bankanın 363.913,43 TL nakit alacağının bulunduğunun sabit olduğunu, davalı borçluların ödeme emrindeki borca itiraz ettiklerini ve taraflarınca da, söz konusu ödeme emrine itirazın iptaline karar verilmesinin talep edildiğini, Mahkemece verilecek kararın da, borçlu tarafa tebliğ edilen ödeme emrine konu alacak türleri ve tutarı ile sınırlı olacağını, borçlulara tebliğ edilen ödeme emri dışındaki alacakları kapsamayacağını, belirtilen durum karşısında yerel Mahkemenin, yaptırılan bilirkişi incelemesi ile varlığı sabit olan nakdi alacakla ilgili itirazın iptaline karar vermesi gerekirken, itirazın iptali davasının reddine karar verilerek, takibin ödeme emri tebliği aşamasına döndürülmesi hukuka, usul ekonomisine, taraf menfaatlerine ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda 03.07.2019 tarihli takip talebinde "Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Sözleşmeden kaynaklanan 12.180,00 TL çek riskinin %6.60 faiz %5 BSMV ve avukatlık ücreti ile birlikte depo talebi bulunduğu halde davalılara gönderilen ödeme emrinde bu talebin bulunmadığı takip talebi ile ödeme emrinin birbirinden farklı olduğunun sabit olduğu, dava, ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup dava konusu icra takip dosyasının incelenmesinden, davalı takip borçlularına tebliğ edilen ödeme emrinin takip talebine uygun olmadığı, takip talebine uygun bir ödeme emrinin çıkartılmadığının anlaşıldıldığı, bu durumda usulüne uygun bir takibin varlığından söz edilemeyeceğini, itirazın iptali davasına özgü dava şartlarından birisi de, usulüne uygun olarak başlatılmış bir takibin varlığı olduğunu, bu sebeple davanın şartı yokluğundan reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmüş olunup davacının istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilini istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerini tekrar ederek, borçlu aleyhine ilamsız olarak başlatmış oldukları takipte herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, borçluların yapmış olduğu itirazlarının iptalini teminen işbu davanın açıldığını, yerel Mahkemece yapılan yargılama neticesinde takip talebi ile ödeme emrinin içerik olarak aynı olması gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verildiğini, verilen kararın hatalı ve hukuka aykırı olup kaldırılması ve talepleri gibi karar verilmesi gerektiğini, Yerel Mahkemenin kararının gerekçesini "ödeme emrinde yazılı olan çek riskinden kaynaklanan 12.180,00 TL'nin depo edilmesi talebinin takip talebinde yer almadıgı bu sekilde takip talebi ile ödeme emri arasında içerik bakımından fark olduğu görülmüştür." şeklindeki açıklamalar oluşturduğunu, ancak kabul anlamına gelmemekle beraber takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde anlaşılacağı üzere "çek riskinden kaynaklanan 12.180,00 TL'nin depo edilmesi" takip talebinde yer almakta iken İcra Müdürlüğünce hazırlanan ödeme emrinde yer almadığını, söz konusu gayri nakdi riskin ödeme emrinde yer almaması borçlunun lehine bir durum olup, yerel mahkemece verilen karar gerek usül ekonomisi gerekse hakkaniyete uygun olmadığını, ayrıca 22.11.2021 tarihli talepleri ile Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesinin 2019/1018 Esas sayılı dosyasına "Yukarıda dosya numarası belirtilen takip dosyasında takip talebinde talep edilen 12.180,00 TL gayri nakdi çek riskimiz ile ilgili olarak işbu dosyamız yönünden, alacağımızdan tamamen feragat ettiğimiz veya alacağımızı tahsil ettiğimiz anlamına gelmemek, dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla işbu dosya kapsamında depo talebinden vazgeçiyoruz." şeklinde beyanda bulunularak bu dosya kapsamında depo talebinden vazgeçildiğini, kaldı ki, yerel mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalı/borçlulardan müvekkili bankanın 363.913,43 TL nakit alacağının bulunduğunun sabit olduğunu, davalı borçluların ödeme emrindeki borca itiraz ettikleri ve taraflarınca da, söz konusu ödeme emrine itirazın iptaline karar verilmesi talep edildiğini, Mahkemece verilecek kararın da, borçlu tarafa tebliğ edilen ödeme emrine konu alacak türleri ve tutarı ile sınırlı olacağı, borçlulara tebliğ edilen ödeme emri dışındaki alacakları kapsamayacağını, belirtilen durum karşısında yerel Mahkemenin, yaptırılan bilirkişi incelemesi ile varlığı sabit olan nakdi alacakla ilgili itirazın iptaline karar vermesi gerekirken, itirazın iptali davasının reddine karar verilerek, takibin ödeme emri tebliği aşamasına döndürülmesi hukuka, usul ekonomisine, taraf menfaatlerine ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dosyanın geldiği aşama dikkate alnarak, kabul anlamına gelmemekle beraber dosyada bulunan bilirkişi raporunda müvekkil bankanın davalılardan toplam 363.913,43 TL nakit alacağının bulunduğu, nakit alacağa davalı/kefiller ... ve ...'ın müteselsil kefaletlerinin bulunduğu yönündeki rapor dikkate alınarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının açıklanan nedenler ve depo talebinden vazgeçtikleri yönünden beyanlarının dikkate alınarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.