11. Hukuk Dairesi 2022/2193 E. , 2023/5985 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 20.10.2016 tarihli satın alma sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin "üretici" sıfatıyla tekstil ürünlerini üretmeyi, teslim etmeyi ve fatura düzenlemeyi yüklendiğini, davalı tarafın da sipariş geçilen ürünleri satın almayı, bir kısmını peşin bir kısmını fatura tahsili sırasında çek ile ödemeyi kabul ettiğini, 30.11.2016- 31.03.2017 tarihli üretilen teslim edilen ürünlere ilişkin fatura ve sevk irsaliyeli ürünlerin karşılıklı olarak ticari defterlere işlendiğini, mutabakat belgesinde davalının borcunu belirlediğini, ödeme yapılmaması üzerine takip başlattığını, takip dayanağının, cari hesap alacağına istinaden 04.05.2017 tarihli borç mutabakat belgesi olduğunu,belirterek davalının haksız olarak yaptığı itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşme ile kesinleşen siparişlerle ilgili ödemenin bir kısmının avans şeklinde peşinen, kalan bakiyenin ise ürünlerin teslim edilmesinden sonrasında düzenlenecek fatura tarihinden itibaren 90-120-150 gün vadeli olarak ödeneceği hususunda sözleşildiğini, davacı tarafından sözleşme hükümlerine aykırı hareket ederek vekiledeni şirkete ait ve tamamen ticari sır niteliğindeki gizli bilgiler olan ürün tasarımları kullanarak 3 üncü kişilere üretim yaptığını, vekiledeni şirketin önemli ölçüde maddi ve manevi zarara uğratıldığını, işbu sebeplerle davacı ile bağıtlanan sözleşmenin vekiledeni şirket tarafından tamamen haklı gerekçelerle feshedildiğini, işbu fesih işlemi sonrasında ise davacı yanca sözleşme hükümlerine aykırı bir şekilde ve muaccel hale gelmemiş alacakların tahsili amacıyla davaya konu icra takibinin başlatıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamında toplanan tüm delillere ve hükme dayanak teşkil etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre; davalı yanın kendi ticari defterleri ve cari hesap durumuna nazaran, 05.05.2017 tarihli mutabakat mektubunda belirtilen 31.03.2017 tarihi itibarıyla davacı yana 1.349.042,62 TL, 13.06.2017 takip tarihi itibariyle bakiyesine göre ise 1.700.304,73 TL borçlu olduğu, davalı yanca sözleşmenin 7.5 maddesi: "Sözleşme bedelinin %30'u oranında ön avans, %30'u oranında hammadde bedeli, geri kalan bedel ürün tesliminden ve fatura tarihinden sonraki 90-120-150 gün vadeli olarak çek verilecektir." hükmüne uyulmaması nedeniyle 04.05.2017 mutabakat tarihinde borcun muaccel olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazının iptaline, takibin koşullarıyla devamına, alacağın %20'si oranında 272.961,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibin haksız olduğunu, alacağın muaccel olmadığını, davacının davalı şirketi zarara uğrattığını, müvekkili şirketin satım sözleşmesinin devamı boyunca sözleşmenin ödeme hükümlerine göre hareket ettiğini, davacı tarafın sözleşmeye uygun şekilde faturaların vadesini beklemeden ve alacakları muaccel hale gelmeden icra takibi başlattığını, bilirkişi raporunda bu yönde inceleme yapılmadığını, alacak davası gibi yargılama yapıldığını, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisi yargılamayı gerektirdiğinden icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, cari hesaba dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!