11. Hukuk Dairesi 2022/2174 E. , 2023/5940 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/75 E., 2018/152 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin "Ag plus" ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet 2004 /15175, 2008/68326, 2009/17774, 2013/85973 sayılı ve "A Plus", "A Plus Classıc", "A+plus şekil", "A plus elegance" ibareli markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğunu, davalının markası gören ortalama tüketicinin müvekkili şirket markaları ile ilişkilendireceğini ileri sürerek YİDK'in 2016-M-8882 sayılı kararının iptalini, dava konusu marka başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, dava konusu markada yer alan " Ag" ibaresinin gümüş elementinin simgesi olup bu markayı gören ortalama tüketicinin ilk çağrışımının gümüş olacağını, davacı markası ile iltibas oluşturma ihtimalinin bulunmadığını, davacının itirazına mesnet markalarında asıl unsurun "A" harfi olup ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 2015/78013 sayılı "Ag+plus" ibareli başvuru markası ile davacının 2004/15175 sayılı "A plus", 2008/68326 sayılı "A plus classıc" ve 2013/85973 "A plus elegance" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı, asli unsurlar itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davacının mesnet markalarındaki asli unsurun "A PLUS" şeklinde, davalının ise "Ag+plus" şeklinde ön plana çıktığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacıya ait "A PLUS" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, diğer bir anlatımla 3 sınıftaki mallarla ilgili davacının "A PLUS" ibareli markalı ürünü satın almak isterken davalının "Ag+plus " şeklinde markalı malı satın almak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, taraf markaları arasında benzerlik bulunduğundan 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibasın bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in 2016-M-8882 sayılı kararının iptaline, başvuru tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece bilirkişi raporuna hangi gerekçe ile itibar edilmediğinin karar gerekçesinde belirtilmediğini, taraf markalarının benzer olmadığını, dava konusu markada yer alan " Ag" ibaresinin gümüş elementinin simgesi olup bu markayı gören ortalama tüketicinin ilk çağrışımın gümüş olacağını, davacı markası ile iltibas oluşturma ihtimalinin bulunmadığını, dava konusu başvuruda yer alan şekil unsurunun ayırt edicilik sağladığını, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki koşulların oluşmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun beyaz zemin üzerine kırmızı renkte ve ön planda yazılan "Ag" ve yeşil renkte yaprak figürünü andıran şekil içine yerleştirilmiş "+" ve "plus" ibarelerinden oluştuğu, davacının dava konusu emtia ile aynı/aynı tür malları kapsayan itirazına mesnet 2004/15175, 2008/68326, 2013/85973 sayılı markalarının da beyaz zemin üzerine siyah yazı karakteri ile yazılan "A PLUS", "A PLUS CLASSIC, "A plus elegance" ibarelerinden oluştuğu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalarında ortak olarak yer alan "+" ve Türkçe karşılığı artı olan "plus" ibarelerinin ayırt ediciliği düşük zayıf ibareler olduğu, dava konusu başvurudaki asıl unsurun gümüş elementinin simgesi olan "Ag" ibaresinden oluşması karşısında dava konusu başvuru ile asıl ve ayırt edici unsuru "A" harfi olan davacının itirazına mesnet markalarının 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle benzer olmadıkları, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda da aynı tespitlere yer verildiği, davacının itirazına mesnet 2009/17774 sayılı marka kapsamında bulunan emtia ile dava konusu başvuru kapsamında yer alan emtianın farklı olduğu, dava konusu başvuru kapsamında yer alan emtia ile davacının itirazına mesnet 2004/15175, 2008/68326, 2013/85973 sayılı markaları kapsamında yer alan mallar aynı tür olsa da marka işaretleri benzer olmadığından taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığı dolayısıyla dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili markasının tanınmış olduğunu, davalının başvuru markası ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca benzerlik ve iltibas ihtimali bulunduğunu belirterek kararın bozulması istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu "Ag plus" ibareli marka başvrusu ile davacının itirazına mesnet "A Plus", "A Plus Classıc", "A+plus şekil", "A plus elegance" ibareli markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!