11. Hukuk Dairesi 2022/1891 E. , 2023/5897 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
HÜKÜM :Asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın kabulü
(Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ :Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit (asıl dava) ve itirazın iptali (birleşen dava) davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davalı birleşen davada davacı Hür Çelik A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı birleşen davada davalı Vap Makine..Ltd. Şti. ve asıl davada davalı birleşen davada davacı Hür Çelik... A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacılar vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; taraf şirketler arasında 23.04.2009 tarihine kadar sürmüş bir ticari ilişki bulunduğunu, 23.04.2009 tarihinde imzalanan protokolle, müvekkili şirketin bu tarih itibariyle davalıya mevcut olan borcuna karşılık müvekkili ...'e ait taşınmazın davalıya devredileceğinin ve taşınmazın değerinin 500.000,00 TL olarak kabul edileceğinin kararlaştırıldığını, anlaşma doğrultusunda sözü edilen taşınmazın davalıya devredildiğini, yapılan devir işlemiyle belirtilen tarih itibariyle müvekkili şirketin davalıya herhangi bir borcu kalmadığı gibi bu tarihten sonra da taraflar arasında borç doğuran herhangi bir ticari işlem yapılmadığını, borç bu şekilde sona erdirilmesine rağmen davalı şirket tarafından müvekkillerine gönderilen 21.06.2010 tarihli ihtarnameyle, toplam 121.982,87 TL alacağın ödenmesinin talep edildiğini ileri sürerek müvekkillerin davalıya sözü edilen ihtarnameye konu veya başkaca herhangi bir borçlarının bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, 04.10.2010 tarihli ıslah dilekçesiyle ise müvekkili Güner'in davacı şirketin davalıya olan borçlarının teminatı olmak üzere kendisine ait 3 adet taşınmazı davalı lehine ipotek verdiğini ancak dava dilekçesinde de dile getirilen hususlar sebebiyle müvekkili şirketin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürerek dava dilekçesinin talep sonucunu ıslah etmiş ve müvekkillerin davalıya sözü edilen ihtarnameye konu veya başkaca herhangi bir borçlarının bulunmadığının tespitine ve ıslah dilekçesinde bildirilen ipoteklerin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı Hür Çelik... A.Ş. vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde; taraflar arasında açık hesap şeklinde işleyen bir ticari ilişki olduğunu, bu ilişki sebebiyle müvekkilinin davalı şirketten 121.982,87 alacağı bulunduğunu, sözü edilen alacağın tahsili amacıyla davalı hakkında başlattıkları ilamsız icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hür Çelik... A.Ş. vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde bahsedilen taşınmazın davalı şirketin borcu sebebiyle müvekkiline devredildiğini ancak davacı yanın 23.04.2009 tarihinden sonra taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiği şeklindeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin belirtilen tarihten sonra da davalı şirkete muhtelif tarihli faturalar tahtında mal sattığını ve ticari ilişkinin devam ettiğini, müvekkilinin bu ilişki sebebiyle davalı şirketten alacağı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Vap Makine Ltd. Şti. vekili birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde belirttikleri sebeplerle müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraf şirketlerin verilen süre içerisinde ticari defter ve belgelerini dosyaya ibraz ettiği, defterler üzerinden 19.12.2013 tarihinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, raporda, davacı şirket defterlerinin kapanış tasdikleri yapılmadığı ve bu nedenle delil kudretine haiz olmadığı, yalnızca davalı şirkete ait 2009 yılına ilişkin ticari defterler delil kudretine haiz bulunduğunun tespit edildiği, sözü edilen raporun devamında, her iki şirketin hesapları arasında farklar bulunduğunun tespit edildiği, davacı şirketçe 2009 yılına ilişkin defterler sunulmadığından bu yıl hesaplarının ise karşılaştırmalı olarak denetlememediği, davacı şirket 2009 yılına ilişkin ticari defter ve belgelerini dosyaya sunmadığından ve davalı şirketin 2009 yılına ilişkin ticari defterleri usul ve yasaya uygun tutulduğundan bu defterdeki kayıtların varlığı ve doğruluğunun davacı şirket tarafından kabul edilmiş sayılmasının gerektiği, taraf şirketler arasında 23.04.2009 tarihli protokole kadar alım satıma dayalı ticari ilişkinin devam ettiği, ilk protokol tarihinden sonra davalı şirket tarafından defterlerine kayıt edilen vade farkı ve tapu masrafı hariç 134.708,33 TL bedelli faturanın davacı aleyhine borç kaydedildiği, faturaların fotokopilerinin dosyada mevcut olduğu ancak faturaların davacı şirkete tebliğ edilip edilmediği, faturaya ilişkin malların teslim edilip edilemediği hususlarının tespit edilemediği, dolayısıyla taraflar arasındaki ticari ilişkinin 23.04.2009 tarihli protokolden sonra dahi devam edip etmediği hususunun kesin olarak tespitinin yapılamadığı, yine 11.09.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre 2008 yılına ilişkin davacı şirket borcundan yapılan tahsilatların mahsubundan sonra davalı şirketin davacıya 21.534,33 TL borçlu olduğu, 2009 yılı cari hesap kayıtları da birlikte değerlendirildiğinde davalı şirketin davacı şirkete 125.730,95 TL borçlu olduğu, davalı şirket tarafından düzenlenen 8.721,49 TL tapu masraflarına ilişkin faturanın 02.04.2009 tarihli protokolün 3. maddesine uygun olarak düzenlendiği, bilirkişi tarafından 11.09.2018 tarihli bilirkişi raporunda bankalardan gelen yazı cevapları doğrultusunda incelemeye esas alınan çekler yönünden ise bu çeklerin ödenmediği, karşılıksız çıktığı ya da iptal edildiği şeklinde davalı şirketin bir iddiası olmadığı gibi çeklerin vade tarihleri ve karşılıksız yazılma tarihleri itibariyle taraflarca düzenlenen protokol tarihlerinden önce olduğu, dolayısıyla protokolde geçen 500.000,00 TL bedelin "mevcut borçlardan mahsup edilmesinde" bu çeklerin taraflarca borç kapsamında değerlendirip değerlendirilmediğinin tespitinin dosya kapsamı itibariyle mümkün olmadığı, davalı tarafça da buna ilişkin dosyaya somut bir bilgi veya belge sunulmadığı gibi ödenmeyen çeklerin dosyaya ibrazının da yapılmadığı, dolayısıyla bilirkişi tarafından davacının alacağından bu borcun mahsup edilmesinin doğru olmadığı, yine 59.984,12 TL bedelli gecikme faizi açıklamalı faturada taraflar mutabık iseler de davacı şirkete gönderilen 01.10.2009 tarihli 82.389,55 TL bedelli vade farkına ilişkin faturanın davacı şirket tarafından itiraza uğradığı, davalı tarafından 01.10.2009 tarihli 82.389,55 TL bedelli vade farkı faturasının ödenmesi gerektiğine ilişkin 13.04.2009 ve 18.04.2009 tarihli sipariş formları dosyaya sunulmuş ise de vade farkının bu sipariş formları neticesinde ödenmeyen borçlara ilişkin olduğu hususunun dosyadaki verilerden tespit edilemediği netice itibariyle yapılan bilirkişi incelemelerine ve taraf vekillerinin dosyaya sundukları bilgi ve belgelere göre ispat yükü kendisinde olan davalı şirketin alacağın varlığını ve miktarını kesin ve somut delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine, ipoteğin fekkine ilişkin davanın ise tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı birleşen davada davacı Hür Çelik... A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davalı birleşen davada davacı Hür Çelik... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Vap Makina şirketinin verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini ibraz etmediğini, bu nedenle müvekkili defterlerini kabul etmiş sayılması gerektiğini, müvekkilinin ticari defterlerinin ise talep edilen alacağı tesvik ettiğini, müvekkili tarafından Vap Makinaya gönderilen ve bu şirket tarafından da teyit edilen sipariş formlarında vade farkı tahsil edileceğinin açıkça yazılı olduğunu, bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan, taraflar arasında vade farkı ödeneceğine yönelik bir anlaşma bulunmadığına yönelik tespitin gerçeği yansıtmadığını, İlk Derece Mahkemesince, vade farkı faturasının Vap Makinaya tebliğ edilmediği belirtilmiş ise de bu faturanın 01.10.2009 tarihli 635311 seri numaralı taşıma faturası ile MNG kargo aracılığıyla tebliğ edildiğini ve müvekkiline iade edilmediğini, anılan fatura üzerine iade edileceğine dair düşülen şerhin iade edildiği anlamına gelmeyeceğini, belirtilen nedenlerle yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'e yönelik istinaf isteminin yerinde olmadığı, adı geçenin taraf şirketler arasındaki ticari ilişkinin tarafı olmaması nedeniyle Hür Çelik... A.Ş.'ne borcu olmadığı, Vap Makinaya yönelik istinaf itirazlarına gelince, taraf şirketler arasında ticari ilişki olduğu, 02.04.2009 ve 23.04.2009 tarihinde iki adet protokol ile alacak borç ilişkisinin tasfiyesine karar verildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 26.03.2009 tarihli 30.000,00 TL bedelli havale ile 01.10.2009 tarihli 635311 seri nolu 91.110,93 TL bedelli vade farkı ve tapu masrafı açıklamalı faturadan kaynaklandığı, 23.04.2009 tarihli protokolün 2. maddesi ile 500.000,00 TL bedelli taşınmazın bu tarihe kadar olan borcun 500.000,00 TL'sinin mahsup edileceğinin belirtildiği, 30.000,00 TL bedelli havalenin protokol tarihlerinden önce gönderildiği, davalı-birleşen dava davacısının protokol tarihi itibariyle daha fazla alacaklı olduğunu yazılı delille ispat edemediği, bu nedenle bu alacak kalemi yönünden davacının borçlu olmadığı, 8.721,38 TL'lik tapu masrafı yönünden ise, 02.04.2009 tarihli protokolün 3. maddesinin son cümlesinde, tapu masrafının davalı-birleşen dava davacısı Hür Çelik A.Ş. tarafından ödeneceği ve VAP Makina Ltd. Şti.'nin borcu olarak kaydedileceğinin belirtildiği, bu maddeye göre tapu masrafının davalı-birleşen dava davacısı Hür Çelik A.Ş. tarafından ödenmesine rağmen asıl dava davacısı VAP Makina Ltd. Şti.'nin borcu olduğu, zira, aynı protokolün 4. maddesinde ticari ilişkinin aynen devam edeceğinin kararlaştırıldığı, bu nedenle tapu masrafının bu ticari ilişki kapsamında muhasebeleştirilerek asıl dava davacının borcuna ekleneceğinin kararlaştırıldığı, davalı-birleşen dava davacısının bu miktar kadar alacaklı olduğu, vade farkına ilişkin olarak ise, vade farkının, ancak taraflar arasında vade farkı ödeneceğine dair bir sözleşme olması veya vade farkı ödenmesine ilişkin bir teamül oluşması halinde istenebileceği, taraflar arasındaki 03.04.2009 ve 18.04.2009 tarihli sipariş formunda vade farkı ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve 11.09.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacının daha önce 59.984,12 TL bedelli gecikme faizi açıklamalı faturayı kabul ettiği, bu nedenle vade farkı isteme koşullarının oluştuğu, davalı-birleşen dava davacısının bu bedel yönünden de alacaklı olduğu, davacı şirketin 91.110,93 TL yönünden borçlu olduğu, 30.000,00 TL ile ihtarnamede talep edilen fazlaya ilişkin kısım yönünden borçlu olmadığı, birleşen davada ki alacağın cari hesaba dayanması nedeniyle davalı birleşen davacı şirketin takipteki asıl alacak miktarı kadar alacaklı olduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması, asıl davanın ... yönünden kabulü, davacı şirket yönünden 30.871,94 TL yönünden kabulü, fazlaya ilişkin 91.110,93 TL yönünden reddi, birleşen davanın asıl alacak ile VAP Makina Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin temerrüte düşürüldüğü 12.07.2010 tarihi ile takip tarihi olan 19.08.2010 tarihi arasındaki takip öncesi işleyen (21.982,87 x 38 gün x 16 / 36000 =) 371,26 TL ticari temerrüt faiz üzerinden kısmen kabulüne dair yeni hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle asıl davada, davacı ...'in davasının kabulüne, davacı Vap Makina Ltd.Şti.'nin davasının kısmen kabulü ile adı geçenin davalıya 30.871,94 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, ipoteğin fekki davasının tefrik edildiğinden bu dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın ise kısmen kabulüne, takibe vaki itirazın 21.982,87 TL asıl alacak ile 371,26 TL işlemiş faiz yönünden iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı birleşen davada davalı Vap Makine..Ltd. Şti. ve asıl davada davalı birleşen davada davacı Hür Çelik A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacı birleşen davada davalı Vap Makine Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin, 03.03.2009 tarihli 59.984,00 TL bedelli faturanın vade farkı faturası olduğu ve bu faturanın müvekkili tarafından kabul edildiğine ilişkin tespitinin hatalı olduğunu, zira anılan fatura içeriğinden faturanın ne faturası olduğunun anlaşılamadığını, faturaya, gecikmiş ödemeler karşılığı olduğuna dair el yazısı ile düşülen şerhin de bu faturayı vade farkı faturası haline getirmeyeceğini, bu nedenle anılan faturanın müvekkili tarafından kabul edildiğinden hareketle, 01.10.2009 tarihli 91.110, 00 TL'lik vade farkı faturasının da talep edilebileceği sonucuna varılmasının doğru olmadığını, kaldı ki müvekkilinin sözü edilen faturayı kabul etmeyerek iade ettiğini, karşı tarafça, alacak hususunda dayanılan diğer faturaların da tek taraflı olarak kesilen faturalar olduğunu, muhtemelen ödendiğini, bu faturalara konu malların teslim edilip edilmediğinin belli olmadığını, bu faturalara ilişkin olarak da herhangi bir kabulleri bulunmadığını, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Asıl davada davalı birleşen davada davacı Hür Çelik... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmiş, bunun yanında, Bölge Adliye Mahkemesince, asıl davada, yazılı gerekçeyle ...'in davasının kabulüne karar verilmiş ise de, adı geçenin asıl davadaki menfi tespit talebi bakımından hukuki yararı bulunmadığını, zira müvekkilinin adı geçenden değil Vap Makina şirketinden alacağı bulunduğunu, ...'in sadece bu borcun teminatı olmak üzere kendisine ait taşınmazları müvekkiline ipotek ettiğini, asıl davaya konu ihtarnameye ...'i de dahil etmelerinin sebebinin Vap Makina'ya ait borcun ödenmemesi halinde bu ipoteklerin paraya çevrileceğinin ihtarı amacını taşıdığını, sözü edilen ipoteklerin fekki için açılan davanın tefrik edildiği de gözetilecek olursa Bölge Adliye Mahkemesi kararında isabet bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık asıl dava bakımından, menfi tespit, birleşen dava bakımından ise itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ( 2004 sayılı Kanun) 67 inci ve 72 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı birleşen davada davalı Vap Makine... Ltd. Şti. ve asıl davada davalı birleşen davada davacı Hür Çelik...A.Ş. vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!