11. Hukuk Dairesi 2022/188 E. , 2023/3787 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1763 Esas, 2021/1134 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2011/210 E., 2019/170 K.
Taraflar arasındaki eser sahipliğinin tespiti, tecavüzün ortadan kaldırılması ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olmaksızın davacı vekilince Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Sabancı Üniversitesi ile ortak proje olarak “Ucuz ve Kolay Kullanılabilir Atomik Kuvvet Mikroskobu (AKM) Geliştirilmesi” konulu projeyi hazırladığını ve proje için T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Sanayi Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü SAN-TEZ’den destek aldığını, projenin yükseklisans/doktora tez konusu olarak belirlendiğini ve proje ortağı olarak davacı şirketin SAN-TEZ’e 12.03.2009 tarihinde başvurduğunu, davalılardan ...’un projede çalışmak üzere 01.10.2009 tarihinde davacı şirkette göreve başladığını, Eylül-2010 tarihinde askere gideceği gerekçesiyle işten ayrıldığını, ancak kendisinin söz konusu projeyi kopyalamak suretiyle aynı proje üzerinden, adına iki adet şirket kurmak suretiyle Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı'ndan (KOSGEB) destek aldığının müvekkili şirket tarafından öğrenildiğini, bu duruma ilişkin olarak KOSGEB’e müvekkil şirket tarafından 07.10.2011 tarihinde bilgi verildiğini, ancak konu yargılamayı gerektirdiğinden davalıların aldığı desteğin devam etmekte olduğunu, davalıların müvekkili şirkete ait proje üzerinden haksız destek sağladıklarını, hem müvekkili şirketin itibarını zedelediklerini hem de devleti maddi zarara uğrattıklarını ileri sürerek “Ucuz ve Kolay Kullanılabilir Atomik Kuvvet Mikroskobu (AKM) Geliştirilmesi” konulu Projenin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müvekkili şirkete ait olduğunun tespitini, 5846 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesi uyarınca projenin izinsiz olarak kopyalanması suretiyle yapılan tecavüzün ortadan kaldırılmasını, 5846 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince hükmün ilanını ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı ...’un davacı NANOSİS Bilimsel Cihazlar Danış.Tic. Ltd. Şti.’nde daha önce hiç çalışmadığını, bu şirketin adını dava dilekçesiyle öğrendiğini, dava konusu edilen Teknogirişim ve KOSGEB projelerinin tamamen davalı ... tarafından şahsen yürütüldüğünü ve diğer davalı Asensis Nanoteknoloji Ltd. Şti.’nin de KOSGEB projesini imzaladığını, dava konusu edilen projelerle davalı Asensis AR-GE Ltd. Şti.’nin ilgisinin bulunmadığını, davacı adına kayıtlı herhangi bir patent, faydalı model ve benzeri koruma sağlayan hiçbir hak ve tescili bulunmadığından davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının projesinin hiçbir yenilik getirmeyen ve şekillenmemiş nitelikte olup ortaya somut bir eser, ürün veya buluşun çıkartılamadığını, davacının projesi ile davalının projesinin birbirinden tamamen farklı olduğunu, davacının projesinin 5846 sayılı Kanun kapsamına girmediğini, davacının projesinin alenileşmediğini, proje kapsamında ortaya çıkan bir ürünün bulunmadığını, alenileşmemiş bir projeye tecavüzün sözkonusu olamayacağını, davacı ve müvekkillerinin herhangi bir ürün satıp ticari kazanç elde etmediklerinden davacının muhtemel zararının bulunmadığını, ihlal edilen bir hak olmadığından manevi tazminat talebinin de yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflara ait Atomik Kuvvet Mikroskobu (AKM) Geliştirilmesi Projelerinin 5846 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi anlamında “ilim ve edebiyat eseri” niteliğinde bulunduğu, davacı projesinin 2009 yılında, davalı tarafa ait projenin 2011 yılında ortaya konulduğu, davalıya ait dava konusu projenin davacının projesinden alıntı veya intihal suretiyle faydanılarak oluşturulduğu, davalıya ait projede davacı projesine herhangi bir atıf yapılmadığı, davalı ...'un davacı şirketle istihdam ilişkisi olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığı, davalıya ait projenin oluşturulmasında davacının projesinden yararlanmanın birebir kopyalama mahiyetinde olmasa da, 5846 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde öngörülen iktibas serbestisinin “maksadın haklı göstereceği bir nispet dahilinde ve münderacatını aydınlatmak maksadiyle” şeklindeki sınırın aşıldığı ve iktibas serbestisinin “yararlanılan eserin ve eser sahibinin adının zikredilmesi” biçimindeki şekil şartına uyulmadığı, bir başkasının eserinden Kanunun çizdiği sınırları aşacak şekilde yararlanmanın eser sahibinin yazılı iznini gerektirdiği, aksi halde eylemin hukuka aykırılık teşkil edeceği, davacı ile davalı arasında 5846 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi hükümlerine göre yapılmış bir sözleşme kapsamında davacıya ait eserden iktibas sınırlarını aşacak ölçüde yararlanılabileceğine izin veren bir bilgi veya beyana rastlanılmadığı, bu durumda bahse konu eylemin hak ihlali oluşturduğu, davalının davacıya ait eserden 5846 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi kapsamına uygun bir sözleşmeye dayanmaksızın yararlanmış olması eyleminin davacının bu Kanun'un 15 ve 16 ncı maddelerinden kaynaklanan manevi hakları ile 22 nci maddesinden kaynaklanan çoğaltma hakkını ihlal ettiği, tarafların ekonomik durumları, ihlâl olunan hakkın mahiyeti, ihlalin etkileri, ihlalin ulaştığı kitle, fiilin ve kusurun ağırlığı, paranın satın alma gücü ibraz olunan belgeler ve eylemin gerçekleştirilme biçimi karşısında manevî tazminat miktarının 5.000,00 TL olarak saptanmasının hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu olan "ucuz ve kullanılabilir atomik kuvvet mikroskobu geliştirme" projesinin davacıya ait olduğunun tespitine, projenin izinsiz kopyalanması suretiyle davalıların yaptığı tecavüzün ortadan kaldırılmasına, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, kararın kesinleşmesi halinde masrafı davalılara ait olmak üzere karar özetinin ulusal çapta yayın yapan bir gazetede bir defa ilanına, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ihlal edilen hakkının mahiyeti, ihlalin davalılara katkıları, müvekkili şirket üzerindeki olumsuz etkileri, eylemin gerçekleştirilme biçimi ve diğer hususlar dikkate alındığında mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın projesinin sahibinin hususiyetini taşımadığından 5846 sayılı Kanun kapsamında eser niteliğinde olmadığını, yargılama aşamasında davacıya ait projenin dünya literatüründeki örneklerle karşılaştırılıp özgünlüğünün tartışılmadığını, davacı taraf ile davalı tarafın projesinde ortak olan unsurların davacının hususiyetini taşımadığını, bir an için davacı projesinin eser niteliğinde olduğu kabul edilse dahi, intihalden bahsedilemeyeceğini, intihal yapıldığı söylenen hususların davacının hususiyetini taşımadığını, intihal yapıldığı söylenen hususların davacıdan daha önce başka kişiler tarafından açıklandığını, davacı ile davalı ... arasında istihdam ilişkisi bulunmadığını, dosyada 9 adet farklı bilirkişi raporu varken mahkemenin 2013 yılında alınan ilk bilirkişi raporuna itibar etmesinin mahkemece eksik ve hatalı inceleme sonucu karar verdiğini gösterdiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu projenin 5846 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü anlamında ilim ve edebiyat eseri olduğu, 5846 sayılı Kanun hükümlerine göre eser olarak korunan fikrin kendisi değil onun ifade ediliş biçimi olduğu, bu anlamda dava konusu projenin sahibinin hususiyetini taşıdığı, dava konusu projenin davacı şirketin aynı zamanda ortağı ve yetkili temsilcisi ile bu kişinin oluşturduğu ekipte yer alan gerçek kişiler tarafından hazırlandığı, bu durumda davacının çalıştıran ve tayin eden sıfatıyla 5846 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince dava konusu eserden doğan mali hakların sahibi olabileceği, her ne kadar davacı tarafça eser sahipliğinin tespiti talep edilmişse de "çoğun içinde az da vadır" ilkesi gereğince davanın, eser üzerindeki mali hak sahipliğinin tespiti olarak nitelendirilmesi ve buna göre davacı şirketin eserin mali haklarını kullanma yetkisine sahip olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği, davalı projesinin davacı projesinden intihal suretiyle oluşturulduğu kabulüyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de intihal suretiyle oluşturulduğu tespit edilen projenin/eserin davalı ... tarafından oluşturulduğu ve bu projenin davalı Asensis Nanoteknolji ..Ltd Şti tarafından KOSGEB'e yapılan başvuru sırasında sunulduğu, buna göre tecavüze konu eylemden anılan davalıların sorumlu olduğu, diğer davalı Asensis Araştırma Geliştirme .. Ltd Şti'nin tecavüz eylemine herhangi bir dahli bulunmadığı, bu nedenle davalı Asensis Araştırma Geliştirme ...Ltd. hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddi gerektiği, davalının projesinin intihal suretiyle oluşturulduğu ve intihalin başlı başına hukuka aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle davacı ile davalı ... arasında istihdam ilişkisi olup olmamasının sonuca etkili olmadığı, ayrıca 5846 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre mali hakları kullanma yetkisine sahip olan tüzel kişinin aynı Kanun'un 70 inci maddesinin birinci fıkrası hükmüne dayalı manevi tazminat davası açamayacağı, davacı yanın İlk Derede Mahkemesince verilen kesin sürede 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin birinci fıkrası ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak manevi tazminat isteminde bulunduklarını bildirdiği, davacıya ait iş mahsulünün kopyalanarak başka bir proje de kullanılması eyleminin, haksız eylem ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin beşlinci fıkrası hükmüne göre haksız rekabet oluşturması karşısında davacının aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca manevi tazminat talebinin yerinde olduğu, olayın oluş şekli, ihlalin boyutu, olay tarihindeki paranın satın alma gücü gözetildiğinde 20.000,00 TL manevi tazminatın, somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı Asensis Ar. Ge. Bil. Cih. Müh. Dan. İml. San. Tic. Ltd. Şti aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, tecavüze konu projeyi hazırlayan davalı ...'un projeyi KOSGEB onayına sunmadan önce ASENSİS Araştırma Geliştirme ... Ltd. Şti.’ni kurduğu ve tecavüze konu projeyi bu firma üzerinden kullandığını, dolayısıyla bu şirketin de 5846 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi kapsamında diğer davalılar ile birlikte tecavüz eden sıfatına haiz olduğunu belirterek husumete yönelik olarak kararın düzeltilerek onanmasını ya da bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 5846 sayılı Kanun'un 2 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yazılı proje ile kastedilenin sözlük anlamındaki kavram değil çizim olduğunu, bu nedenle dava konusu projenin Kanun kapsamında eser niteliğinde bulunmadığını, eser niteliği taşıyabilmesi için gereken hususiyet şartının değerlendirilmediğini, dava konusu proje metni eser kabul edilse bile hukuki korumanın yanlış yorumlandığını, daha önce kamuya sunulmuş veya mevcut olan bir fikrin yeninden yorumlanmasının sonraki ürünün bağımsız eser olması için yeterli olduğunu, kaldı ki davacının proje metninde kullanılan teknik, yazılım ve unsurların farklı olduğunu, mahkemece eksik ve hatalı inceleme yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sahipliğinin tespiti, tecavüzün ortadan kaldırılması, hükmün ilanı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!