11. Hukuk Dairesi 2022/1764 E. , 2023/5540 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Boardex" ve "Boarder" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2017/74671 sayılı " Board" ibareli marka başvurusuna, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri ve aynı Kanun'un 6 ıncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkralarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “bord” ibareli muhtelif markalarının 2008 yılından bu yana 19 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetlerde tescilli olduğunu ve belirtilen tarihten bu yana yoğun bir şekilde kullanıldığını, önceki tarihli bu markaların başvuru markası bakımından müktesep hak teşkil ettiğini, müvekkilinin başvuruya konu markasının ayırt edici olup tanımlayıcı olmadığını ve taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasının tescil kapsamındaki emtea yönünden ayırt ediciliğinin bulunduğu, marka olarak algılanabileceği, tanımlayıcı olmadığı, taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı, dolayısıyla somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerindeki koşulların oluşmadığı, davalının "BORD" ibareli marka başvurusu ile davacının "BOARDEX" (ve diğerleri) ibare içeren tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak, ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısının da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden, iltibas koşulunun bulunmadığı, davacının tanınmış olduğu iddia edilen markasından haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hususlarının somut delillerle kanıtlanmadığından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, ayrıca davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da somut delillerle kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "BOARDEX" ibareli markalarının sektörde son derece tanınmış bir marka olup, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava konusu markanın müvekkilinin markaları ile iltibas yaratacağının kesin bulunduğunu, markalar arasında tek bir “A” harfi farklılığı olup, bunun ayırt edicilik sağlamak için yeterli bir unsur olmadığını, başvuru yapılan tüm mal ve hizmet sınıflarının, müvekkili şirkete ait markaların tescilli olduğu mal ve hizmetler ile ilişkilendirilebilir nitelikte olduğunu, kaldı ki davalı şirketin alçı - levha alanında iştigal ettiği gerçeği de dikkate alındığında, davalının marka başvurusunun, 19 ve 35. sınıfta yer alan ürün ve hizmetler bakımından tescil edilmesinin mümkün olmadığını, nasıl ki Türkçe “levha” ibaresinin “levha” ürünlerinde tescil edilmesi mümkün değilse, İngilizce "levha" anlamına gelen “BOARD” ibaresinin de tek başına, herhangi bir ayırtedici unsur almadan tescilinin mümkün olmadığını, "BOARD" ibaresinin tescili talep edilen sınıflarda ve ürünlerde açık bir şekilde tanımlayıcı bulunduğunu, bu nedenle başvurunun mutlak ret nedenleri kapsamında da reddinin gerektiğini, itiraza konu marka başvurusunun kötüniyetli yapılmış olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri ve aynı Kanun'un 6 ıncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkraları.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava, marka başvurusuna mutlak ve nispi nedenlerle yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması istemine ilişkindir.
3. Davalı şirketin başvuruya konu markası beyaz zemin üzerine standart büyük siyah harflerle yazılmış "BORD" ibaresinden oluşmaktadır. Davacının itirazına mesnet 2010/49950, 2014/108825 ve 2014/31334 sayılı markalar, tıpkı davalı markası gibi beyaz zemin üzerine standart büyük siyah harflerle yazılmış "BOARDEX" ve "BOARDER" ibaresinden oluşmakta, 2014/108843 ve 2013/31735 sayılı markalar ise pembe zemin üzerine siyah küçük harflerle yazılan "boardex" ibaresinden oluşmaktadır.
4. Başvuru markasıyla itiraza mesnet olan 2010/49950, 2014/108825 ve 2014/31334 sayılı markalar arasında kompozisyonları itibariyle görsel benzerlik bulunduğu gibi ortalama tüketicinin, davalı markasını "bord" davacı markalarını ise "bordex" ve "border" olarak telaffuz edeceği gözetildiğinde işitsel benzerlik de bulunmaktadır. Bunun yanında, 10.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere başvuru markasıyla davacının "boardex" markası arasında anlamsal benzerlik de bulunmaktadır. Zira her ne kadar "bord" kelimesinin herhangi bir dilde bilinen bir anlamı olması da markanın İngilizce'de yazı tahtası anlamına gelen "board" kelimesinin telaffuzunun yazılışı olduğu, davacının "Boardex " markasının ise İngilizce'de yazı tahtası anlamına gelen "board" kelimesine eski anlamına gelen "ex" kelimesinin eklenmesi suretiyle oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
5.Yapılan açıklamalar ışığında somut olaya dönülecek olursa, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, yazılı şekilde tarafların marka olarak kullanmak istedikleri işaretlerin benzer olmadığı sonucuna ulaşılmış ise de yukarıda da belirtildiği gibi taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunmaktadır. Ortalama tüketici, markalardaki farklılıklar sebebiyle iki farklı marka karşısında olduğunu idrak etse dahi belirtilen benzerlikler sebebiyle davalı markasını, daha önceden gördüğü davacı markalarının yeni ve farklı bir serisi olarak algılayabilecek veyahut markaların, aralarında idari ve işletmesel bağlantı bulunan kaynaklardan geldiği zannına kapılabilecektir. Bu nedenle taraf marka işaretlerinin ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunun kabulü gerekir.
6. Bu itibarla, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerince, taraf markaları arasında markalar kapsamındaki aynı ve benzer mal ve hizmetler bakımından ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek derecede benzerlik bulunduğunun kabulü ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!