11. Hukuk Dairesi 2022/166 E. , 2023/3576 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/422 Esas, 2021/1135 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/725 E., 2018/1229 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Plastik Boru Makineleri ve kalıplarının üretimi ve satışı sektöründe öncü kuruluşlardan biri olduğunu, davalı firmanın ortağı olan S.Ç. 25.04.2012-11.02.2014 tarihleri arasında müvekkili firmada "makine tasarım" bölümünde çalıştığını, 11.02.2014 tarihinde işten ayrılırken müvekkili şirkete ait çizim, tasarım ve resimleri de beraberinde götürdüğünü, nitekim 14.03.2014 tarihinde kardeşi ile birlikte Masfen Makine'yi kurduklarını ve davalı firma sahibinin müvekkili şirkete ait çizim resim ve tasarımları www.masfen.com isimli internek sitesinde birebir kullanarak haksız rekabete sebebiyet verdiğini, bu hususta Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/43 D.İş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti yapıldığını, davalının internet sitesinde kullandığı resimlerin bir kısmının müvekkilinin www. sarem. com adresinde kullanılan resimlerin aynı ve benzeri olduğunun tespit edildiğini, davalının müvekkiline ait makinelerin sadece renklerini değiştirip küçük değişiklikler ve eklemeler yaparak internet sitesi ve kataloglarında kullandığını ve kullanmaya devam ettiğini, müvekkilinini sektörde önce kuruşlardan biri olduğunu ve kendisine has tescilsiz tasarımlarının bulunduğunu beyanla mevcut rekabetin tespiti ve önlenmesini, haksız rekabete konu internet içeriğinin davalıya ait www.masfen.com internet sitesinden kaldırılmasını, katalogların toplatılmasını, davalının satışlarının önlenmesini, ürünlerinin bulundukları yerden toplatılmasını, 10.000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kadıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu tasarımların davacı şirketin kendisine has tescilsiz tasarımları değil sektörde çizim, tasarım ve işlevsel olarak belli bir standarda oturmuş boru üretim imalatı yapan her firmanın üretimini yaptığı beynelmilel, kamuya arz olmuş piyasanın anonim tasarımlar olduğunu, ayrıca boru makinesi üretimi imalatında teknik zorunluluk gereği genel bir tasarım standardının da söz konusu olduğunu, Yargıtay uygulamalarında tescilsiz tasarımların haksız rekabet kapsamında ele alınması için özgün, orijinal yaratıcı ve yeni gibi unsurların bulunması gerektiğini, konusu boru makineleri yönünden bu unsurların mevcut olmadığını ve haksız rekabet teşkil etmediğini, müvekkili şirketin plastik boru makineleri üretiminde Ar-Ge çalışmalarıyla dünya standartlarında yüksek kalitede üretim yapan bir firma olduğunu ve makinelerini tescilli " Masfen" markasıyla satışa arz ettiğini, birebir imalatın olmadığı, hem farklı görsellik ve tasarımların olması hem de markaların önemi gözetildiğinde farkındalık yarattığını, böylelikle iltibastan söz edilemeyeceğini, delil tespitine ilişkin raporda somut olayın haksız rekabet yönünden irdeleme yapılmadığını, davacının dava konusu haklarını 14.03.2014 tarihinde öğrendiğini ikrar ettiğini, ayrıca delil tespiti talebinde bulunduğunu, talebin bir yıllık zamanaşımı süresinin de dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davada her ne kadar davacı tarafın tescilsiz tasarımı nedeniyle hukuki koruma iddiasında bulunduğu, davalının dürüstlük kuralına aykırı davranışıyla haksız rekabete sebebiyet verdiğinden bahisle maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini istediği, davacının iddia ettiği özgün kısımlar ve bunlardan davalı tarafça taklit edilen bölümlerin somutlaştırılmadığı, iddialarını ispata yarar yasal delil sunamadığı, davalı şirketin kurucu ortaklarının daha önceki zamanlarda davacının yanında çalışıp çalışmamasının ise bu aşamada hukuki bir değer taşımadığı gerekçesiyle sübuta ermeyen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itiraz etmiş olmalarına rağmen mahkemece rapora itirazları değerlendirmeye alınmadan davanın reddedildiğini, istinaf konusu dava ikame edilmeden önce Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/43 D.İş dosyası ile tespit yapıldığını, bu rapor ile davalının, müvekkili firmanın katalog resimlerinin aynı veya çok küçük değişiklikler yaparak kullandığının tespit edildiğini, dava konusunun, davalının müvekkilinin tescilsiz tasarımlarını kullanımından doğan haksız rekabet doğumu ve haksız kazanç edinmesi ile ilgili olduğunu, bilirkişi heyeti tasarımları değerlendiremediği için "makineler arasında çok sayıda benzerlik de farklılık da mevcuttur." diyerek gerekçelendirebileceği somut ve tutarlı bir sonuca varamadığını, nihai durumda, makineler arasındaki tasarımları incelemesi gereken uzman bilirkişi heyeti yerine bir makine mühendisi, bir mali denetçi ve bir ticaret hukukçusu bilirkişi heyeti atandığından işin uzmanı olan tek bir mühendisin görüşleri üzerine alınmış olan raporun objektiflikten uzak olduğunu, bilirkişi heyetinin, işin ehli olmadığı için tasarımlar hakkında tespitte bulunamayacağını kabul etmesine rağmen Mahkeme tarafından dosyadaki tek bilirkişi raporuyla davanın reddine dair gerekçeli kararda da somut gerçekten ve hukuktan uzak tespitler barındığını, davanın ispat edilemediğini takdir eden İlk Derece Mahkemesinin, her şeyden önce rapora itirazlarını değerlendirmeyerek davayı ispat etme olanağını kısıtladığını, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece alınan bilirkişi raporunda ürünlerin karşılaştırılması yapılarak davalı ürünlerinin davacının ürünlerinin birebir kopyası olmadığı sonucuna varıldığı, uyuşmazlığın çözümü için makinelerin teknik olarak detaylandırılmasına gerek olmadığı, ürünlerindeki iddia oluna özgün kısımlar ve bunlardan davalı tarafça taklit edilen bölümlerin davacı tarafça somutlaştırılmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya ait tescilsiz tasarım, çizim ve resimlerin davalı tarafından kullanılmak suretiyle haksız rekabete neden olunduğu iddiasıyla, haksız rekabetin tespiti ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun’un (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!