WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/1462 E.  ,  2023/5154 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/485 Esas, 2021/1968 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nizip 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2018/71 E., 2019/559 K.

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve markanın hükümsüzlüğü ve sicilinden terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkili Barakat Kimya Teks. San. Tic. Ltd. Şti.'nin Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde 03 üncü sınıf emtialarda tescilli 2015/59886 başvuru numaralı "Znabili" ibareli markanın sahibi olduğunu, müvekkilinin bu marka adı altında uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, TPMK nezdinde 12.11.2015 tarihinde tescil ettirdiğini, sektörde "znabili" ibaresinin müvekkilinin ürünleri ile özdeşleştiğini, Suriye menşeili olduğunun bilinir hale geldiğini, davalı tarafın müvekkilin markasının birebir aynısını tescil ettirdiğini, davalıya ait markanın 2017/41534 tescil numaralı "extra a.zanaplı naturel plant oil" ibareli marka olduğunu, müvekkili markası ile hem ibare olarak hem de tescil edildikleri sınıf olarak ayniyet içerisinde olduklarını, bu durumun gerek marka hakkının korunmasına ilişkin mevzuata gerekse hakkaniyete aykırı olduğunu, ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verdiğini, davalı markasının iltibas yaratacak şekilde benzer olduğunu, dava konusu markanın hükümsüz kılınması gerektiğini, davalıya ait 2017/41534 başvuru numaralı markasının müvekkili markası ile haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek şikayet ve tazminat davası açma hakları ve teşhir ve ilam talepleri saklı tutarak davalı tarafça TPMK nezdinde işlem gören markanın 3 üncü kişilere devir ve temlikini önlemek için TPMK marka dosyasına davalı marka kaydı üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin daha fazla ticari ve manevi kayba uğramaması adına dava konusu "extra a.zanapılı naturel plant oil" ibaresinin yer aldığı her türlü ürünün tedbiren toplatılmasına, dava konusu markanın kullanımını içeren her türlü tabelanın ve ilanın yasaklanarak kaldırılmasına, davalı adına tescil başvurusuna konu edilen 2017/41534 başvuru numaralı "extra a.zanapılı naturel plant oil" markasının hükümsüzlüğüne, başvurunun sicilden terkine edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "Extra a.Zanapılı Naturel Plant Oil" markasına TPMK marka 2017/41534 sayı ile tescil ettirdiğini, markanın ve kullanımının davacı markası ile iltibas yaratmadığını, müvekkilinin markasının şekil yazı unsurundan oluşan kompozit bir marka olup yazılardan çok şekil unsurunun ön planda olduğunu, davacı markası ile karıştırma ihtimalinin bulundurulmadığını, taraflara ait markaların görsel, işitsel, anlamsal ve bütünsel benzerlik açısından kıyaslanmasında da iltibasa konu bir benzerlik olmadığının görüldüğünü, davacının mal ve hizmet süresi açısından aynı emtiada faaliyet göstermekte olduğundan bahisle de iltibas olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı ile aynı sınıfta ve Znapılı ve benzeri ibareleri farkı şekillerde kullanan bir çok firma bulunduğunu, sabun üretimi yapan bir ailenin ismi olan ve özellikle de Suriye'de bilinen bu ismin müvekkili tarafından davacı markasına benzemesinde kullanılmasının bir sakıncası bulunmadığını, TPMK'ya marka iptali için herhangi bir itirazın yapılmadığını, TPMK'da marka benzerliği görülmediğinden müvekkilinin başvurusunun kabul ederek markayı tescil ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu 2017/41534 sayılı markanın tescil tarihi 14.11.2017 tarihi olduğu, davanın 5 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı, davacının iddialarına mesnet 2015/59886 sayılı "Znabili" markasının,15.07.2015 başvuru tarihli ve 3 üncü sınıfta tescilli olduğu, başvuruya konu işaret ile iddialara mesnet markaların kapsamında aynı veya aynı türden mal ve hizmetler olduğu, her iki markanın üst kısımlarında latince ibare ve alt tarafında arapça ibarelerden oluştuğu, davaya konu markadaki latince ibare EKSTRA A.ZANAPILI ve şekil unsurunun altında ingilizce "doğal bitki yağı" "anlamında NATURAL PLANT OIL" yazdığı, Türkiyedeki ortalama tüketicinin NATURAL PLANT OIL ibaresinin ingilizce olduğunu bilmesine rağmen "doğal bitki yağı" "anlamında bir eşya ismi olduğunu bildiğinin söylenemeyeceği, yine davalı markanın "Mükemmel Halep Sabunu" anlamında "EXCELLENT ALEPOO SOAP" ibaresinin markanın esas unsurunun hemen altında yer aldığı, markanın baş kısmındaki EKSTRA ibaresinin önüne geldiği ibareye "çok iyi nitelikte, en üstün" anlamı verdiği, markanın esaslı unsuru olan "¸" yazısının "ayn znabili" şeklinde okunduğu, taraf markalarının ortak unsurlarının "znabili" olduğu, davalı markasındaki ayn harfinin markaları farklılaştırmadığı bilakis davacı markasının yeni bir markası olduğu izlenimi verdiği, markaların okunuş şekillerinin aynı olduğu, her ne kadar harf anlamında bazı farklılıklar olduğu gözlenmişse de ürünü almaya niyetli nispeten daha dikkatli bir tüketici nezdinde dahi markaların yan yana görülmesi halinde ve bütünsel algı bakımından da aralarında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olacağından markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, benzerliğin ayrıca marka hakkına tecavüz fiilleri içerisinde değerlendirilmesi nedeniyle davaya konu olayda marka hakkına tecavüz durumunun tespitine, davacı markasının ayırt edici unsuru olan “ZNABİLİ” ibaresini, marka ve işletme adı olarak kullandığı, davalının davacı markasının esaslı ve ayırt edici unsurunu ticari faaliyetlerinde marka/ işletme adı olarak kullandığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin birinci maddesinin (a-4) bendindeki “karıştırılmaya yol açan önlemler almak” şeklinde tanımlanan eyleme uyduğu ve haksız rekabet teşkil ettiği, davacının davalının marka tescil başvurusunda kötü niyetli olduğuna yönelik iddiasını ispatlar nitelikte dosyada bir bilgi bulunmadığından davalının kötü niyetli olduğu değerlendirilmediği gerekçesiyle davanın kabulün karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda davalı eylemlerinin marka hakkında tecavüz oluşturduğunun tespiti ile tecavüzün refine şeklinde bir hüküm tesis edildiğini, bu madde kapsamının ve sınırlarının belli olmayan bir madde olduğunu, davalının pek çok markaya ait farklı ürünlerin ürettiğini, mahkemece davalı eylemlerinin genel bir ifadeyle genellemiş olduğunu, müvekkilinin markasını hukuka uygun olarak kullandığını, bu marka ve kullanımının davacı markası ile iltibas yaratmadığını, müvekkilinin markasının şekil+yazı unsurundan oluşan kompozit bir marka olduğunu, yazılardan çok şekil unsurunun ön planda olduğunu, taraflara ait markaların görsel, işitsel anlamsal ve bütünsel benzerlik açısından kıyaslamasında da iltibasa konu bir benzerliğin olmadığının görüldüğünü, davacının mal ve hizmet sınıfı açısından aynı emtiada faaliyet göstermekte olduklarından bahisle iltibas bulunduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, TPMK'da yapılan sorgulamada Znabili ve benzer ibareyi birçok firmanın kişinin kullanmış olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin kendi markasını tescile uygun kullandığını, müvekkilinin karşı tarafın markasını taklit etme gibi bir kastının olmadığını, tescilde de kötü niyetinin olmadığını, dosyada alınan bilirkişi raporunda her ne kadar heyetin markaların hükümsüz kılınamayacağı yönünde isabetli değerlendirmelerde bulunduğunu, karıştırılma ihtimali yönünden yanlış değerlendirmelerde bulunduğunu, bilirkişi heyetinin markaları bütünsel olarak değerlendirilmediğini, müvekkili şirkete ait markanın yazı unsurundan ziyade bir şekil markası olduğunu, bu hususlara dikkat edilmeksizin raporun tanzim edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, karara esas alınan 21.05.2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunun denetime açık, karar vermeye elverişli ve oluşa uygun olması, karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davalı adına tescilli markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında iltibasa neden olacak derecede benzer olduğu ve bu anlamda hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini, markaya tecavüzün ref'i ve davalı adına tescilli markanın sicilden terkini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı ve 155 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle 6769 sayılı Kanun'un 155 incı maddesinin " Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez" hükmünü haiz olup haksız tecavüz davasında davalının sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunamayacak olmasına, sonraki tescilli markanın hükümsüzlüğüne de karar verilmiş olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.