WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/1422 E.  ,  2023/4887 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI :2020/841 Esas, 2021/1411 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2018/27 E., 2018/221 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "RAKS" adıyla faaliyet gösterdiğini, daha sonra Raks Teknoloji Enerji A.Ş. adını aldığını, ısıtma ve soğutma cihazları konusunda tanınmış olduğunu, Adgager firmasının araştırmasına göre yüksek bilinirlik sahibi olduğunu, davalı ...'ın dava dışı Vals...A.Ş' yi kurduğunu, yönetim kurulunda yer aldığını ve bilahare bu şirketin paydaşlarından olduğunu, ancak davalının Vals' in diğer ortağı Nedim Aysan'ın oğlu olduğunu ve Nedim Aysan'ın davacı şirketin kurucu ortaklarından olup davalının kendi adına tescillediği markaların kapsamında kalan "DF 16 LILY, SF 16 LILY ve LILY" ibarelerinin daha önce davacı şirket tarafından markasal biçimde kullanıldığını, bu durumun davacı tarafından bilindiğini, bu ibarelerin Raks ana markası altındaki model adlı olarak ürünlerde kullanıldığını, buna ilişkin delilerinin, kanıtlarının, dosyada bulunduğunu, ürün faturaları, katalog, internet kayıtları, gazete haberleri, Migros 2015 katalogları, hepsiburada sitesinin satış fiyatları ve ilanlarının iddiayı kanıtladığını, bu ibareler için ilk kullanıcı ve ayırt edicilik sağlayanın müvekkili olduğunu, markaların kötü niyetle tescillendiğini ileri sürerek, SMK'nın 25/1, 5, 6, 6/3, 6/9 maddeleri uyarınca markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markanın hükümsüzlüğünün incelenebilmesi için öncelikle sicilde kayıtlı, geçerli bir marka tescili bulunması gerektiği, dava konusu markalardan "Lily" ibareli markanın dava tarihinden önce zaten müddet olduğunu, marka geçerli olmadığından bu marka yönünden davanın reddi gerektiği, sair markalar bakımından davacının önceki kullanımlarına dayandığını, davacı firmanın başvuru tarihinden önce 2014 yılında "DF16 Lily", "WF16 Lily" ibarelerini vantilatör ürünlerinde kullandığının tespit edildiği, tarih taşıyan ticari broşür ve el ilanlarında Raks firmasının üretim ve marka kullanımları belirlendiği, firmanın unvan değişikliği yaptığı unvanını bugünkü haline getirdiği, davacının dava konusu 3 marka üzerindeki önceye dayalı hakkının kanıtlandığı "Vals" ön ekinin eklenmesinin önceye dayalı hakkı ortadan kaldırmadığı, davalı tarafın bilahare sunduğu üretim uygunluk belgesinin markasal bir etki yaratmadığı, dolayısıyla tescillerden önceki dönem için hak sağlamadığı, belge de markanın olduğu gibi yer almadığı, katalogların baskı tarihlerine ilişkin belge bulunmadığı, kopya oldukları, dolayısıyla esas alınamayacakları gerekçesiyle 2014/36071 numaralı marka bakımından davanın reddine, 2015/19292, 2015/95430 ve 2015/102056 numaralı markaların hükümsüzlüğüne, sicilden terkinlerine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin her ne kadar elektrik-elekronik sektörüne bir dönem öncülük yapmış "Raks" markasıyla tanındığını iddia etmişse de 1990'larda tanınan raks markasına sahip şirketler grubunun iflas ettiğini, tüm markaların da mahkeme kararıyla iptal edildiğini, söz konusu iflas kararı tarihinin 03.05.2007 olduğunu, Raks Şirketler Grubunda bulunan şirketlerin tüzel kişiliklerinin de sona erdiğini, davacı şirketin "Raks" firmasının iflasından sonra 2008 yılında kurulduğunu, 2012 yılında ünvan değişikliği yaparak Raks Teknoloji Enerji Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğunu, davacı şirketin iflas eden "Raks" markasının tanınmışlığından faydalandığını, davacı tarafın sunmuş olduğu delillere hukuken itibar edilemeyeceğini, davacı tarafça sunulan önceye dayalı kullanımı gösterir afiş, broşör vb. delillerin tamamının iflas eden "Raks" şirketler grubuna ilişkin olduğunu, davacı tarafça sunulan ve hükme esas teşkil eden marka lisans sözleşmesinde marka ibaresi bulunmadığını, dolayısıyla önceye dayalı kullanımı veya herhangi bir hakkı ispat etmediğini, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin önceye dayalı kullanımını gösteren delillerini mahkemeye ibraz ettiklerini, davacı şirketin, kendilerinin sundukları delillere haksız ve hukuki dayanağı bulunmaksızın itiraz ettiklerini, mahkeme tarafından sundukları delillerin yetersiz bulunduğunu, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, raporun hükme esas alınmayacağını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, davacının sunduğu lisans sözleşmesi ve buna dayalı fatura ile başkaca katalog ve üretim belgeleri uyarınca davaya konu markalar yönünden önceye dayalı kullanımının bulunduğu, davalının davaya cevap vermeyip delillerini sunmadığı, ancak bilirkişi raporunun tebliğinden sonra rapora itiraz ile deliller sunduğu fakat davacı yanca bu delillere süresinden sonra sunulduğu gerekçesiyle itiraz edildiği, kaldı ki mahkemece davalı yanca sunulan delillerin ayrıca gerekçede değerlendirilerek hükme esas alınamayacaklarının tespit edildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı adına tescilli markaların önceye dayalı hak iddiasına dayalı hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun' un geçici 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.