11. Hukuk Dairesi 2022/1365 E. , 2023/4689 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/513 Esas, 2021/2166 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/126 E., 2018/396 K.
Taraflar arasındaki tasarım hükümsüzlüğü ve terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmanın 1997 yılında Ankara' da kurulmuş başta plastik sandalye olmak üzere yüzlerce çeşit plastik ürün üreten ve satan bir firma olduğunu, davalının 2016/03768 tescil sayılı plastik sandalyenin tasarım tescili için 12.05.2016 tarihinde başvurduğunu ancak aynı tasarımlı sandalyenin gerek müvekkili gerekse ... & Co KG firmasınca 12.05.2016 tarihinden çok daha önce üretilmekte ve satılmakta olduğunu, davalı adına tescilli dava konusu sandalye tasarımının yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığını ileri sürerek 2016/03768 numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin tasarımında sandalyenin ön ve arka tarafında tırtıklı bir yüzey deseni kullanıldığını, bunun yanında müvekkilinin tasarımının bir diğer özelliğinin ise sandalyenin sırt kısmının üzerinde damla formunda bir boşluk bırakıldığını, bu boşluğun müvekkilinin tasarımının en ayırt edici özelliklerinden biri olduğu gibi aynı zamanda müvekkilinin damla şeklinde tescilli markası olması sebebi ile özellikle yerleştirildiğini, damla formunun müvekkilinin ürünlerinde sıklıkla kullanıldığını, müvekkilinin tasarımlarında ve markasında bu şekli sıklıkla kullanması sonucu sunduğu mal ve hizmetlerin söz konusu damla formu ile özdeşleştiğini, hükümsüzlüğe dayanak gösterilen tasarımların müvekkilinin tasarımı ile bir ilişkisi bulunmadığını, farklı olduğunu, davacının önceki tarihli kullanım iddialarının tamamının monoblok sandalyeleri kendisinin daha önce üretip sattığına ilişkin olduğunu, müvekkilinin tasarımının ise monoblok sandalye modeline ilişkin değil bu sandalyelerde kullanılan tasarımsal detaylarla ilgili olduğunu, davacının en ince ayrıntısına kadar davalının tasarımını kopyalayarak kullandığını, davacıların müvekkilinin tasarım belgesinden doğan haklarına tecavüz ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu tasarımın başvuru tarihi itibariyle koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici niteliklere sahip olmadığı, tescilden çok önce gerek yurt içinde gerekse yurt dışında bir çok firma tarafından üretilip satışa sunulduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 2016/03768 numaralı tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne ve Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarından terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığının ispatlanamadığını, davalı tarafından sunulan ve bilirkişi raporunda gösterilen müvekkili tasarımına benzer olduğu iddia edilen görsellerin tarihinin doğrulanmadığını, bilirkişi raporuna itiraz etmelerine rağmen yeni bir heyetten rapor alınamadığını, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, bilirkişilerce davacı tarafından delil olarak gösterilmeyen Çinli firmanın ürünlerinin bilirkişilerce bulunup dosyada delil olarak gösterildiğini, bunun taleple bağlılık ilkesine de aykırı olduğunu, davacının sunduğu üzerinde 2013 yılı ürün kataloğu yazan tanıtım kitapçığı, bilirkişilerin internetten bulduğu Çinli firma ile Alman firmasının ürünlerinin yenilik ve ayırt edicilik incelemesinde dikkate alınamayacağını, davacı tarafça sunulan kataloğun her zaman bastırılmasının mümkün olduğunu Çinli firmanın kendi sitesindeki görüntünün tarih içermediğini, Alman firmasının ürününe ilişkin youtube videosunun kim tarafından ne zaman yüklendiğinin belirsiz olduğunu, youtube tarafından basılan tarih damgasının güvenilir olduğunun kesin ve mutlak olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin monoblok sandalye buluşçusu olduğunu iddia etmediğini, müvekkilinin tasarımının bilinen monoblok sandalyelerden ayırt edici olan özelliklerinin tasarım özelliği olarak dikkate alınması gerektiğini, müvekkili tarafından davacıya karşı tasarıma tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklanan Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin 2017/417 E. sayılı dosyasında dava açıldığını, mahkemenin bu dosyayı getirtip incelemediğini, davacının kötüniyetli olup müvekkilinin ürününü kopyaladığını, kimsenin kötüniyetinden faydalanamayacağını ileri sürerek kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişiler tarafından tasarımın yeni olup olmadığı konusunda resen inceleme yapılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dosyaya sunulan ve bilirkişilerce incelenen delillerden davalıya ait 2013 yılı kataloğunun 2013 yılında basıldığını gösterir matbaa fatura ve ödeme makbuzunun sunulmadığı, kataloğun tarihinin kesin olarak ispatlanamadığından hükümsüzlük incelemesinde delil olarak değerlendirilemeyeceği, bunun yanında bilirkişi raporunda Çinli firmanın internet görseline yer verilmişse de bilirkişiler tarafından bu görselin yüklenme tarihine ilişkin bir tespit yapılmadığı, bu delilin de hükümsüzlük incelemesine esas olamayacağı ancak bilirkişiler tarafından Alman firmasına ait 31 Temmuz 2015 ve 10 Mart 2016 tarihli Youtube'da yayınlanan videolarda yer alan görsellerin davalı tasarımları ile karşılaştırıldığı, videolarda yer alan ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları sonucuna varıldığı, Youtube'da yayınlanan videoların yüklenme tarihinin kesin olup değiştirilemediğinin ek raporda açıklandığı, davalı tarafça istinaf dilekçesinde ileri sürülen üretim tekniğinden kaynaklanan farklılıkların benzerlik karşılaştırmasında dikkate alınamayacağı, bilirkişi heyeti tarafından sırtta yer alan boşluğun biçimi ve yüzey desenindeki farkın küçük ayrıntı olarak algılandığının beyan edildiği, bilirkişi heyetinin konusunda uzman ve raporun denetime elverişli olduğu, davalı tasarım tescilinin başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının kötüniyetli olarak müvekkiline ait sandalye tasarımlarını birebir kopyalayarak kullandığını, davacının delil olarak sunduğu tasarımların müvekkili tasarımları ile herhangi bir alakası benzerliği olmadığını, davacının mesnetsiz delillerle işbu davayı açtığını, iddiasını ispatlayamadığını, davacının Alman firması dahil bir çok firmanın ürünlerini taklit ettiğini belirterek usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı adına tescilli tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliğine sahip olmaması nedeniyle hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı kanun) 5 ve 6 maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!