WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/1362 E.  ,  2023/4589 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/638 Esas, 2021/2154 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/538 E., 2018/383 K.

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından duruşmalı, davacı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan davalı vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Lacoste, Burberry, Gant, G Star Raw, Nautica gibi dünyaca ünlü markaların distiribütörlüğünü ve mağazalarında perakende satışını yaptığını, tüketicinin birçok markayı aynı yerde bulmalarını sağlayacak mağaza anlayışıyla “SuperStep” adlı mağazayı işletmeye koyduklarını, Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde bu markaya ilişkin tescillerinin bulunduğunu, davalının müvekkiline ait bu markayı kendi adına tescil ettirip kötü niyetli ve haksız olarak kullanmakta olduğunu, davalının 2016/09174 no.lu “Superstep” markasının tüketiciler nezdinde karışıklığa yol açtığını ileri sürerek davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markası ile davacı markalarının mal ve hizmet sınıflarının farklı olduğunu, müvekkilinin markasının 9. sınıfın tamamında özellikle "gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları, aksesuarları sınıfında tescilli iken davacı markalarının 2, 3, 25 ve 35. sınıflarda tescilli olduğunu, davacı markasının tanınmış olmadığını, taraf markalarının birbirine benzemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı markasının aynı sözcük ibarelerini içerdiği, tek farkın "S" harfinin “SuperStep” olarak davacı markasında büyük harfle yer aldığı, sözcük dizilişleri ve okunuşlarının her iki markada aynı olduğu, davacı markasının 35.08. hizmeti bakımından gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutulan, kılıfları, parçaları ve aksesuarları, sporcu gözlüğü gibi mallarda tescilli olduğu, davalının Superstep markasının ise 9. sınıfta gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları mallarında tescilli olduğu, davalının uyuşmazlığa sebep olarak bizzat bu markayı taşıyan gözlükleri sattığı ve her iki markanın da aynı olması hususları gözetildiğinde markalar arasında iltibas bulunduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca da bilirkişi raporlarında belirtildiği gibi iki markanın da görsel ve işitsel anlamda birbirinin aynısı olduğu, tescilli markaların faaliyet gösterdiği alanların karıştırılma ihtimali bağlamında incelendiği, buna göre davacıya ait markaların tescilli olduğu ve kullanıldığı asli hizmetin 35.06. sınıf kapsamında “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların bir araya getirilmesi hizmetleri olduğu, tescil olunan bu hizmetin yani mağazacılık hizmetinin özgülendiği sektör ve ürünlerin hitap ettikleri müşteri profili, karşıladıkları ihtiyaçlar, mağazada satışa arzedilen mallar ile davacı markasının kapsamında yer alan “Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları parçaları ve aksesuarları” şeklinde ifade edilen mal grubunun birbirini tamamlayan mallar olması gibi kriterler çerçevesinde mağazacılık hizmeti ile Superstep markalı gözlük malının kendisi arasında bağlantı kurulması ihtimalinin doğabileceği, "Superstep” sözcüğünün ortalama bir tüketici tarafından duyulması durumunda ortalama bir tüketici tarafından davacıya ait marka ile ilişki kurulacağı, davacıya ait mağaza ile davacı markası arasında ekonomik bir bağlantı bulunduğu izleniminin oluşabileceği, davalı markasının ayırtediciliğe sahip bulunmadığı, bu sebeple görsel, işitsel, genel görünüm ve özellikle kavramsal olarak farklı kılmaya yeterli olmadığı, işitsel ve görsel olarak dava konusu markalar arasında ayniyetin bulunması ve markaların yönelmiş olduğu ürünlerin de benzer olması sebebiyle, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davalının tescil aldığı tarihte davacı markasının tanınmış marka olmadığı anlaşıldığından davalının karıştırmaya neden olacak emtia sınıfındaki tescillerinin hükümsüz kılınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davalı adına 2016/09174 numara ile tescilli Superstep ibareli markanın 9. sınıfta yer alan gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları, aksesuarları emtia sınıf yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, diğer sınıflar yönündeki hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının markayı kötü niyetli tescil ettirdiğini, müvekkilinin markası tanınmış marka olduğundan tüm emtialar yönünden hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiğini, davalı markasının tüm emtialar yönünden hükümsüz kılınmaması nedeniyle davacı markasının ayırt edicilik karakterinin zedeleneceğini, 11.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda davacı markasının ayırt ediciliğinin yüksek olduğunun belirtildiğini, davalının ürün grubu ile zincir mağaza çağrışımı yaptığını, 01.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda tanınmışlık kriteri incelenirken sektörel tanınmışlığın arandığının izah edildiğini, ancak müvekkilinin ilgili sektördeki tanınmışlığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmediğini, "superstep" markasının süper adım olarak Türkçe'ye çevrilebileceğini, buna göre ayakkabıyı çağrıştıran bir markanın gözlük ve saat alanında kullanıldığını, bunun amacının müvekkilinin tanınmışlığından yararlanmak olduğunu, davalının superstep markası ile 14 sınıf için yaptığı başvurularının reddedildiğini, davalının davacının markasına yanaşmasındaki kötü niyetin korunamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin optik cam ve gözlük çerçevesi ithalat ihracat satışı ile iştigal ettiğini, ülke içinde 912 satış noktasında faaliyette bulunduğunu ve dava konusu markayı tescil ettirdiğini, müvekkilinin dava konusu markanın devamı olarak 2017/14969 numaralı "superstep + şekil" markasının tescili için müracaat ettiğini, davacının itiraz ettiğini, konu ile ilgili olarak Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/304 E. sayılı dosyasında dava açtıklarını, davacının çeşitli markalara ait ayakkabıları mağazalarında sattığını, optik ve gözlük sınıfında faaliyet göstermediğini, davacı markasının tanınmış marka olmadığını, davacının kendisine ait olmayan markaların ayakkabılarını satması davacıyı tanınmış bir marka sahibi haline getirmeyeceğini, "Superstep" ibaresinin birçok dava dışı 3. firma adına tescilli olduğunu, davacının böyle bir ibareyi icat etmesinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin bu markayı kelime manasıyla hiçbir ilgisi bulunmayan gözlükçülük sektöründe tescil ettirerek daha üstün ayırt edici karaktere sahip bir marka tescili yaptığını, gözlük emtiası ile ayakkabı emtiasının aynı mağaza içinde satılmasının 5193 Sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun uyarınca imkansız olduğunu, bilirkişi heyetine gözlük ve optik konusunda uzman bilirkişi dahil edilmemesi sebebiyle bilirkişi incelemesinin eksik kaldığını, davacının 35.sınıfta tescilli bulunmasının davacıya tüm sınıflar yönünden hükümsüzlük talep etme hakkı vermediğini, superstep markasının farklı sınıflarla farklı kişiler adına tescil edilmesinde 6769 sayılı Kanun uyarınca herhangi bir engel bulunmadığını, davacının aradan uzun bir süre geçtikten sonra hükümsüzlük davası açmasının kötü niyetli olduğunu, davacının mağazacılık hizmetlerini kapsayan tescilli tek markasının 2015/40271 numaralı olduğunu, oysa müvekkilinin gözlük emtiası yönünden daha önceden beri bu markayı fiilen kullandığını, dolayısıyla davacının 35. sınıftaki tescilinin kötü niyetli olduğunu, İstanbul'da faaliyet gösteren davacının basiretli bir tacir olarak müvekkilinden haberdar olmadığını ileri sürmesinin mümkün olmadığını, davacının gözlük vb.emtialar yönünden hak sahibi olduğu kabul edilse dahi, davacının uzun bir süre bekleyip müvekkilinin çok ciddi yatırımlar yapmasından sonra hükümsüzlük davası açmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine aykırı olduğunu, zımmi muvafakat bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Davalı vekili, bilahare Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan dava dosyasına alınan bilirkişi raporunu sunmuş ve eldeki davada alınan rapor ile çelişik olduğunu, çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli 2016/09174 tescil no.lu markanın 9. sınıfta tescilli olduğu, davacı adına tescilli 2015/40271 no.lu “SuperStep” ibareli markasının 2., 3., 5., 35. sınıflar için 11.5.2015 tarihinden itibaren, 2011/73463 nolu “SuperStep” şekil ibareli markasının 25., 35. sınıflar için 16.9.2011 tarihinden itibaren, 2013/102214 no.lu “SuperStep” ibareli markasının 25., 35. sınıflar için 14.12.2013 tarihinden itibaren, 2011/110727 no.lu “SuperStep” ibareli markasının 35. sınıf için 15.12.2011 tarihinden itibaren tescil edildiği, taraf markalarının işitsel, görsel ve fonetik açıdan ayırt edilemeyecek düzeyde benzer oldukları, davacıya ait markaların ortak olarak 35. sınıfta tescilinin bulunduğu, davalı markasının ise 9. sınıfta “Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları.” emtiasında tescilli olduğu, davacının müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların bir araya getirilmesi hizmetleri ise tescilinin bulunduğu, buna göre mağazada satışa arz edilen mallar ile davacının tescili markası kapsamında yer alan “Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları.” şeklinde ifade edilen mal grubunun birbirini tamamlayan mallar olduğu, dolayısıyla taraf markaları arasında bağlantı kurulması ihtimalinin bulunduğu, davalı markasının bu haliyle ayırt edicilik niteliği taşımadığı, davalı vekilince 26.10.2019 tarihinde sunulan ek istinaf beyanı istinaf süresinden sonra verildiğinden değerlendirmeye alınmadığı, davacının markalarının tescil tarihi itibariyle tanınmış olmadığı ve davalının tescilinde kötü niyetli olduğu hususu ispatlanamadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yinelemiş, ilaveten hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile eldeki dosyada alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi istinaf mahkemesinden talep edilmesine ve re'sen incelenmesi gerekmesine rağmen, istinaf mahkemesince ek istinaf dilekçesi verilemeyeceği gerekçesiyle çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun), 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup davacının "SuperStep" ibareli 02, 03, 05 ve 25. sınıf mallar ile 35. hizmet sınıfı için tescilli markaları bulunmaktadır. Davalının "superstep" markası ise 9. sınıf mallar açısından tescilli olup davacının 9. sınıfta mal markası bulunmamaktadır. Somut olayda, davacı 35. sınıf hizmet markasına da dayanmıştır. Ancak davacının hizmet markası sadece kendi adına tescilli mallarla ilgili hizmet sınıfı açısından koruma sağlamaktadır. Tescilli olmayan mallar açısından 35. hizmet sınıfı davacı açısından herhangi bir korumaya mazhar değildir. Daha açık bir anlatımla, davacının 35. sınıfta hizmet markasının bulunması, 35. sınıfta sayılan tüm hizmetler açısından davalının mal markasının engellenebileceği anlamına gelmez. Aksinin kabulü halinde, bir marka ile ilgili olarak salt 35. sınıfta tescilin bulunması ilgisiz mal emtiaları bakımından koruma sağlanması anlamına gelir. Davalının 9. sınıf mallar açısından 35. sınıf hizmet markasının bulunmadığı da dikkate alındığında taraf markaları arasında mal benzerliği bulunmadığı halde davacının hizmet sınıfındaki tesciline dayanılarak yazılı şekilde davalı mal markasından ayıklama yapmak suretiyle hükümsüzlük kararı verilmesi doğru olmamış kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde taraflara iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.