WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2022/1337 E.  ,  2023/4991 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2078 E., 2021/1772 K.
HÜKÜM/KARAR : Usulden ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/386 E., 2020/666 K.

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin sicile kayıtlı adresinde bulunmadığını, adresin boş olduğunun mülk sahipleri tarafından bildirildiğini, bunun üzerine 6102 sayılı Tük Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi gereğince, davalı şirket ve müdürüne tebligat yapılarak 30 gün içinde yeni adresin tescilinin istendiğini, ancak yasal süre içinde herhangi bir bildirim yapılmadığını, aynı maddeye göre, görevli ticaret mahkemesinin tescili gerekli olan hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emredeceğinin düzenlendiğini ileri sürerek davalı şirketin yeni adresinin tespiti ile ticaret sicil müdürlüğüne tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket faaliyet adresinin ancak şirket organlarınca değiştirilebileceği, mahkemenin bu iradenin yerine geçemeyeceği, sicildeki adresine yapılan tebligatların geçerli olduğu, davacının 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesini uygulayabileceğini, davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin sicile kayıtlı adresinde bulunmadığını, adresin boş olduğunun mülk sahipleri tarafından bildirildiğini, bunun üzerine 6102 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gereğince davalı şirket ve müdürüne tebligat yapılarak 30. gün içinde yeni adresin tescilinin istendiğini, ancak yasal süre içinde herhangi bir bildirim yapılmadığını, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin 01.07.2015 tarihine kadar durumları tespit edilen şirketlere yönelik terkin işlemini kapsadığını, dava konusu olayın anılan tarihten sonra meydana geldiğini, tatbikinin mümkün olmadığını belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 32 nci ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34 üncü maddesine göre, sicil müdürlüğünün tescil için aranan şartların var olup olmadığını, mevcut bir durumda değişiklik olup olmadığını resen incelemesi gerektiği, bu kapsamda davacının, şirketin başka bir adreste faaliyet gösterip göstermediğini araştırması, araştırma sonucunda şirketin adresinin tespit edilmesi durumunda yukarıda anılan aynı Kanun'un 33 üncü maddesine göre işlem yapılması, yapılacak araştırmadan bir sonuç alınamazsa, anonim şirket tip anasözleşme hükmü ve aynı Kanun'un 529 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince Ticaret Bakanlığı tarafından şirketin feshi davası açılması gerektiği, ticaret mahkemesinin adresten ayrılan bir şirketin nereye taşındığını araştırması ve bu adresi tescil ettirme görevinin bulunmadığı, davacı tarafından açıklanan işlemler yapılmadan işbu davanın erken açıldığı, bu nedenle davacının davanın açılmasında hukuki menfaatin bulunmadığı, Kanun'un geçici 7 nci maddesinin, 01.07.2015 tarihinden sonra meydana gelen işlemlere ilişkin olarak uygulanma olanağının olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi anlamındaki incelemenin sınırlı bir yetki olduğunu, re'sen araştırma yapma yetkileri bulunmadığını, Kanun'un 33 üncü maddesinin uygulanmasının bu şarta bağlanamayacağını, haber almış olmalarının yeterli bulunduğunu, Ticaret Bakanlığı tarafından şirketin feshi davasının ancak kanunda yazılı sınırlı hallerde açılabileceğini, somut olayda böyle bir durumun bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari şirketin adresinin tespiti ve tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 31, 36, 529 ve geçici 7 nci maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.