11. Hukuk Dairesi 2022/1329 E. , 2023/3800 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2021/229 Esas, 2021/474 Karar
HÜKÜM : Asıl dava ret-birleşen dava kısmen kabul
asıl davada davalı vekili
Taraflar arasındaki asıl alacak ve birleşen ipoteğin fekki ile tazminat davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili ve asıl davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.06.2023 günü hazır bulunan asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili Av. Yasemin Yenginol ile asıl davada davalı Türkpet Petrol Orman Tek. Tar. İht. Mad. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.-birleşen davada davalı vekili Av...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının akaryakıt bayilik sözleşmesi ve eki taahhütnameye aykırı davrandığını, yükümlendiği mal alımını gerçekleştirmediğini, müvekkilinin kar kaybı bulunduğunu belirterek şimdilik 20.000 USD'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini 170.000 USD olarak ıslah etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait taşınmaz üzerinde davalı lehine tesis edilmiş ipoteğin bulunduğunu, bu ipoteklerin dava dışı Türpet Petrol Orman Gıda Tekstil Tarım ve İth. Mat. İnş. San. Ltd. Şti.'nin davalıya olan kredi ve akaryakıt borcunun kefaleti olarak verildiğini, dava dışı şirket ile davalı arasındaki bayilik sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiğini, dava dışı şirketin davalı şirkete herhangi bir kredi ve akaryakıt borcunun kalmadığını, davalı şirketin bugüne kadar ipoteklerin fekki yükümlülüğünü yerine getirmediğini, akaryakıt bayiliği faaliyetini kasten engellediğini, davalı şirket akaryakıt dağıtım şirketi olduğu için akaryakıt istasyon faaliyetinin yapılacağı taşınmazda başka bir akaryakıt firması lehine ipotek bulunması halinde hiçbir akaryakıt dağıtım şirketinin o taşınmaz üzerine bayilik vermeyeceğini bildiğini, buna rağmen bu zarara açıkça sebebiyet verdiğini, bu nedenlerle dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine tesis edilmiş ipoteklerin fekkine, davacının uğradığı zararın tespiti ile işbu zarardan şimdilik fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin halen devam ettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı cevap dilekçesinde; Alpet ile bayi arasında 19.03.2003 tarihinden 11.03.2018 tarihine kadar geçerli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, Türkpet Petrolün taahhüdünün çok altında ürün alımı gerçekleştirdiğini, sözleşmeye aykırı davranarak davalı şirketi zarara uğrattığını, kendisinin bu süreçte sürekli olarak sözlü ve yazılı olarak uyarıldığını, sözleşmelerden kaynaklı olarak açılan dava dosyaları devam ettiğinden davalı şirketin ipoteği fek etme zarureti bulunmadığını, davacı tarafın bu sebebe dayalı olarak tazmin talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, taşınmaz üzerinde davalı şirketin ipoteği mevcut iken başka dağıtım şirketlerinin davacı tarafa bayilik vermediği yönündeki iddialarının soyut olduğunu, bu nedenlerle davanın tüm sonuçları yönünden reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacılara tahmiline karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Mahkemece Verilen ilk Karar
Mahkemece 17.04.2014 tarih, 2014/67 E. ve 2014/203 K. sayılı kararı ile davanın kabulü ile 170.000 USD'nin 20.000 USD'lik kısmına 26.12.2007 dava tarihi 150.000 USD'lik kısmına 15.03.2012 ıslah tarihinden itibaren ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının bankaların USD'ye uyguladıkları en yüksek ticari faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 28.01.2015 tarih, 2014/10749 E. ve 2015/1198 K. sayılı ilamı ile kar mahrumiyetinin sözleşmenin devamı sırasında talep edilip edilemeyeceği üzerinde yeterince durulup bir karar verilmesi gerekirken talep gözetilmeden cezai şart talebi varmışcasına yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemece 28.05.2015 tarih ve 2015/206 E., 2015/255 K. sayılı kararıyla; direnme kararı verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
D.Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.12.2020 tarih 2017/(19)11-917 E., 2020/985 K. sayılı ilamı ile; davacı tarafından, davalı şirketin 19.03.2003-19.03.2007 tarihleri arasındaki dönemde taahhüt ettiği alımı gerçekleştirmemesi nedeniyle bu dönemler için kâr kaybı talebinde bulunulduğu, davalı tarafından anılan tarihler itibariyle asgarî alım taahhüdüne uyulmamış ise de, davacı tarafça her yılın sonunda ihtirazı kayıt konulmadan mal verilmeye devam edildiğinden davacı şirket, davalının imzaladığı taahhütnamedeki asgarî alım miktarının yerine getirilmemesi hâlinde taahhütnamede yer alan kâr kaybının davalıdan istenmeyeceği yönünde davalı tarafta haklı bir güven oluşturduğu, davacı şirketin davranışları ile davalı şirkette yarattığı güvenle çelişki oluşturacak şekilde eldeki davaya konu edilen kâr kaybını talep etmesinin çelişkili davranış yasağını oluşturacağı, böyle bir davranışın hukuken korunmasının beklenemeyeceği, bu nedenle davacının kâr kaybına yönelik talebinin reddi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davada Hukuk Genel Kurulu'nun bozma ilamına uyularak davanın reddi gerektiği, birleşen davada davalı şirketin dava dışı Türpet'ten alacaklı olmadığının tespit edildiği, dava konusu ipoteklerin ise Türpet'in davalı şirkete sözleşmeden kaynaklan borçlarını teminatı olarak verildiği, gelinen noktada davalı şirketin Türpet'ten alacağının bulunmadığının anlaşıldığı, bu itibarla ipoteklerin kaldırılması gerektiği, davacının tazminat istemine yönelik davasının ise reddi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın ipoteğin fekki yönünden kabulüne, tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili ve asıl davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açıldığı son yıla ilişkin taleplerinin kabulü gerektiğini, birleşen davada ipoteğin fekkine karar verilmesinin hatalı olduğunu, belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Asıl davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, vekalet ücretinin karar tarihindeki kur üzerinden hesaplanması gerektiğini belirterek kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, davacının sözleşmenin devamı sırasında kâr kaybı talebinde bulunup bulunamayacağı ve bu çerçevede doğan kar mahrumiyetinin tahsili, birleşen dava, davacının taşınmazı üzerinde davalı lehine tescil edilen ipoteklerin fekki ve ipotek nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili ve asıl davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili ve asıl davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!