11. Hukuk Dairesi 2022/1296 E. , 2023/3799 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/809 Esas, 2022/60 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.06.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ...vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine girişildiğini, davalıların takibe haksız yere itiraz ettiğini, taraftar arasında ticari ilişki olduğunu, faktoring sözleşmesi ile borçlu şirkete davacı kayıtlarındaki fatura ve belgeler sebebiyle nakit ödeme yapıldığını, sözleşme gereği davalının edimlerini yerine getirmediğini, takip tarihi itibariyle 510.762,87 USD borçlu olduğunu, davalıların icra takibinde talep edilen faize kötü niyetle itiraz ettiklerini, ipotek resmi senedinin 3 üncü maddesinde temerrüt faizi %50 olarak borçlu davalılar tarafından kabul edildiğini, faktoring sözleşmesinin VII/7 maddesi gereği aylık %20 temerrüt faizi talep edilebildiğini beyanla fazlaya ilişkin dava, talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla ve tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla, davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davacı lehine %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Okiteks Yün İplik San. ve Tic. A.Ş.’nin vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin adresine göre yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, işbu davanın 1 yıllık yasal süre içinde açılmadığını, takip konusu ipotek bir teminat ipoteği olup, gerek ipotek belgesinde ve gerekse de resmi senette açıkça belirtildiği üzere takipte borçlu olarak görünen şirketin davacı şirkete doğmuş ya da doğacak herhangi bir borcu bulunmadığı gibi, alınmış bir avans bedelinin olmadığını, dava dilekçesinde beyan edilen asıl alacak olarak gösterilen 510.762,87 USD'ye ilişkin alacak ile ilgili dosyada ne bir ödeme dekontu ne de bir ihracat işlemi belgesi bulunmadığını, kaldı ki dava dosyasına sunulan tüm belgelerin doğrudan doğruya davacı tarafından tanzim edildiğini, icra takibine konu ipotek ile ilgili olarak muacceliyet şartı gerçekleşmeden yapılan takip ve açılan davanın hukuka aykırı olduğunu, ipotek akit tablosunun yasal şartları taşımadığını, davaya konu olan alacak ile ilgili olarak hesap kat ihtarı gönderilmediğini, alacağın muaccel olduğuna dair ihtarın da yapılmadığını, teminat altına alındığı söylenilen alacağın doğmadığını ve böyle bir alacağın olmadığını, bu nedenle ipoteğin geçersiz olduğunu, ayrıca resmi senette açıkça ipoteğin faizsiz olduğunun belirtildiğini ancak, buna rağmen davacı tarafından takipte ve dava dosyasında %50 oranında faiz istenilmesinin usulsüz olduğunu beyanla davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından davacı faktoring şirketine 2012 yılında temlik edilen 9 adet ihracat faturasına istinaden ön finansman şeklinde ödenen ve ancak fatura vadelerinde geri ödemesi yapılmayan faturalardan kaynaklanan faktoring alacağının 29.06.2012 kat tarihi itibarıyla 510.762,87 USD ana para miktarında olduğu, davacının bu miktarda davalıdan alacaklı olduğu, davacının eldeki davada yalnızca asıl alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş olması nedeniyle ayrıca temerrüt faizi yönünden bir değerlendirme yapılmadığı, %40 olarak talep edilen icra inkâr tazminatının kısmen kabulü ile %20 oranında tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yanca belirtilen ve icra dosyasına konu olan 549.944,68 USD’nin, dosyaya sunulan faktoring sözleşmesi ve temliknameler ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, alacakların sözleşme ve temlikname kapsamında olmadığını, davacı tarafça dosyaya sunulan 8 adet temliknamede, “...Pamuk Faktoring A.Ş. ile aramızda imzalamış olan 16.08.2007 tarihli faktoring sözleşmesi çerçevesinde...” ibaresinin yazılı olduğunu, davaya konu alacağı doğurduğu söylenilen ve bizzat davacı yanca dosyaya sunulan faktoring sözleşme tarihinin ise 09.01.2008 tarihi olduğunu, dava konusu edilen ve temlik edildikleri söylenilen faturaların bu sözleşme kapsamında olmadığını, bu nedenle söz konusu ipoteğin faktoring sözleşmesi kapsamı dışındaki alacakların teminatını teşkil ettiğini ve icra takibine konu edilen alacağın hiç doğmadığının ortaya çıktığını, kaldı ki bu konuda 2 adet heyet bilirkişi raporunda da; davacı alacaklının var olduğunu iddia ettiği alacağın işbu dava kapsamında olmadığının açıkça ortaya konulduğunu, alınmış bir avans bedeli olmadığını, dosyadaki bilgi ve belgelere bakıldığında faktoring ilişkisinin ne zaman ve ne şekilde başladığının belli olmadığını, hangi yıllarda hangi tip ödemelerin ne karşılığı yapıldığının tespit edilmediğini, icra takibi ve dava tarihi itibariyle müvekkili şirketin borçlu olmadığını, bu sözleşme kapsamında faktoring işlemini gerçekleştirmediğini, temliknamelerin akdedilen sözleşmeler ile hiçbir ilgi ve alakasının olmadığını, 09.01.2008 tarihli faktoring sözleşmesine göre hiçbir fatura kesilmediğini, dava konusu olduğu iddia edilen faturaların üzerine etiketlerin yapıştırılmadığını, kaşelenip imzalanmadığını, alacak bildirim formlarının tek tek listelenmediğini, alacak bildirim formlarının aslı gibidir damgasını taşımadığını, sipariş formu proforma faturanın sunulmadığını beyan ederek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı şirket vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, faktoring sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!